“Mutlaka
evlenin, eşiniz iyi çıkarsa mutlu
olursunuz. Kötü çıkarsa filozof
olursunuz.”
Sokrates
Toplumsal yapımızın
sağlıklı bir şekilde devam edilmesinin yolu sağlıklı ve mutlu bir evlilik
kurumunun devamıyla mümkündür. Sorunlu evlilikler sorunlu kişilerin ve
sorunlu çocukların nedenidir. Sonunda ekonomik sıkıntılarında eklenmesiyle
kendiyle ve toplumla kavgalı, toplum ve devlet yapısı için tehlikeli bireyler
meydana gelir. Bu durum toplumsal çatışmaları ve terörü destekler. İşte
bu nedenlerden dolayı bu yazımın amacı, evlilik aşkınızı öldürmeden,
evlilikte yaşanabilecek pek çok sorunun çözüm yollarının anlatılması ve
uzun evliliklerin gizemli görünen sırlarını vermektir.
EVLİLİKTE
ALTIN KURALLAR
Son günlerde
bana evlilik danışmanlığı için gelen çiftlerin çoğunluğunu birbirilerini
fazla tanımadan ve duygularının etkisiyle yakınlaşıp her şeyin toz pembe
gideceği hayaliyle kurulan evliliklerinde niçin mutlu olamadıklarını anlayamayanlar
ve kendi sorunlarıyla yüzleşmek yerine kendilerini acımasızca sorgulayanlar
oluşturmakta. Baktığımızda eşlerinden ayrılmayı düşünen veya anlaşamadıkları
için mutsuz olduklarını ifade eden bu çiftlerin başa çıkılmaz olarak gördükleri
sorunları büyük oranda karakter, kültür, anlayış ve davranış farklılıklarının
yarattığı sonuçlar. Çiftler evliliklerindeki mutsuzluklarını şu şekilde
dile getiriyorlar:“Eşim beni anlamıyor”, “eşim çok değişti”, “artık
beni sevmiyor”, “daha fazla dayanma gücüm kalmadı”, “evlenmeden önce daha
iyiydik”, “ne yapmam lazım bilemiyorum” vb. Bu yakınmaları söyleyen
ve evlenene kadar hiçbir problem yaşamadıklarını ifade eden bu çiftler,
evlendikten sonra var olan her anlaşmazlığın ve tartışmanın kaynağını acımasızca
evlilik kurumuna bağlama yanlışlığına da düşüyorlar. Belki de “evlenmeseydik
bunlar başımıza gelmezdi” diye düşünüyorlar. Ancak inatlaşmaları, karşılıklı
atışmaları, ego tatminsizliklerini veya karakter farklılıklarının doğurduğu
mutsuzluklarını ve söylenemeyen, ön yargılı davranışlar sonucu görülemeyen
gerçekleri evlilik kurumunun değil, kişilerin kendilerinin yarattıklarını
kabul etmede de zorlanıyorlar. İşte bu nedenlerden dolayı evlilik danışmanlığının
amacı, çiftlerin kendi başlarına çözemedikleri her türlü problem ve çatışmaları
terapist ile beraber anlamaya çalışmaları ve çözüm yollarını öğrenmeleridir.
Evlilik danışmanlığında
en kolay çözüm getirdiğimiz konular; yanlış anlamalardan kaynaklanan
sorunlardır. Çünkü olayın görünen yönü kadar görünmeyen yönünden de bakılmasının
önemini anlattığımızda, çiftler çok rahat bir şekilde yanlışlarını buluyorlar.
Evlilik danışmanlığında
çiftlere ev ödevleri verilerek birbirilerini yeniden tanımaları istenebilir.
“O’nu
nasıl tekrar elde edebilirsiniz?” bu ödevlerden en önemlisidir.
