KADINLARDA CİNSEL
İLİŞKİYE GİREMEME - VAJİNİSMUS
“Merhaba doktor bey, ben 3 yıllık evliyim
ve hala bakireyim. Ne yaptıksa eşimle ilişkiye giremedik, o an geldiğinde
kasılıyorum ve eşimi itiyorum. Çok korkuyorum. Rahatsızlığım öğrendiğimiz
kadarıyla vajinismusmuş. Eşimle görücü usulü evlendik. Ama onu çok seviyorum.
Evliliğimin ilk yılında kadın doğum uzmanına gittim ve kızlık zarımı aldırdım.
Daha sonrada pek çok doktora gittim ama sonuç alamadım. Kimse bu hastalık
hakkında tatmin edici bilgi veremedi. Şudur diyemedi. Şu anda eşimin ailesi
ayrılmamız için eşime aşırı baskı yapıyor. Ama ben eşimi çok seviyorum.
O’nsuz yaşayamam. Ne yapacağım ben. Ölmeyi bile düşünüyorum. Maddi imkanlarımız
da kısıtlı olduğu için çözüm için yol göstermenizi rica ediyorum. Saygılarımla.”
”Ruhsal bir hayal gücü mevcuttur. Bunun
emirlerine vücut her zaman uymak zorundadır. Bu güç bir hastayı iyileştirebildiği
gibi sağlıklı birini de hasta edebilir.”
İbn-i Sina
Henüz ülkemizde fazlaca bilinmeyen, ama sık görülen ve sayısı her geçen gün artan, yatak odalarında her gece hayatlarının en büyük korkusunu yaşayan ve cinsellikleri bir kabusa dönüşen kadınların hastalığından sizlere bahsetmek istiyorum. Çünkü bu ara bana gelen e-postaların en ağırlıklı kısmında bu konu yer almaktadır.
Cinsel ilişki sırasında da vajinanın esnemesi
ve genişleyebilmesi büyük öneme sahiptir. Vajina yani kadın cinsel organı,
ilişki sırasında erkeğin penisinin büyüklüğü yada küçüklüğüne göre kendini
hazırlar. Cinsel birleşmenin durumuna bağlı olarak genelde dışa en yakın
kısmı oldukça gevşeyebilir. Bu durumda erkeğin penisinin girmesi son derece
zor, hatta olanaksızdır.
Vajinismus ailesel bir problemdir. Kadının
ve erkeğin ortak bir sorunudur. Bu nedenle hiç bir taraf diğerini suçlamamalı
veya bu konuda anlayışsız olmamalıdır.
Vajinismus Nedir?
Kadında cinsel ilişkinin olduğu anatomik
bölgeye vajen adı verilir. Vajenin etrafındaki kasların kasılması, tüm
vücutta bir kasılma, endişe, korku ve panik hali, kadının bacaklarını sıkıca
kapatması ve elleriyle eşini itmesine yol açan, istemsiz bir şekilde yani
kadının kontrolü dışındaki bilinçdışı vajinal kasılmalara vajinismus denir.
Halk arasında evli bakireler, tamamlanmamış evlilik veya cinsel fobi,
tıp literatüründe cinsel işlev bozuklukları sınıflamasında ise cinsel ağrı
bozukluğu da denilir. Ağrılı cinsel ilişki ile vajinismus birbirlerini
tetikleyebilen iki patolojidir.
Vajinanın giriş bölümündeki 2 cm’lik düz kaslardan oluşan ağzı gergin ve serttir. Bu nedenle cinsel birleşme olanağı vermez. Penis vajinaya giremez.
Vajinismuslu kadınlar cinsellikle ilgili konuşmayı sevmezler, cinselliği iğrenç olarak algılayabilirler. Vücutlarının eşleri tarafından beğenilmeme korkusu yaşayabilirler, vücutları ile barışık değillerdir. Eşleri tarafından terk edilme duyguları ve güvensizlik yaşayabilirler.
The Merck Manuel'e göre vajinismusun
tanımı şu şekildedir: "Kadınlarda, penisin vajinaya girmesini önlemek
konusunda mevcut bilinçdışı bir istek sonucu vajina aşağı bölümündeki kasların
adeta bir şartlı refleks gibi kasılması sonucu meydana gelen vajina spazmıdır.
Penisin vajinaya girmesi çok zaman olanaksız olduğundan bu olay iyi gitmeyen
evliliklerde sık görülür." Amerikan Psikiyatristler Birliği tarafından
ise vajinismus; “istemsiz kasılmalar sonucu ilişkinin gerçekleşememesi”
durumudur. Bu kasılmalar gerçek bir girişim yanında yalnızca girişimin
hayal edilmesiyle bile ortaya çıkabilir. Hatta muayene esnasında da kasılmalar
ortaya çıktığından böyle bir durumda normal vajinal doğum bile mümkün olmayabilir.
Geçmiş de yaşanmış cinsel bir travma
yok ise ve parmak ile vajen girişi ve vajen içi kontrol edilebiliyorsa,
ancak cinsel ilişki sırasında eşi itme ve kasılma oluyorsa bu durum “basit
vajinismus” olarak adlandırılabilir ve nispeten tedavisi daha kolaydır.
Bazı kadınlar istemli olarak, ağrı,
yanma, acı ve kanama olacağı korkusuyla veya partneri ile olan diğer problemleri
nedeniyle cinsel birleşme esnasında kendilerini kasarak ilişkiye müsaade
etmezler. Bu durum vajinismustan farklıdır ve karıştırılmamalıdır."
Cinsel Terapist Helen Singer KAPLAN’ın “Resimli Cinsel Tedavi Kılavuzu” adlı kitabının ikinci baskısında vajinismusun tanısı ve nedenleri konusunda şunları yazmıştır: "Vajinismus, vajinal penetrasyona yönelik girişimlerin vajinal girişte istemsiz bir spastik kasılmaya neden olduğu ve bu nedenle cinsel ilişkinin mümkün olmadığı bir bozukluktur. Bu nispeten nadir bir durumdur. Cinsel tedaviye verilen tepki mükemmeldir. Kanıtlar, bu durumun altındaki patolojinin vajinal girişi koruyan kasların koşullandırılmış bir reaksiyonu olduğunu göstermektedir. Görünürde bu kaslar yoğun spazmla tepki verecek şekilde koşullandırılabilir. Vajinismik tepkinin elde edilmesinden sorumlu olan koşullandırılmamış uyarı penetrasyonla ilgili acının herhangi bir kaynağı olabilir. Fiziksel hastalık, psikolojik olarak acı veren bilinçli veya bilinçsiz korku ve/veya suçluluk duygusu gibi bir etki, travmatik cinsel saldırılar vajinismusun ortaya çıkışı ile ilişkilidir. Bazı durumlarda travmatik kaynak tanımlanamaz. Vajinismus vajinal girişin fiziksel olarak engellenmiş olmasından ve aynı zamanda penetrasyondan basit, fobik kaçınmadan ayırt edilmelidir. Vajinismus tanısı yalnızca pelvik muayene ile konabilir."
Vajinismus ve İlk Gece
Vajinismuslu kadınların çoğu halen bakiredir.
Çünkü vajinismus ilk gece ortaya çıkar. İlk gece başarısız olan çift sorunun
geçici olduğunu ve daha sonraki günlerde kendiliğinden çözüleceğini düşünür.
Fakat daha sonra da sorun devam edince kadında kadınlığında eksiklik olduğu
düşüncesi, üzüntü, sıkıntı, gerginlik, her şeyin daha kötüye gideceği korkusu
ve ardından suçluluk duyguları ortaya çıkmaya başlar. Erkek ise eşi tarafından
istenmediği, reddedildiği duygularına kapılmaya başlar. Zamanla sertleşme
yetersizliği olur. Erkeğin duyguları öfke ve kırılganlık arasında gidip
gelir.
Vajinismusun Nedenleri
Vajinismusun en sık nedenleri psikolojik
kaygılardır. Kız çocuklarına öğretilen veya irademizin bilinçdışımıza kodladığı
“cinsellik kötüdür”, “kızlık zarı çok değerli ve korunması gereken bir
şeydir” düşünceleri bu problemin ortaya çıkmasında önemli bir yer tutar.
