"Hayat ileriye doğru yaşanır
ama geriye doğru anlaşılır."
Søren Kierkegaard
Fobi “korku” demektir. Yunanca kökenli
bir kelimedir. Psikolojide gerçekçi olmayan, akıl dışı ve aşırı korkular
için kullanılır.
SOSYAL FOBİ
Utanç verici bir duruma düşmekten,
eleştirilmekten, reddedilmekten, beğenilmemekten, onaylanmayacak bir davranışta
bulunmaktan, alay edilmekten, rezil olmaktan, olumsuz olarak değerlendirilmekten
duyulan korkuya “sosyal fobi” denir. Anksiyete yani kaygı bozukluklarından
biridir ve “sosyal kaygı bozukluğu” olarak da isimlendirilir.
Sosyal fobinin temelinde “onaylanmama
korkusu” vardır ve "başkaları ne der?" sorusu arttıkça sosyal fobiye yatkınlık
da artar. Bu nedenle sosyal fobinin temel özelliği başka insanların bulunduğu
ortamlarda “aşırı heyecan duymak”tır.
Belirtileri
A-Fizyolojik Belirtiler: Yüz kızarması,
ses titremesi, ağız kuruması, kalp çarpıntısı, nefes kesilmesi, ellerde
titreme, terleme ve nefes darlığı, titreme.
B-Zihinsel Belirtiler: Güçsüzüm,
konuşamayacağım, tutulup kalacağım, yetersizim, çirkinim, herkes bana bakıyor,
herkes beni eleştiriyor, küçük düşebilirim, çok rahat davranmalıyım, kusursuz
görünmeliyim, kimseyi gücendirmemeliyim, beğenilmiyorum, sevilmeye layık
değilim, mükemmel olmalıyım, asla hata yapmamalıyım, kaygılı olduğumu belli
etmemeliyim, herkesin beğenisini kazanmalıyım vb.
C-Davranışsal Belirtiler: Korkulan
ortama girmeme, hayallere dalma, konuyu değiştirme, korkulan ortamı terk
etme, göz temasından kaçınma, ilgisiz şeyler düşünme, alkol kullanma vb.
Ortamda başka kişi veya kişiler,
özellikle de yabancı kişiler, sosyal fobi hastasının şiddetli bir kaygı,
sıkıntı, huzursuzluk ve utangaçlık duymasına yol açar. Bu durumda yukarıdaki
belirtilerin bir kısmını veya tamamını görülebilir.
Aile üyeleri arasında ve kendi evlerinde
rahat olsalar da, sosyal fobili kişilerin en büyük korkusu, topluluk önünde
konuşmak ve yemek yemektir. Pek çok sosyal fobili kişi, devlet dairesine
veya bankaya gidip rutin işlerini yaptıramazlar. Okulda sosyal fobili öğrenci
için, soru sorulduğunda kalkıp cevap vermesi, öğretmen için ise ders anlatmak
büyük bir işkencedir. Makam mevki sahibi kişilerin karşısında zorlanırlar
ve konuşamazlar. Bazıları telefonla bile konuşamaz. Hatta ağır vakaların
biletçiden otobüs bileti almaya, sokağa çıkmaya veya bakkala gitmeye bile
tahammülleri yoktur. Sonunda kendilerini eve hapsederler, okulda başarısız
olurlar, iş hayatları sona erer. Ayrıca karşı cinsle konuşmak da sosyal
fobili kişiler için çok zordur ve bu yüzden sosyal fobili kişiler arasında
bekarlık oranı yüksektir. Cinsel yaşam, eğitim ve iş başarıları, hayatta
gösterdikleri performans genelde düşüktür. Öte yandan radyo ve televizyonda
sunuculuk yapan ve başarılı olan çok sayıda iyileşmiş sosyal fobili hasta
olduğunu da belirtmeliyim.
Sosyal fobili kişiler, kendiyle konuşanı
işitmezden gelme, gözünü kaçırma, hastalanma, sosyal etkinliklere katılmayı
reddetme gibi kaçınma davranışları geliştirirler.
DSM 4'e Göre Tanı
A. Sosyal ortamlarda yada performans
gerektiren durumlarda veya tanımadık insanlar önünde ortaya çıkan belirgin
ve inatçı korku. Kişi aşağılanmasına veya utanmasına neden olacak biçimde
davranacağından yada kaygı belirtileri göstereceğinden korkar.
B. Korkulan toplumsal durumla karşılaşma
hemen her zaman kaygı doğurur, bu da duruma bağlı ya da durumsal
olarak yatkınlık gösterilen bir panik atağı biçimini alabilir.
C. Kişi,korkusunun aşırı yada anlamsız
olduğunu bilir.
D. Korkulan toplumsal ya da bir
eylemin gerçekleştirildiği durumlardan kaçınılır ya da yoğun kaygı yada
sıkıntıyla bunlara katlanılır.
E. 18 yaşının altındakilerde süresi
en az 6 aydır.
F. Korku ya da kaçınma bir maddenin
(örn. kötüye kullanılabilen bir ilaç, tedavi için kullanılan bir
ilaç) ya da genel tıbbi bir durumun doğrudan fizyolojik etkilerine bağlı
değildir ve başka bir mental bozuklukla daha iyi açıklanmaz.
G. Genel tıbbi bir durum ya da başka
bir mental bozukluk varsa bile A tanı ölçütünde sözü edilen korku bununla
ilişkisizdir.
Kimlerde Görülür?