Unutulmamalıdır ki, eşimizi her gün yeniden keşfetmek veya baştan çıkarmak
mümkündür. Bu ödev ile, canınız sıkkınken tartışmaya kalkışmama, eşinizin
veya sizi sıkıntıya sokan durumların olumlu yönlerini bulmaya çalışma,
kendinize ait uğraşlar bulma, eleştirmekten uzak durma, ortak ilgi alanları
bulma, O’nu kimseyle kıyaslamama, arkadaşlarıyla geçirdiği anları kısıtlamama,
O’nda beğendiğiniz yönleri dile getirip takdir etme, ailesi hakkında olumsuz
sözler söylememe, işinizi eve getirmeme, evde kendinize özen gösterme vb.
konuların, evliliğinizi canlı tutmada ve aşkınızı alevlendirmede ne kadar
çok işinize yarayacağını görmeniz amaçlanır.
Evlilik Kurumunu
Zedeleyen Nedenler
*İletişim eksikliği,
*Uzlaşmada
güçlük,
*Kaynana sorunları,
*Erken boşalma,
cinsel isteksizlik gibi cinsel işlev bozuklukları,
*İlgi eksikliğine
bağlı duygusal tatminsizlik,
*Maddi konularda
var olan anlaşmazlıklar,
*Akraba ilişkilerinde
var olan problemler,
*Sürekli tartışma
ve fikir ayrılıkları,
*Çocuklarla
ilgili fikir ayrılıkları ve çatışmalar,
*Eşe despotça
hükmetme,
*Alkolizm,
*Her türlü
şiddet,
*Güven duygusunun
zedelenmesi,
*Evlilik dışı
ilişki.
Evlilikte
Altın Kurallar
1-Evlilik piramidine
uyun,
2-Emir cümlesi
kullanmayın,
3-Yargılayıcı
ve suçlayıcı olmayın,
4-Rolleri paylaşın,
5-İletişime
ve karşılıklı anlayışa önem verin,
6-Kıyaslamayın,
7-Sevgi, saygı
ve güven bağını kurun,
8-Egosunu ihmal
etmeyin,
9-Cinsel hayatınızı
renklendirin,
10-Eşinizi
değil, kendinizi değiştirin.
1-Evlilik
Piramidi
Çocuk olmamış
bir evlilikte piramidin tepesinde çift vardır. Bir alt basamakta yani ikinci
sırada çiftin ailesi yer alır. Üçüncü sırada ise çiftin arkadaşları ve
dostları yer alır. Çocuk olunca çift ikinci sıraya iner. Çocuk piramidin
tepesine yerleşir. Çiftin ailesi üçüncü sıraya, çiftin arkadaşları ve dostları
ise dördüncü sıraya iner. Birinci ve ikinci sırada yer alanların birlikte
bulundukları bir ortamda, ikinci sırada yer alan birine, birinci sırada
yer alan birinden daha fazla ilgi gösterirseniz, bu çatışma nedenidir.
Çünkü evlilik iki ayrı hayatın iki ayrı hayat kalarak tek bir hayat oluşudur
ve herkes sırasını bilmelidir.
2-Emir Cümlesi
Kullanmayın
Asla emir cümlesi
kullanmayın. Kullandığınız her emir cümlesi partnerinizin bilinç altı korkuları,
endişelerini, kaygılarını tekrar bilinç dışı yaşamasına neden olabilir.
Ufak bir sorunun nasıl anlamadan büyük bir sorun haline geldiğine tanık
olursanız, şaşırmayın, altında mutlaka, gizili bir emir cümlesinin yattığı,
bilinç altı çatışmalar vardır.
3-Yargılayıcı
ve Suçlayıcı Olmayın
Düşüncesiz
davranışlar ya da kırıcı sözler ilişkinizi zedeleyebilir. Asla yargılayıcı
ve suçlayıcı olmayın ama gerekirse önce kendinizi sonra eşinizi yargılayın.