Bazen neden cinsel bilgi eksikliği, basit bir utanma ve cinsel duygulardaki
baskılanma olabilir. Bazen de altta yatan neden özellikle çocukluk dönemindeki
travmatik bir yaşantıdır. Bu durumda geçmiş de yaşanmış taciz gibi travmatik
olayların bilinçdışına itilen bugünkü izdüşümleri ve etkileri gibi daha
karmaşık içsel çatışmalar, yanlış kalıplar yada zorlamalar beden-zihin
bütünlüğünü bozup vajinismusa neden olabilir. M. Erickson'un dediği gibi
"defolu bir öğrenme ve kabullenme" vardır.
Nedenleri davranışsal, bilişsel, dinamik ve varoluşsal modellere göre de ele alabiliriz. Yani geçmişte yaşanmış bir taciz, ensest ilişki yada kötü bir cinsel deneyimin kötü ve acı verici olarak değerlendirildiği davranışsal model, yine geçmişte maruz kalınan cinsel yasaklar ve abartılı ilk gece hikayelerin bilinçdışında oluşturduğu cinsellikle ilgili negatif şemaları içeren bilişsel model, daha çok Freud’un ruhsal gelişim evrelerinden cinsel kimlik gelişiminin ilk basamağı olan fallik dönem sorunlardan kaynaklanan dinamik model ve kadın kendini eşine ifade etmesi, farkında olmadan kendi varlığını eşine hissettirmesi ve istediği ilgiyi görmesi için başlattığı bilinçdışı otomatik hareketleri içeren varoluşsal model şeklinde nedenler ele alınabilir. Model veya modellerin çabuk tespiti vajinismus tedavisine yön verir. Örnek olarak; davranışçı ve bilişsel yöntemle başarıya ulaşan bir tedavi sonunda cinsel ilişki yaşanır ve sorun çözülür. Fakat vajinismus nedeni eşe ve yaşama karşı kendini var etme çabası gibi varoluşsal bir yapı ise, zamanla yaşanılan cinsel ilişkiye karşı bunaltı ve kaygı duyulmaya başlanır ya da yaşanılan ilişkiden yeteri kadar cinsel haz alınmaz. Nedeni bilenemez. Her şey yolundadır, yıllardır çekilen sorun çözülmüştür ama bir anda anlamsız bir boşluğa düşülür. İşte varoluşsal model bu sorunun çözümüne ışık tutabilir. Bu nedenle her vakaya davranışsal, bilişsel, dinamik ve varoluşçu yaklaşımları içeren “bütüncül psikoterapi” çerçevesinden bakmak doğru bir yaklaşım olacaktır.
Dinamik modele göre vajinismus; cinselliğin kirli ve kötü bir şey olarak görüldüğü bir savunma tepkisidir. Yani kadın, bilinçdışında, saldırgan ve tehditkar olarak algıladığı erkekle birleşmeyi reddeder. Vajinismuslu kadınlar annelerinin, kendisini ve çocuklarını korumaktan aciz, çaresiz ve bağımlı olduğunu düşünürler ve cinsel ilişkiyi annenin bu zavallılığıyla özdeşleşme çağrışımı yaptığı için, ilişkiye girmemeyi en iyi savunma olarak algılarlar. Sonuçta, vajina istem dışı kasılır, cinsel birleşme olanaksız hale gelir.
Nedenleri çoğaltmak mümkündür. “Hastalık
yoktur hasta vardır” deyimini anımsatıp, benim şimdiye kadar rastladığım
en
sık vajinismusa yol açan nedenleri genel olarak sıralayacak olursak:
-Kızlık zarının çok değerli ve korunması
gereken bir şey olduğu düşüncesi,
-Cinsel kimlik bozukluğu yani eşcinsel
özdeşleşme,
-Cinsel bilgi eksiklikleri,
-Geçmişte cinsel tacize veya tecavüze
uğrama,
-Kızlık zarının yırtılması sırasında korkunç
bir acı duyulacağı fikri,
-Ağrı ve acı duyulacağına dair korku ve
inanışlar,
-Ağrı eşiğinin düşük olması,
-Utanma ve cinsel duygulardaki baskılanma,
-Baskıcı ve otoriter bir baba,
-Zayıf, güçsüz yada baskın bir anne,
-Pasif, bağımlı yada aşırı anlayışlı koca,
-Cinsel uyarılmada problemler,
-Vajinal kayganlıkla ilgili problemler,
-Cinsel isteksizlik,
-Genç kızlık döneminde seksin pis ve kötü
olduğunu öğreten yanlış ve katı eğitim tarzı,
-Kadının cinsel bir meta veya cinsel bir
obje olarak algılanması,
-Cinsel organın giriş yerinin bilinmemesi,
-Kızlık zarının korunması fikrinin yaşattığı
ve şartlandırdığı gerginlik,
-Çocuklukta ve grenlikte “bacaklarını
kapa”, “eteğini ört” gibi uyarılar,
-Cinsel mitler,
-Çocukluktan kalma korkular,
-Cinsellik konusunda yerleşmiş yanlış
ön yargılar,
-Katı ahlak kuralları ve tabular,
-İlk cinsel ilişki sırasında kadının canının
fazla yanması,
-Vajinanın içine herhangi bir şey giremeyecek
kadar ufak olduğuna dair yanlış inançlar,
-Aşırı katı bir toplum düzeni içinde yaşama,
-Görücü usulü evlenmeler,
-Cinsel ilişkinin çok ağrılı olacağı yanlış
bilgisi,
-Bilinçdışında yaşanan suçluluk, ayıp,
günah gibi fiziksel, kültürel, dinsel ve ahlaki korkular,
-Bilinçdışına itilmiş bilinmeyen bir düşünce
yada davranışın psikosomatik etkisi,
-İlk gece korkusu,
-Ağrılı bir jinekolojik muayene,
-Simgesel olarak zihninde aşırı büyütülen
penis yüzünden çok acı çekme veya parçalanma korkuları,
-Geçmişte genital bölgeye gelen bir darbe
yada travma,
-Gebe kalma korkusu,
-Çocuklukta makattan fitil kullanılması,
-Uygun olmayan veya istenmeyen bir birliktelikte
eşten sakınma,
-Bazı enfeksiyonlar ve anormalliklerde
vajinismusa yol açabilir. Bunlar: Endometriozis, kronik enfeksiyonlar,
kızlık zarının gergin olması vb.
Vajinismusa Neden Olan Önyargılar
-İlk birleşme her zaman acı verir,
-Kızlık zarı aile şerefini korur, yırtılır,
kanar ve patlar gibi ön yargılar,
-Cinsellik erkeklerin gereksinimidir,
-Cinsellik kadınları için zorunludur,
-Cinsel ilişki kötü ve acı vericidir,
-Erkekler potansiyel tehdit kaynağıdır,
-Erkekler baskındır,
-Vücuda giren bir şey zarar verebilir
ve şiddet içerir,
-Korku ve öfke daima bastırılmalı, asla
dışa vurulmamalıdır,
-Kadınlar zayıf ve çaresizdir,
-Erkeklere güvenilmez.
Vajinismusun Temel Belirtileri
O an geldiğinde kişi panik atak benzeri
bir durum yaşar. Eşini iter, kasılır. Korkar, bilinci açık olsa da kontrolünü
yitirir, kontrol bilinçdışının eline geçer. Kişi bilinçdışı tarafından
negatif bir hipnoz transı haline getirilir. Endişe, korku, kaygı duyar.
Kişi zamanla aşağıdaki duygu ve düşüncelere kapılabilir:
-Duygusal tatminde azalma,
-"Herkesin bu kadar kolay yaptığı bir
şeyi ben nasıl yapamıyorum?" şeklinde suçluluk,
-Utanç duyma,
-Kendinden nefret etme,
-Hayal kırıklığı hissi,
-Aile büyüklerinin veya yakınlarının "Ne
zaman çocuk sahibi olacaksınız?" soruları nedeniyle duyulan korku,
-Zamanla meydana gelen cinsel isteksizlik
vb.