Sosyal fobinin tedavi edilebilir
bir hastalık olduğunu bilmeme ve bozukluğu kişiliklerinin bir parçası olarak
görme anlayışından dolayı, belirtiler başladıktan 15 - 20 yıl sonra doktora
başvururlar. Sosyal fobi, genellikle ergenlik yıllarında ( 13 - 24 yaşları
arasında ) başlar. 25 yaşından sonra başlayan sosyal fobi vakası çok nadirdir.
Kadınlarda 1.5 - 2 kat daha fazla görülür. Ama sosyal fobi yüzünden doktora
başvuranlar daha çok erkeklerdir.
Sosyal Fobi Tipleri
1-Performans Tipi: Toplulukta konuşma,
sınıfta sesli okuma, sorulara cevap verme vb. performans gerektiren durumlarda
görülen tiptir.
2-Etkileşimsel Tip: Sohbete katılma,
konuşma, parti gibi etkinliklerine katılma vb. başkalarıyla etkileşim halinde
olmayı gerektiren durumlarda görülen tiptir.
3-Yaygınlaşmış Tip: Yukarıdaki tiplerin
karışımının kronikleşmiş halidir. Depresyon ve alkolizmle birlikte sık
görülür.
Nedenleri
Bir çocuğun içinde "sen değersizsin,
dövülecek bir nesnesin, sevilmeye layık değilsin" mesajının yer etmesi
için, ezilmesi, dövülmesi veya aşağılanıp küçük görülmesi gerekir. Korku
merkezli bir disiplin anlayışı ile yetiştirilen, alay edilen ve kendisini
ezilmiş hisseden kişi, insanlarla iletişim kurarken rahat davranmakta zorlanır
ve çekingen bir kimliğe bürünebilir. Bu nedenle, ebeveynlerin aşırı disiplinli
olması ve ailenin işbirliğinden uzak tutumlarının olması en önemli sosyal
fobi nedenleri arasındadır. Yakın akrabaları arasında sosyal fobili kişi
olanların, bu hastalığa yakalanma riski olmayanlara göre biraz daha yüksektir.
Genellikle kendine güven duymayan, utangaç, çekingen, reddedilmeye çok
duyarlı kişilerde sık görülür. Araştırıldığında, beyin faaliyetlerinde
bir bozukluk olduğu görülür.
Sosyal Fobi Beraberinde Görülebilecek
Diğer Psikiyatrik Durumlar
*Panik bozukluğu,
*Depresif bozukluklar,
*Alkol-madde kullanım bozuklukları,
*Obsesif kompulsif bozukluk,
*Somatoform bozukluklar,
*Çekingen kişilik bozukluğu.
Tedavi
Sosyal fobi günümüzde oldukça iyi
tedavi edilen bir hastalıktır. Sosyal fobinin tedavisinde ki silahlarımız
şunlardır:
1-İlaç Tedavisi: Günümüzde sosyal
fobi tedavisinde oldukça etkili olan, bağımlılık yapmayan, uyku-sersemlik
gibi yan etkilere yol açmayan ve kalıcı düzelme sağlayabilen birtakım ilaçlar
vardır. İyi bir ilaç tedavisiyle kimi zaman psikoterapiye dahi gerek kalmadan
kişi dertlerinden kurtulmaktadır.
2-Psikoterapi: Sosyal fobi tedavisinde
oldukça etkilidir. Sosyal fobiklerde genellikle “bilişsel-davranışçı terapi”
denilen psikoterapi yöntemi uygulanmaktadır. “Korkulan duruma kademeli
olarak maruz bırakma tekniği” uygulanır. Kaygı duyguların ve kaygıya karşı
bedensel tepkileri tanıma, kaygı doğuran durumlardaki zihniyeti ortaya
koyma, başa çıkma stratejileri geliştirme, self - değerlendirme ve self
– pekiştirme, kendi kendini eğitme ve gerçekçi beklentiler geliştirme gibi
bilişsel teknikler ve model olma, üstüne gitme, rol oynama, gevşeme eğitimi
ve pekiştirme gibi davranışçı teknikler kullanılır. Ayrıca sosyal etkileşimi
başlatma, sohbet başlatma ve sürdürme, girişkenlik eğitimi ve sürekli pratik
yapma gibi sosyal beceri eğitimleri uygulanır. Girişimciliği ödüllendirme
/ kaygıyı söndürme stratejileri, ebeveynin duygusal ve kaygılı tepkilerini
değerlendirme, iletişim ve problem çözme ve ebeveyn eğitimi gibi aile tedavileri
de faydalıdır.
3-Hipnoterapi
4-Gevşeme Egzersizleri
5-Grup Terapisi: Akran desteğini
oluşturma, model olma, pekiştirici fırsatlar, kaynakları paylaşma ve yardım
etme davranışları gibi grup terapisi teknikleri kullanılır.
ÇEKİNGEN KİŞİLİK BOZUKLUĞU
Sosyal fobiyle aynı kategoridedir.
Sosyal becerilerde yetersizlik inancı, kendine güven eksikliği, düşük özsaygı,
kabul göreceğinden emin olmadıkça sosyal ilişkiye girmekten kaçınma gibi
belirtileri içerir.
Son olarak sosyal fobili kişilere
tavsiyem; korkularınızı kabullenin. Korktuğunuz için kendinizi asla suçlamayın
ama aynı zamanda cesur olun. Unutmayın, cesaret korkusuzluk değil, korkuya
rağmen korkulan şeyin üzerine gidebilme gücüdür.
|