Vajinismusulu Kadınların Ortak Özellikleri
-Çocukluk ve gençlik yıllarında ailelerinin
iyi kızlarıdırlar, yani kurallara uyan, kızgınlığı dışa vurmayan, sürekli
bir kabul ihtiyacı yaşayan kadınlardır,
-Cinsel ilişkiyi şiddet veya işgal edilme
olarak görürler,
-Fiziksel şiddete maruz kalmış veya tanık
olmuşlardır, yani kasılma, şiddete karşı önlem olarak ortaya çıkmaktadır,
-Cinsel şiddete maruz kalmışlardır,
-Her şeyin en kötüsünü düşünürler,
-Aileye bağımlıdırlar,
-Ahlaki ve cinsel olarak baskıcı ve otoriter
bir babaları vardır,
-Baba-kız ilişkisinde güçlükler ve çatışmaları
vardır,
-Cinsellikten hoşlanmayan ve cinselliği
bir görev gibi yapan zayıf ve güçsüz bir anneleri vardır,
-Duygusal ve ruhsal gelişimleri sağlıklı
değildir,
-Cinselliği aşağılayan bir aile yapıları
vardır yani cinsel organlardan iğrenme veya hoşlanmama, olumsuz dinsel
şartlanma vb. durumlar ailelerinde sık görülen yapılardır,
-Çocuksu bir kişilikleri vardır, çünkü
bu kadınların psikoseksüel gelişimleri biyolojik yaşlarından geridedir.
Yani cinsel açıdan hálá çocukturlar.
-Cinsel ilişkiye veya penisin vajinaya
girmesine karşı fobik bir korku reaksiyonları vardır, hatta bu reaksiyon
hastanın bir anlamda panik atak geçirmesine neden olabilir,
-Kontrolsüz davranışları vardır,
-Bedenlerinden hoşnut olmazlar,
-Ya çok çabuk güvenirler ya da güven duymada
zorlanırlar, güven duyguları zedelenmiştir,
-Çocukluk çağından kalma korkuları sık
yaşarlar,
-Kaygılı ve tedirgin ruh halleri vardır,
-Çocukluklarında ve genç kızlıklarında
ailevi sorunları vardır,
-Yetişkinliği ve evliliği kabul etmede
güçlük çekerler,
-Genellikle düşük sosyo-ekonomik ve eğitim
düzeyleri vardır,
-Kentli kadınlarda daha az, kırsal kesim
kadınlarında biraz daha çok görülür,
-Okşanmaktan hoşlanırlar hatta klitoris
uyarılması ile orgazm olabilirler,
-Uyuyan Güzel: Kocalarıyla kardeş
gibi yaşayan, çocuksu kadınlardır. Ailelerine bağımlı ve ebedi öğrenci
olurlar.
-Savaşçı: Seksi karşı cinsler arası
mücadele gibi görürler. Kadınlığın zayıflık ve pasiflik olarak algılanışı
acı verir.
-Kraliçe Arı: Cinselliği reddederler.
Erkeği yalnız soyun devamı için isterler. Onlar için cinsellik kirli ve
aşağılayıcıdır.
-İyi Kız Sendromu: İlk kez 1976
yılında G.C.MOULTON tarafından okullarında başarılı ve ebeveynleriyle
hiçbir ciddi çatışmaları olmayan, edilgen, itaatkâr, boyun eğen, yumuşak
başlı kadınların ortak özellikleri tanımlamak için kullanılan bu sendrom;
çeşitli kültürlerde erkek ve kız çocukları için kalıplaşmış toplumsal farlılıkları
ve inançları esas alır. Yani kız çocuklarının daha uysal, daha söz dinleyen,
daha güvensiz, daha yardıma ihtiyaç duyan, başarıya daha az önem veren,
daha duygusal, ezbere ve tekrara dayalı işlerde daha yetenekli oldukları
düşünülürken; yüksek bilgi işlem düzeyi ve yaratıcılık gerektiren işlerde
daha başarısız oldukları kabul edilir. İyi kız sendromu ile birçok cinsel
işlev bozukluğu arasında bağlantı vardır. Cinsel terapi için başvuran orgazm
olamayan kadınların çoğunun çocukluklarında veya genç kızlıklarında kendilerini
iyi kız olarak tanımlamaları hiç şaşırtıcı değildir.
Vajinismusun Tipleri ve Tanısı
Vajinismusun tanısı ilk cinsel aktivite
sırasında olanları çiftin anlatmasıyla konulur. Vajinanın üçte bir dış
kısmanda koitusu yani cinsel birleşmeyi engelleyecek boyutta yineleyici
ve sürekli olarak istem dışı kasılma olması ilk seferde orta şiddette yaşanır,
ancak çoğunlukla ilişkiye izin vermeyecek biçimde ağrılıdır. Bu duruma
Primer
Vaginismus denir. Primer vajinismusda kişi hayatında hiçbir başarılı
cinsel birleşme yaşayamamıştır. Primer vajinismusun altında yatan en önemli
sebep korkudur. Daha önce hiç vajinismus problemi olmayanlarda doğum, düşük,
kürtaj kötü ve sert yapılan bir jinekolojik muayene sonrası, yırtıklar
ve enfeksiyonlara bağlı olarak nadiren görülenlere ise Sekonder Vaginismus
denir. Sekonder vajinismus genellikle disparoniye yani ilişki esnasında
ağrıya bağlı olarak gelişirken nadiren de daha önceden tedavi olmuş olan
kişilerde problemin tekrarlaması şeklinde de oluşabilir.
Vajinismusun Görülme Sıklığı
Vajinismus, cinsel terapi merkezlerine
başvuranlar arasında en sık rastlanan şikayetlerden biridir. Yani başvuran
kadınların %56-73’ünü vajinismus oluşturmaktadır.
Vajinismus ve Kızlık Zarı
Kızlık zarı; vajinismuslu kadınların kafasındaki
çoğu soruların karşılığı olur ve cinsel ilişkide bulunamamasının nedeni
olarak “kızlık zarının kalınlığı” gösterilir. Bu nedenle çoğu zaman hymenektomi
adı verilen cerrahi bir yöntemle bu zarın kesilmesi operasyonu yapılır.
Ama sonrasın da sorun devam edince hasta yıkılır. Uzun süre yardım almak
istemez ve tedavi olmak için cesaretini kaybeder. Bilinenin aksine gerçekten
cinsel ilişkiye engel olacak kızlık zarının veya vajenin bir anatomik bozukluğun
görülme sıklığı ise %1'in altındadır.
Vajinismus ve Vajen
Vajinismus, kadın veya erkeğin genital
organların anatomik yapısından ilişkisiz bir şekilde ortaya çıkar. "Vajinam
çok küçük veya çok dar, bu yüzden cinsel ilişkiye giremiyorum" düşüncesi
çok yanlıştır. Çünkü vajina oldukça esnek bir yapıdadır. Cinsel uyarımla
birlikte genişler ve uzar. Hatta doğumda bir çocuğun başını çıkaracak kadar
genişleyebilir.
Vajinismus ve Cinsel Soğukluk
Vajinismusta başlangıçta cinsel ilişkiye
girmede isteksizlik yoktur ancak ilişki sırasında acı duyma ve zarar görme
duygusu ön plandadır, cinsel arzu ve vajende ıslanma mevcuttur. Oysa
cinsel soğuklukta temel sorun cinsel ilişkiden zevk almamaktır. Ama her
ikisinde de ayıp ve günah duygusu önemli yer tutar. Bununla birlikte bazı
kadınlarda da daha önce cinsel ilişkide sorun yokken, sonradan meydana
gelen bir cinsel ilişkiye girememe durumu söz konusu olabilir. Bu durumda
cinsel soğukluk sekonder vajinismus nedenlerinden biri olabilir.
Vajinismus ve Gebelik
Vajinismus yalnızca sağlıklı ve mutlu
bir cinsel birleşmeye engeldir. Normale göre gebelik şansının az olmasına
rağmen, vajen ağzına dökülen spermlerin içeri kaçması sayesinde gebelik
oluşabilir. Hatta tüp bebek yöntemiyle çocuk sahibi olunması bile mümkündür.
Son yıllarda bakire olup da tüp bebek tedavisi gören hastaların sayısında
artış var.
Vajinismus ve Annelik
Bazı jinekologlar doğum sırasında vajinismusun
kendiliğinden çözülebileceğini düşünseler bile; doğum yapan ve anne olan
kadının vajinismusu genellikle devam eder, sonlanmaz. Çünkü bu çiftler
genellikle sezaryeni tercih ederler. Hamilelik boyunca çiftlerin aralarındaki
problemler de devam eder.
Vajinismus Erkekleri
Vajinismuslu kadınlar görücü usulüyle
evlenmemişlerse, eş veya sevgililerini otoriter ve baskıcı babalarının
aksi özellikteki erkeklerden seçerler. Evlilik öncesi başka kadınlarla
yaşadıkları cinsel deneyimleri sınırlı olan eşleri; çoğunlukla aşırı nazik,
pasif, girişken olmayan, edilgen erkeklerdir. Tencere ve kapak misali karı-koca
birbirini kırmaktan aşırı derecede korkarlar. Vajinismuslu kadınlar nasıl
çocukluğunda iyi kız ise eşleri de iyi çocuktur. Yani cinselliğin kötü
kadınlar için olduğunu, bir eşin saf ve masum olması gerektiğine inanırlar.
Genellikle evlilik öncesi cinsel yakınlaşmaları dokunma ve öpüşmeden ileri
gitmeyen çift evlendikten sonra da karşılıklı anlaşarak cinsel ilişkiden
kaçar. Çünkü her iki tarafın da cinsel birleşmeyle ilgili bilinçli ve bilinçdışı
korkuları vardır. Birleşme gerçekleşmese de, cinsel yaşamları asgari ölçüde
devam eder, düzenli olarak sevişirler, sürtünerek boşalabilirler. Hatta
sürtünme doğrudan klitorisi uyardığı için vajinismuslu kadınlarda orgazm
olma oranı daha da yüksektir. Vajinismus nedeniyle boşanma oranı düşüktür.
Çünkü ortak cinsel korkular çifti birbirine yaklaştırmaktadır. Bu nedenle
vajinismuslu kadınların partnerlerinin tutumu son derece önemlidir. Eğer
erkek kadının korkusunu anlamaya çalışıp ona destek olma yerine, bir an
önce cinsel ilişkiyi gerçekleştirip hem kendisine hem eşine hem de ailesine
karşı erkekliğini ispatlama gayreti içinde hareket ederse, ki genellikle
böyle olur, sorun daha da büyüyecektir. ( İlk gece sonrası eşler olup bitenler
konusunda aile büyüklerine hesap vermektedirler. Bu, toplumumuzun hoş olmayan
bir adetidir ve sorunu içinden çıkılmaz bir hale getirmektedir.) Vajinismuslu
kadınların partnerleri yanlış olarak istenmedikleri, reddedildikleri, yeteri
kadar sevilmedikleri duygularına kapılabilirler. Zamanla erkekte sertleşme
yetersizliği, cinsel isteksizlik ortaya çıkabilir.
VAJİSMUSUN TEDAVİSİ
Bilinçdışında geçmişte yaşanmış yada duyulmuş
olumsuz bir olayın eşe istemeden yansıtıldığı vajinismus her zaman tedavi
edilebilir. Sorunun bilinçdışı istek ve şartlı refleks ile ortaya çıktığından
bu nedeni ortadan kaldırmak için bilinçdışı süreçlerde zihinsel manevralar
yapıp yeni olumlu şartlı refleks arkları oluşturmak gerekir.
Önce özel bir ilgi ve uzmanlık alanı olan cinsel terapist tarafından çiftin cinsel öyküsü alınır ve cinsel terapistin gerekli gördüğü durumlarda tam bir jinekolojik muayene yapılır. Ama vajinismus sorunu olan kadınların büyük çoğunluğu jinekolojik muayene olmak istemezler hatta muayene hakkında konuşulması bile aynen ilişkide olduğu gibi panik ve korkuya sebep olabilir. Daha sonra bilinç altındaki gereksiz korkuları yenmek için danışanların rahatlatılması, gevşemesi, heyecan ve korkuları yatıştıracak ruhsal bir ortam oluşturulması için cinsel terapiye geçilir. Çifte cesaretli olmaları, başaracaklarına inanmaları ve güvenerek sabırla beklemeleri konusunda telkinlerde bulunulur. Cinsel terapi sırasında çifte ayna tutma egzersizleri, idrar tutma egzersizleri, çatı kaslarını gevşetme ve kasma egzersizleri, kegel egzersizleri, parmak egzersizleri, çubuklarla genişletme egzersizleri, sınırlı penis girişi egzersizleri vb. “invivo duyarsızlaştırma”, “invitro duyarsızlaştırma” ve “pelvik taban rehabilitasyonu” öğretilir. Tedavinin birinci aşamasında invivo duyarsızlaştırmada hastanın kendi vücudunu tanıması için “dokunma ve okşama egzersizleri” ve parmak egzersizleri yaparak, bir anlamda ilişki sırasında ortaya çıkan panik atağın küçük çaplı bir benzerini yaşaması hedeflenir. İnvitro duyarsızlaştırma da ise benzer durum hastanın kendi parmağı ile değil bazı cam tüpler, plastik kanüller veya eşinin parmağı ile sağlanır. Her ikisinde de amaç; vajinanın genişleyebilir bir organ olduğunun kişiye gösterilmesi, ilişki sırasında yaşanan panik atağın küçük bir benzerinin oluşturulması ve bununla başa çıkmayı öğrenmeyi sağlamaktır. Egzersizler sırasında yapay kayganlaştırıcıların kullanılabilir. Bu duyarsızlaştırmayla paralel olarak hastanın pelvis kaslarını tanımasını ve onlara hakim olmasını sağlayan Kegel Egzersizleri de yapılır. Cinsel terapide eşten gelen ruhsal destek çok önemlidir. Tedavinin ikinci aşamasında ise ilişki öncesi ön sevişmenin uzun tutulması ve kadının iyice uyarılmasının üzerinde durulur. Cinsel terapistin uygun görmesi durumunda ilaç tedavisi de uygulanabilir. Cinsel terapi süresi hastalığın şiddetine göre birkaç seanstan 10-12 seansa kadar değişebilir.
Son olarak uygun tedavi yöntemleri ve tecrübeli bir cinsel terapist ile tedavi şansı % 95 -100'dür.
Vajinismus ve Gevşeme Egzersizleri
Bu egzersizde önce duş alınır, eşle birlikte
yatakta yan yana sırt üstü yatılır. Derin nefesler alıp verilir. Ayak uçlarınızdan
itibaren sırasıyla boynunuza kadar tüm kaslar kasıp gevşetilir. Günde en
az 20 dakika yapılmalıdır.
Vajinismus ve Fantezi Modellemesi
Cinsel terapi döneminde her gece yatakta,
uyumadan önce, gözler kapalı bir şekilde eşle cinsel birliktelik hayal
edilir, buna “fantezi modellemesi” denir. Hayalin gerçekmiş gibi yaşanması
önemlidir.
Vajinismus Tedavisinde Parmak Egzersizleri
Cinsel terapide danışan çiftin ve terapistin
birlikte aşması gereken üç önemli tabu vardır. Bunlar:
1-Vajene bir şey girmesi tabusu, ( Kişinin
kendi parmağını vajene sokması )
2-Vajene bir başkasının bir şeyinin girmesi
tabusu ve ( Eşin parmağının vajene sokulması )
3-Vajene penis girmesi tabusu.
Cinsel ilişki sırasında ortaya çıkan panik
atağın küçük çaplı bir benzerini yaşatmak ve bununla başa çıkmayı öğretmek
için öncelikle hasta kendi parmaklarıyla egzersizlere başlar, daha sonra
eşinin parmağı ile egzersize devam edilir. Parmak egzersizlerinde amaç;
vajinanın genişleyebilir bir organ olduğunun kişiye gösterilmesidir. Parmak
egzersizleri sıcak yumurtayı elde tutmaya benzer. Sıcak yumurta önceleri
elde tutulamaz ve elden ele alınarak soğutulmaya çalışılır. Zamanla yumurta
soğur ve ellerde yumurtanın sıcaklığına alışır. Yumurta soğudukça kişi
rahatlar ve elini yanmaz. Sonunda yumurta soğur, kabuğu kırılır ve afiyetle
yenir. Parmak egzersizleri de yumurtanın soğuması gibidir, kişi zamanla
panik haline alışır ve yüzleştiği olumsuz duygularla baş etmeyi öğrenir.
Sonunda yumurtanın afiyetle yenmesi gibi cinsel ilişki de gerçekleşir.
Egzersizler sırasında yapay kayganlaştırıcıların
kullanılabilir. Parmak egzersizlerine geçmeden önce vajinanın nasıl bir
organ olduğunun görülmesi için bir ayna karşısında incelemesini içeren
ayna tutma egzersizleri yapılır. Daha sonra cinsel terapist tarafından
çifte vajinanın çok küçük olduğu konusundaki korkunun hayal ürünü olup
gerçeklere dayanmadığı, vajina duvarlarının son derece esnek olduğu, buradan
doğum sırasında bir bebeğin kafasının çıkabildiğine göre penisinizin de
kolayca geçebileceği izah edildikten sonra, “egzersiz sırasında herhangi
bir aşamada rahatsızlık hissederseniz bir sonraki aşamaya geçmeyin ve neyin
rahatsızlık verdiğini anlamaya çalışın”, “vajinal kasların sıkıştığını
hissettiğinde biraz ara verin” önerilerinden sonra aşağıdaki “parmak egzersiz
programı” uygulanır. Bu program kendi parmaklarıyla bireysel ve eşinin
parmaklarıyla eşli egzersizi şeklinde iki aşamadan oluşur. Bireysel Parmak
Egzersizi kadın için en zor olanıdır, fakat bunu bir kez başarırsa, diğer
aşmalar daha kolay gelişecektir.
Bireysel Parmak Egzersizleri
1-Parmak egzersizi öncesi gevşeme egzersizi
yapın. Egzersiz boyunca da gevşek olmaya ve gevşekliği korumaya çalışın.
2-Öncelikle bebek yağını elinize ve vajinanıza
sürün. Bir elinizle klitorisinizi bulun, belli bir ritimde ve basınçta
okşayın. Diğer elinizle göğüslerinizi veya hoşunuza gidecek bir başka bölgenizi
okşayın.
3-Uyarıldığınızı düşündüğünüzde vajeninize
deliğine dokunun. Parmaklarınızı vajen deliğinin etrafında daire hareketleri
yaparak uyarıya devam edin.
4-Sulanma olduğunda iyice kayganlaştırılmış
serçe parmağınızın ucunu ilk boğuma kadar sulanmış vajeninize sokun. Kendinizi
rahat ve gevşemiş hissedene kadar orada tutun ve bekleyin. Daha sonra daire
hareketi yapın.
5-Rahatsanız ikinci boğuma kadar sokun.
Yine bir süre bekleyin ve daire hareketi yapın.
6-Hala rahatsanız tamamını sokun, bekleyin
ve daire hareketi yapın. Hiç rahatsızlık duymayana kadar egzersize devam
edin.
7-Aynı egzersizi daha kalın bir parmak
olan orta parmakla tekrarlayın.
8-Aynı egzersizi işaret ve orta parmaklarınızı
birleştirerek iki parmakla tekrarlayın. Daha sonra eşli egzersize geçin.
Eşli Parmak Egzersizleri
1-Egzersiz öncesi eşinizle birlikte gevşeme
egzersizi yapın.
2-Eşinizle sevişin. Onun sulanmasını sağlayın.
3-Bebek yağını elinize ve eşinizin vajinasına
sürün. Bir elinizle klitorisini bulun, belli bir ritimde ve basınçta okşayın.
Diğer elinizle eşinizin göğüslerini veya hoşuna gidecek bir başka bölgesini
okşayın.
4-Uyarıldığını düşündüğünüzde vajen deliğine
dokunun, parmaklarınızı vajen deliğinin etrafında daire hareketleri yaparak
uyarıya devam edin.
5-Sulanma arttığında işaret parmağınızı
ilk boğuma kadar eşinizin vajenine sokun. Eşiniz kendini rahat ve gevşemiş
hissedene kadar orada tutun ve bekleyin. Daha sonra daire hareketi yapın.
6-Eşiniz rahatsa ikinci boğuma kadar sokun.
Yine bir süre bekleyin ve daire hareketi yapın.
7-Hala rahatsa tamamını sokun, bekleyin
ve daire hareketi yapın.
8-Eşinizden gevşemesini ve vajinasını
çevreleyen kasları sıkıp gevşetmesini isteyin. Parmağınızın sıkıldığını
hissedin. Eşinizin de parmağınızı sıktığında içinde hissetmesini isteyin.
9-Sonra parmağınızı çok yavaşça ileri
geri hareket ettirin ve hızınızı eşinizi rahatsız etmeyecek kadar arttırın.
10-Daha sonra aynı egzersizi işaret ve
orta parmaklarınızı birleştirerek iki parmakla tekrarlayın. Daha sonra
penis egzersize geçin.
Birkaç hafta yapılan parmak egzersizlerinden sonra sınırlı penis girişi egzersizine geçilir. Sınırlı penis girişi egzersizinde kadının tamamen uyarılmış olmasından ve ekstra kayganlaştırıcı kullanıldıktan sonra, onun istediği kadar yavaş ve nazik olarak hareket etmesine imkan veren kadının üstte olduğu pozisyon seçilir. Başlangıçta fazla sert girmeyip penisin vajinasında bulunmasından kaynaklanan duygulara alışması sağlanır. Bu amaçla önce penis başı vajenin içine yerleştirilir.
Sınırlı Penis Girişi Egzersizleri
1-Egzersiz öncesi eşinizle birlikte gevşeme
egzersizi yapın.
2-Eşinizle sevişin. Onun sulanmasını sağlayın.
3-Bebek yağını elinize ve eşinizin vajinasına
sürün. Bir elinizle klitorisini bulun, belli bir ritimde ve basınçta okşayın.
Diğer elinizle eşinizin göğüslerini veya hoşuna gidecek bir başka bölgesini
okşayın.
4-Uyarıldığını düşündüğünüzde vajen deliğine
dokunun, parmaklarınızı vajen deliğinin etrafında daire hareketleri yaparak
uyarıya devam edin.
5-Sulanma arttığında sırt üstü yatın.
Eşiniz üste dizleri bedeninizin her iki tarafında olmak üzere diz çökmesini
sağlayın.
6-Eşiniz rahatsa penis başını biraz aşağı
doğru indirerek vajenin girişine yerleştirin.
7-Hala rahatsa tamamını penis başını vajene
sokun, bekleyin.
8-Herşey yolundaysa eşinizden kalçasını
ileri doğru hareket ettirerek penisinizi tamamen içine almasını isteyin
ve yine bekleyin.
9-Eşinizden gevşemesini ve vajinasını
çevreleyen kasları sıkıp gevşetmesini isteyin. Penisinizin sıkıldığını
hissedin. Eşinizin de penisinizi sıktığında içinde hissetmesini isteyin.
10-Sonra eşinizden kalça hareketleri ile
çok yavaşça ileri geri hareket etmesini isteyin ve eşinize hızını kendini
rahatsız etmeyecek kadar arttırması yönünde telkinde bulunun.
11-Daha sonra aynı egzersizi her gün tekrar
edin.
Vajinismus ve Hipnoz
Son yıllarda vajinismus tedavisinde hipnoz
yani hipnoterapi de başarılı sonuçlar vermektedir. Hipnoz bir uyku değildir,
aksine bir uyanıklık, farkındalık ve telkin alabilirliğin arttığı derin
bir gevşeme durumdur. Bilinç açık olduğu için hipnoza girildiğinde istemediğiniz
bir şey size yaptırılamaz. Vajinismusta hipnoz tek başına yeterli değildir.
Önemli olan hipnozu hipnoterapiye çevirmektir. Bunun için hipnoz altında
verilen telkinler, zihinsel ve imgesel uygulamalar ile endişe, korku ve
kaygılar ortadan kaldırılır. Böylece cinsel ilişkinin ağrı ve acı olmadan
olabileceğine dair inanç artar. Bu bağlamda; hipnoterapi ile danışanların
kendilerinin bile farkında olmayıp bilinç altına attıkları tüm olumsuz
düşünceleri bir yerde su yüzüne çıkararak adeta bir "farkındalık durumu"
yaratılmakta ve bu sayede korku ve kaygıların azaltılması sağlanmaktadır.
Ortalama 6 seans da hipnoz ile değiştirilmiş bilinç hali oluşturulur, var
olan zihnin dirençleri ortadan kaldırılır ve bilinçdışı süreçlerde zihinsel
manevralar yapıp yeni olumlu şartlı refleks arkları oluşturulan imgeleme
teknikleri ile sonuca varılır. Bilinçdışı olaylar çözülür, şartlı refleks
ile cinsel birleşme öncesinde anahtar işaretlerle rahatça kullanabilen
gevşeme teknikleri öğretilir, kasılma gevşemeyle yer değiştirilir, cinsel
birleşme ile ilgili imajinasyonlar yaşatılır, ruhsal istek ve orgazma ulaşma
konusunda çift eğitilir.
Vajinismus Tedavisinde Dikkat Edilmesi
Gereken Konular
-Tedavi mutlaka eşle beraber olmalıdır.
-Vajinismusun fiziksel bir nedeni olabilir
ve bu nedenle kadının mutlaka cinsel terapi öncesi bir kadın doğum uzmanına
görünmesi gerekir.
-Deneyip de başarısızlıkla sonuçlanan
her tedavi girişimi çifti dipsiz bir kuyuya doğru sürükler, umutlarını
kırar, tedaviyi güçleştirir.
-Tedavinin sonlarına doğru eşlerin arası
açılmaya başlar ve sık sık kavga etmeye başlarlar.
-Hasta çift yaklaşık 10-12 seans sonrasında
sağlıklı bir cinsel hayata kavuşabiliyor. Tedavi süresinin uzunluğu ise
genellikle 3 hafta ile 3 ay arasında sürüyor.
-Vajinismusu mekanik olarak çözmek yetmez.
Çifte sağlıklı ve mutlu bir cinsel hayat sunmak için tedavide iki aşama
izlenir. 1. aşamada cinsel birleşmenin olmasını hedefleriz. 2. aşamada
ise cinsel ilişkiden zevk alma ve orgazm olma teknikleri öğretilir.
-Vajinismuslu hastaların yüzde 10 ile
15'i çok kolay tedavi edilir. Bu hastaların uyuşturucu krem veya pomat
sıkılmış su ile oturma banyosu, belli pozisyonlar ve egzersizler ile bir
veya iki seansta tedavi olabilirler.
Vajinismus Tedavisini Yapacak Olan Hekimde
Olması Gerekenler
-Vajinismus konusunda bol vaka tecrübesi
olmalı,
-İlgili, şevkatli ve anlayışlı olmalı,
-Ukala olmamalı,
-Hekim çifti yanında rahat hissettirmeli
vb.
Vajinismus ve PC Kasları
Vajina girişinin etrafındaki çok güçlü
kaslara, aşk kasları, vajina kasları, pelvik taban kasları ya da
PC
kas grubu denir. Üreme sistemi ve üriner sistem için kilit rol üstlenmişlerdir.
Bu kaslar idrar tutmaya, cinsel birleşmeye, orgazma ve doğum sırasında
bebeğin çıkmasına yardımcı olurlar. Bu kaslar üriner açıklığı, vajinayı
ve anüsü bir çember gibi çevrelerler ve iskelet sistemine tutunarak, pelvic
organları destekleyip tutarlar. Bu kaslar genellikle gevşek değildir. Bu
kasların sıkılması cinsel birleşmeye engel olur. Cinsel terapide amaç bu
kaslar üzerindeki bilinçli kontrolün öğrenilmesi ve koşullanmış refleksi
sistematik olarak değiştirmektir.
Vajinismusta Koruyucu Tedavi
Vajinismus ülkemizde batılı toplumlara
göre
daha yaygın bir sorundur. Ama çiftlerin “evlilik öncesi cinsel danışmanlık”
hizmeti almaları koruyucu tedavide çok önemlidir. Evlilik öncesi cinsel
danışmanlık için cinsel terapiste giden çiftlerde yukarıdaki tüm etmenler
olsa da vajinismus olmaz. Korunmanın tek çaresi de budur. Ayrıca ergenlik
dönemine girmeden genç kızlarımızın “ergenlik öncesi cinsel danışmanlık”
hizmetlerinden faydalanmalarını da öneriyorum.
Vajinismusta Hatalı ve Yanlış Tedaviler
Yukarıda ayrıntılı olarak anlattığım,
vajinadaki istem dışı kasılmaların aşamalı egzersizlerle ortadan kaldırılması
ve rahatsızlığa yol açan psikolojik etkenlerin çözümlenmesi üzerine kurulu
tedavi yaklaşımının yanında, tedavi adına yapılan hatalı uygulamalar da
sıktır. Hatta absürdlük düzeyine vardığını düşündüğüm bazıları ise daha
da kötü travmalara yol açabiliyor. İşte birkaç örnek:
1-Hymenektomi yani kızlık zarının ameliyatla alınması: Vajinismusun kızlık zarıyla bir ilişkisi yoktur. Kızlık zarının alınması var olan sorunu çözmez. Fakat meslek hayatım boyunca bir kez karşılaştığım ve çok nadir görülen bir durum olan kızlık zarının kalın olması gibi zar anormalliğine bağlı ağrı, acı veya kanama nedeniyle vajinismus gelişmiş ise, cerrahi bir yöntemle bu zarın kesilmesi yapılabilir.
2-Genel anestezi altında cinsel birleşme: Bilindiği üzere genel anestezi sırasında vajinal kaslar gevşediğinden cinsel birleşmeye olanak vermeyen vajinal kasılmalar olmaz ve ilişki gerçekleştirilebilir. Ancak bu durum çözüm olmaz ve sonraki cinsel birleşmelerde aynı sorun yaşanır. Ayrıca çiftlerden birinin uyuşturulması, kendini bilmeden ilişkiye zorlanması, tıp etiğine, ahlaki yapımıza ve hatta çağdaş insana yakışmayan bir durumdur. Çünkü sevişmede ve cinsel ilişkide karşılıklı haz esasken bu durum bir nevi tecavüzdür.
3-Vajinaya botoks uygulanması: Vajina ve çevresine kontrollü botoks enjeksiyonu yapılarak kasılmanın önüne geçilebildiğinin iddia edildiği bu tedavi yöntemi henüz gelişim aşamasındadır. Botoks vajina kaslarını geçici olarak felç eder ve böylelikle cinsel birleşme sağlanabilir. Ama kadının ağrıyacak, acıyacak, kanayacak vb. korkuları, cinsel birleşmeye karşı bilinçdışı direnci, geçmiş travmalarının etkileri olduğu gibi kalır. Bu durumda botoksun felç edici etkisine rağmen vajinismus devam edebilir veya botoks geçici olarak işe yarasa bile etkisi geçtiğinde vajinismus tekrar ortaya çıkabilir.
4-Lokal uyuşturucu kremler ve pomadların ilişki öncesi vajinaya sürülerek kullanılması: Kadınların bilinçdışı korkularını ortadan kaldırmadığı için yararsızdır.
5-Kadının cinsel ilişki öncesi alkol alması: Alkolün hafif alınması vajinismusa yol açan faktörleri ortadan kaldırmadığından ve fazla alınması ise sarhoşluk yaparak kişinin bilincini kaybetmesine yol açtığından yararsızdır.
-Cinsel ilişki öncesi sakinleştirici ve kas gevşetici ilaçların birlikte kullanılması: Bu tür ilaçlar yararsızdır ve üstelik bazıları cinsel isteği azalttığı için cinsel ilişiki öncesi alınmaları normalde de tavsiye edilmez.
6-İlişki öncesi vajinaya buhar tutulması, sıcak su banyosu, lokal uyuşturucu krem veya pomat, ağrı kesici, sakinleştirici ve sıkıntı giderici ilaçların birlikte kullanımı: Sadece cinsel birleşme korkusu yaşayan ve vajinal kasılmaları olmayan kişilerde bazen işe yarayan veya geçici çözüm olabilen bu yöntem vajinismusta yararsızdır.
7-Muayenehanede Gerdek: Vajinusmusun Türkiye’de pek çok evliliğin sona ermesine neden oldu ve maalesef bu konu çok istismar edildi. Hastalara iyileşeceksiniz denilerek olmadık şeyler önerilemez. Cinsel eğitim,cinsel danışmanlık ve cinsel sorunların tedavisi alanında çalışan farklı disiplinlerden gelen profesyonelleri bir arada tutmayı ilke edinmiş CİNSEL Tıp Enstitüsü olarak amaçlarımızdan biri de cinsel tedavilerin etik ilkelerinin oluşturulması ve istismarın önlenmesidir. Cinsel sağlık bilimi ile ilgilenenlerin yaptıkları mesleki uygulamaları için standartlar öneriyoruz, cinsel terapistin ve hastanın haklarını korumayı amaçlıyoruz. Çünkü etik kurallar, cinsel eğitim, danışmanlık, cinsel terapi ve cinsellik araştırma koşulları için gereklidir. Tüm üyelerimizden ve cinsel sağlık bilimi ile ilgilenenlerden etik kurallara her zaman uymalarını istiyor ve bekliyoruz. Bu nedenle tek seansta, kadına sakinleştirici, kas gevşetici ve ağrı giderici ilaçlar, kayganlaştırıcı ve lokal uyuşturucu kremler ve pomadlar verdikten sonra, hekimin telkinlerle çifti kendi muayenesinde, hatta gözetimi altında cinsel ilişkiye zorlaması başkanlığını yaptığım CİNSEL Tıp Enstitüsü tarafından Türk örf ve adetlerine uygun bulunmadığı ve tıbbi etik ihlal edildiği için kınanmış bir tedavidir. Avrupa Birliği’nin bazı ülkelerinde ve ABD’de doktorun gözü önünde cinsel ilişkiye girme ve sorunları yerinde tespit ederek çözmeyi içeren tedavileri uygulayan özel merkezler var, ama batı ile bir kültür ve anlayış farkımız var. Burası Türkiye. Türk hekimleri olarak kendi toplumsal yapımıza, örf ve adetlerimize uygun tedavi yöntemlerini tercih etmeliyiz. Aksi durumlarda tedaviye muhtaç insanlarımız, cinsel sağlık bilimi ve bu tedavileri uygulayan profesyoneller zarar görebilir. Çünkü Cinsel Haklar Bildirgesi’ne göre; cinsellik her insanın kişiliğinin ayrılmaz bir parçası olan mahremiyet, duygusal ifade gibi temel insan ihtiyaçlarının doyumuna bağlıdır. Cinsel haklar özgürlüğe, onura ve her bir insanoğlunun eşitliğine dayalı evrensel insan haklarıdır. Cinsel haklar tanınmalı, teşvik edilmeli, saygı gösterilmeli ve toplumlar tarafından savunulmalıdır. Cinsel sağlık bilimi bu cinsel hakların tanındığı, saygı duyulduğu ve uygulandığı ortamlarda mümkündür. Her çeşit cinsel zorlama ve istismar cinsel özgürlüğün dışındadır. Cinsel mahremiyet hakkı, başkalarının cinsel haklarına müdahale edilmediği sürece cinsel yakınlaşma konusunda bireysel karar verme ve davranma hakkını içerir. Son olarak cinsel bilginin bilimsel açıdan etik araştırmalar sonucu elde edilmiş olması ve bütün sosyal seviyelerdeki kişilere uygun şekilde yayılması gerektiğini ifade eden bilimsel araştırmaya dayalı cinsel bilgi edinme hakkı asla muayenehanede cinsel ilişkiye teşvik olarak değerlendirilmemelidir.
8-Tek Seanslık Tedaviler
Vajinismusta çiftler bu sorunu çözmeye
tam olarak hazırsa, erken bir başvuru varsa ve derinlerde yatan ciddi bir
patoloji yoksa, sorun “cinsel bilgilendirme ve danışma” ile kolaylıkla
çözülebilir. Ama tek seanslık bir tedavide sorunu çözmek adına kadınlara
kas gevşetici ve ağrı kesici ilaçlar, lokal uyuşturucu kremler verme, sıcak
suda oturtma, vajene buhar tutma kadının var olan korkularını daha da arttırır.
Çünkü kadının “çok ağrıyacak, canım yanacak, çok kanayacak, zar patlayacak,
zar yırtılacak” vb. korkularına, “evet ağrıyacak ama biz ağrımaması
için gerekli ilaçları size verdik” türünden telkin edici yaklaşımlar çok
doğru değildir, hastayı üzmek ve korkutmaktan başka bir şeye yaramaz. Bu
nedenle tek seanslık tedavileri tavsiye etmiyorum.
Cinsel Terapist Helen Singer KAPLAN’ın
“Resimli Cinsel Tedavi Kılavuzu” adlı kitabının ikinci baskısında
vajinismusun tedavisi aşağıda anlatılmıştır: "Tedavi temel olarak koşullandırılmış
vajinal tepkinin ortadan kaldırılmasından oluşur. Bu işlem, gevşemiş ve
sakin koşullar altında, vajinal girişe kademeli olarak boyutu büyüyen nesnelerin
yerleştirilmesi ile gerçekleştirilir. Hasta, fallus boyutunda bir nesneyi
tolere edebildiğinde tedavi olmuş demektir. Bu inanılmaz derecede basit
tedavi planı birçok vajinismik kadının vajinalarını kapatan basit koşullandırılmış
bir refleks göstermemesidir. Bu kadınlar genellikle aynı zamanda cinsel
ilişki ve penetrasyon konusunda fobiktir. Tedavinin koşullandırmanın giderilmesi
bölümü başlamadan önce fobik kaçınmanın ortadan kaldırılması gerekir. Fobik
olarak cinsel ilişkiden kaçınma halinin yönetilmesi için çeşitli teknikler
vardır. Bunlar, mantıksız korkunun altında yatan bilinçsiz unsurların analitik
bir şekilde yorumlanması, destek ve güven tazelemesi ve “korku duyguları
ile baş başa kalmak konusunda” cesaretlendirme ve bu duygulara karşın penetrasyon
girişiminde bulunma; ve sistematik olarak hassasiyetin giderilmesi ve hipnoz
gibi davranışsal tekniklerdir. Genellikle analitik ve destekleyici yöntemlerin
bir bileşimini uygularım. Vajinismusun oluşmasına neden olan orijinal kaynağı
veya travmayı araştırmaya çalışır ve buna verilen duygusal tepkiyi ele
alırım. Hızlı bir şekilde bu oluşumun ötesine geçerim ve sorunun burada
ve şimdi görülen yıkıcı etkilerini incelerim ve hastanın bunun üstesinden
gelmek amaçlı yapıcı ve rasyonel çabalarını desteklerim. Bununla birlikte,
başkaları daha keskin davranışsal yaklaşımlar kullanmışlardır ve bunlar
iyi sonuçlar vermiştir.
İn – vivo hassasiyet giderme veya penetrasyon
yalnızca kadının vajinal penetrasyon konusundaki fobik kaçınması ortadan
kaldırıldıktan ve cinsel ilişki ile ilgili karmaşıklıkları, prosedür hakkında
nispeten çatışmasız hale gelmesini sağlayacak kadar çözüldükten sonra başlatılmalıdır.
Klinisyenler koşullandırmanın giderilmesi amacıyla vajinaya sokulacak çeşitli
nesneler kullanırlar. Bazıları kademeli cam kateterlerin kullanımını önerirken
diğerleri kauçuk, başkaları da tampon kullanmaktadır. Nesnenin doğasının
ne olduğu koşullandırma amacı açısından önemli değildir. Ben, hastalar
için duygusal olarak en kabul edilebilir yöntem olduğunu gördüğümden ve
suni nesnelere göre terapatik dirençleri mobilize etmesi daha az muhtemel
olduğundan, hastanın ve kocasının parmağını kullanırım.
Prosedür
Hastaya yalnız başınayken bir ayna
kullanarak vajinal girişini gözlemlemesi söylenir. İşaret parmağını vajinal
girişe koyması ve parmak ucunun vajinal girişe sokulmasının ne hissettirdiğini
görmesi istenir. Bu duygular ve bunların anlamları daha sonraki terapi
seansında güven tazeleyici bir biçimde araştırılır. Buna ek olarak, hastanın
bu süre içerisinde sahip olduğu herhangi bir hayal ve fantezi sıklıkla
bilinçsiz güçlerin ortaya çıkartılmasında ve çözülmesinde yardımcı olur,
bunlar bazı durumlarda koşullandırılmış refleksin ortadan kaldırılmasına
hizmet eder. Hasta parmak ucunu sokabildiğinde, bir sonraki sefere tüm
parmağını sokması söylenir. Daha sonra iki parmağını. Bazı durumlarda daha
sonra kaplamasını çıkarmadan bir tamponu vajinal girişine sokması ve saatler
boyunca tamamen rahatsız hissedinceye dek onu orada bırakması söylenir.
Terapist koşullandırmanın giderilmesi işlemini hastayı, vajinasına bir
nesne soktuğunda rahatsız edici bir anksiyete ve sıkılık hissedebileceği
ancak acı hissetmeyeceği yolunda uyararak kolaylaştırabilir. Ancak ne anksiyete
ne de gerginlik artacaktır. Aksine, bu duygulara bir süre tolerans gösterebilmesi
halinde, bu duygular kaybolacak ve kısa zamanda penetrasyon sırasında mükemmel
şekilde rahat olacaktır. Kadın parmaklarının ve / veya tamponun girişine
rahat bir şekilde tolerans gösterebildikten sonra, koca prosedüre dahil
edilir. Kocadan karısının vajinal açıklığını tam ışıkta incelemesi istenir.
Daha sonra kadının kendi üzerinde daha önce gerçekleştirmiş olduğu prosedürü
koca gerçekleştirir. Önce parmak ucunu vajinal girişine sokar. Daha sonra,
kadın elini kontrol eder ve yol gösterirken, koca tüm parmağını vajinaya
sokar. Başlangıçta parmağı vajina içerisinde hareketsiz tutar. Daha sonra
nazikçe içeri dışarı hareket ettirir. Bunu iki parmakla yapar. Tüm bu süre
içerisinde kadına penisle penetrasyon için bir girişimde bulunulmayacağının
garantisi verilir. Kocanın vajinal oyun sırasında uyarılması halinde, çifte,
erkeğin ekstravajinal olarak orgazm olmasını sağlayacak cinsel faaliyetlerde
bulunmaları söylenir.
İlk penis penetrasyonu önemlidir. Çift
bu konuda önceden anlaşır. Koca erekte olmuş penisini kayganlaştırır ve
kadın kendisine kılavuzluk ederken penetrasyon gerçekleşir. Koca penisini
vajina içerisinde birkaç dakika boyunca hareketsiz tutar, daha sonra geri
çeker. Çift bu zamanda ekstravajinal cinsel oyunları tercih edebilir veya
etmeyebilir.
İlk penetrasyon sonrasında, nazik ileri
geri hareket ve daha sonra erkeğe doğru ileri geri hareket gerçekleştirilir
ve genellikle bunun ardından hızlı bir şekilde orgazm gelir.
Reaksiyonlar
Bazı kadınlar için hassasiyetin giderilmesi
nispeten kolay bir prosedürken diğerleri son derece kaygılı olurlar. Anksiyete
genellikle beklenir, genelde penis penetrasyonundan hemen önce görülür.
Penetrasyon gerçekleştikten sonra, genelde anksiyetede önemli bir azalma
olur. Spastik vajinal tepki koşullandırmasının giderilmesi yoluyla gerçekleştirilen
tedavinin olumlu sonucu evrenseldir, ancak çiftin tedavi sürecini tamamlaması
gerekir. Bununla birlikte, çiftin penetrasyonun mümkün hale gelmesi sonrasındaki
cinsel fonksiyonları açısından, sonuçlar büyük değişiklikler göstermektedir.
Birçok vajinismik kadının genellikle oldukça tepkisel ve aynı zamanda klitoral
uyarı ile kolayca orgazma ulaşabilir olması bir sürpriz olarak ortaya çıkmaktadır.
Birçok kadın bu iyi tepkiye ilişkiye girebildikten sonra da devam eder.
Hatta bazıları hızlı bir şekilde cinsel birleşme ile orgazm olabilmektedir.
Bunlar için tedavi sona erdirilebilir. Diğer durumlarda, vajinismusun başarılı
tedavisi kadında başka cinsel sorunların ve/veya kocada ereksiyon ve/veya
boşalma bozukluklarının ortaya çıkmasına neden olur. Durum buysa, çift
iyi bir cinsel fonksiyon yaşamadan önce başka tedavilere ihtiyaç duyulur."
Vaginismus Hakkında Bilinmeyenler
*Vajinismus bir hastalık değil ailesel
yani evli çifte ait bir problemdir. Kadının ve erkeğin ortak bir sorunudur.
Bu nedenle cinsel terapide bir tarafın diğerini suçlamaması veya anlayışlı
olması öğütlenir.
*Kişinin istediği kişiyle evlenememesi
vajinismusa neden olmaz. “Başkasıyla evlenseydim yine de olur muydu?” sorusu
hep akla gelir. Ama bu sorunun eşlerle bir ilgisi yoktur. Hatta evlenmeden
önce uzun yıllar flört eden çiftlerde evlenince bu sorunu yaşayabilir.
*Cinsel terapide başarı şansını arttıran
en önemli faktör eşlerin seanslar sırasında kendilerine verilen ev ödevlerini
uygun bir şekilde uygulaması ve sonuna kadar tedaviye inançlarını yitirmemeleridir.
*Genel anestezi altında ilişkiye girilmesi,
alkol alıp sarhoş olup cinsel ilişkiye girmesi, sakinleştirici, kas gevşetici
ve antidepresan ilaçlar da tedavi edici değildir. Aksine bu tip ilaçlar
cinsel isteği azaltabilir.
*Kızlık zarlarının çok kalın olması, bilinenin
aksine, vajinismusa yol açmaz.
*Bu rahatsızlık ilk cinsel ilişki de ortaya
çıkabileceği gibi uzun yıllar normal bir işlevsellikten sonra da ortaya
çıkabilir.
*Vajinismus sosyokültürel ve ekonomik
düzeyi yüksek, daha çok okuyan veya üniversite mezunu çitlerde daha sık
olarak görülmektedir.
*10-15 yıldır evli olup halen ilişkiye
giremedikleri için boşanan veya evliliklerini bu şekilde kabullenip “aseksüel”
olarak yaşayan çiftlerin sayısı az değildir.
*Bir partnerle yaşanan sorun başka bir
partnerle ortaya çıkmayabilir.
*Eğitim, kültür ve sosyal seviye ile ilgili
değildir. Sadece cahil insanlarda olmaz, üniversite mezunu çiftlerde görülebilir.
*Ülkemizde cinsel sorunla başvuran kadınların
en büyük grubunu oluşturmaktadır.
*Vajinismus problemi yaşayan kadınların
yüzde 80’i ve eşlerinin yüzde 90’ı evliliklerinden yeterince doyum aldıklarını
ifade etmektedirler.
*Vajinismuslu kadınların yüzde 57’si kocalarını
bu konuda düşünceli ve kendilerine yardımcı, yüzde 15’i öfkeli ve saldırgan,
yüzde 28’i tepkisiz olarak değerlendirmektedir.
*Vajinismuslu kadınlar genellikle giriş
dışındaki cinsel aktivitelerden oldukça zevk alırlar ve ön sevişmeyle orgazm
olabilirler.
*Vajinismuslu çiftleri bu problemin yalnızca
kendilerinde var olan garip bir sorun olduğunu düşünüp hekime başvurmazlar.
Öncelikle çözümü büyü yapılmasıyla bağlandıklarını düşünerek tıp dışı alanlarda
ararlar, sonuç başarısızdır.
*Vajinismus sadece cinsel ilişkiye değil,
muayene ve tampon gibi bazı durumlara da müsaade etmez.
*Hemen bütün yaş grubundaki kadınları
etkileyebilir.
*Görülme sıklığı her 100 kadından ikisinde
bu duruma rastlanıldığıdır.
*Vajinismusda yeterli istek veya ıslaklığın
sağlanamaması söz konusu değildir.
*Vajinismuslu hastalar ailelerden gelen
"neden hala çocuk yapmıyorsunuz?" şeklindeki eleştiriler ile boğuşmaktan
sıkıldıkları için bir cinsel terapiste baş vururlar.
*Bazen vajinismus bir koruma davranışı
olarak ortaya çıkabilir. Daha önceki deneyimlerinde incitilmiş kadınlarda,
cinsel ilişkiden kaçmak amacı ile vajina kaslarının kasılması ortaya çıkabilir.
Son olarak; vajinismus hastalarına önerim: “Yalnızca tedaviye başlamayı isteyin. Bir cinsel tedavi merkezine başvurmakla tedavideki çok önemli bir basamağı aşmış olacaksınız.”
E-POSTA - İLETİŞİM
Lütfen İletişim ve Sorularınız İçin Aşağıdaki Animasyona Tıklayarak E-Posta Yollayınız. Muayene Olmak veya Danışmak Amaçlı Randevu Almak İçin Aşağıdaki Telefonlardan Sekreterime Ulaşınız. Dostluk, Saygı ve Sevgilerimle. Dr.A.Cem KEÇE
Muayenehane Adresi
Emek 8. Cadde No:77
/ 1 EMEK - ANKARA
Muayenehane Telefon
& Fax
0.312.213 01 32 0.312.213 01 33 0.312.335 40 44 / 113 |
Muayenehane
Cep Telefonu
0.555.274 41 97 |
Muayenehane
E-Posta
info@drcemkece.com |
MSN Messenger
ayavarcem@hotmail.com |