Soru sorun ama sorguya çekmeyin. Eşiniz kızgınken siz sakin olun. Bir sorunla
karşılaştığınızda, biriniz ateşken diğeriniz su olun, kimin suçlu olduğunu
bulmaya çalışmak yerine sadece çözüme yoğunlaşın ve çözümü konuşun. Unutmayın
her fani, ne kadar yumuşak ve sevgi dolu davranılırsa davranılsın, suçlanmaktan
hoşlanmaz, eleştirilmekten endişe duyar. Bu yüzden yaptığı işi tam olarak
sizin istediğiniz gibi yapamasa da anlayış gösterin ve başarısızlığını
yüzüne vurmayın. Örnek olarak; konuşma tarzınızı değiştirin ve “yemek çok
kötü olmuş, iyi bir aşçı değilsin” demek yerine “yemeğe koyduğun baharatlar
yemeğin tadını değiştirmiş, lezzetini saklamış” deyin.
4-Rolleri
Paylaşın
Mutlu bir evlilikte
rollerin paylaşımı çok önemlidir. Ayrıca baskın rolün eşit dağılmış olması
da esastır. Ancak arada bir küçük numaralar yaparak rol dağılımında değişiklikler
yapabilirisiniz, bu sizin yararınıza olabilir. Her rolün bir kuralı vardır,
bu yüzden partnerinizin kurallarını anlayıp, bu durumu lehinize çevirmeye
çalışın.
5-İletişim
ve Karşılıklı Anlayışa Önem Verin
Yalnızca konuşmak
yerine iletişim kurmayı öğrenin. Kaçmak veya vazgeçmek yerine iletişim
kurmak için çaba gösterin. Sırlarınızı paylaşın. Karınız anneniz veya kocanız
da babanız gibi olmak zorunda değildir. Çocukların yetiştirilmesinde ortak
karar verme, ekonomik konularda anlaşma, boş zamanların birlikte geçirilmesi
ve cinsellik konularında sık sık duygu ve düşünce alışverişinde bulunun
ve uzlaşmanın erdemini öğrenin. Çünkü biraz bükülmek kırılmaktan daha iyidir.
Eşinizle onu iğnelemeden, kendi durumunuzdan ve hissettiklerinizden kısaca
bahsederek konuşmaktan korkmayın. Bu sayede kuracağınız iletişim ile hoşlanmadığınız
durumları ve problemlerinizi anlamasına yardımcı olabilirsiniz. Sinirinin
neresi olduğunu bilin ve ona asla basmayın. Tartışmalarda yapıcı olmaya
çalışın ve fazla ısrarcı olmayın. Tartışma uzuyorsa başka odaya geçin.
Kızgınlık veya küfürlerinizi kendinize saklayın. Asla eşinizi aşağılamayın.
Her konuya yorum getirip fikrinizi söylemeyin, bekleyin önce partneriniz
fikrini söylesin. Ayrıca her söylediğinizi doğru kabul etmesini de beklemeyin.
Unutmayın, herkes gibi siz de yanılabilirsiniz. Partnerinizin fikirlerini
beğenmeseniz de dinleyin ve karşılığında kendinizi mutlaka fikir söylemek
zorunda hissetmeyin. Olumlu düşünmeye çalışın ve aklınıza gelenleri empati
kurarak partnerinize aktarmaya çalışın. Her zaman ille de eşit olmak için
çabalamayın. Partnerinizden ne istediğiniz konusunda her zaman açık olun.
Örneğin; partnerinizden sarılmasını istiyorsanız, bunu anlamasını beklemeyin,
kısa bir cümleyle hemen söyleyin. Yoksa o anın büyüsü kaybolabilir.
6-Kıyaslamayın
Eşinizi başkalarının
eşleri ile asla kıyaslamayın. Bu ciddi bir tartışma nedenidir.
7-Sevgi,
Saygı ve Güven Bağını Kurun
Birbirinizin
mahremiyetine saygı gösterin. Dünyayı eşinizin bakış açısından görmeniz
şart değil sadece saygı gösterin. Yalan iyi bir evliliğin en kötü düşmanıdır.
Asla yalan söylemeyin. Aç, hasta, yorgun, kızgın, yemek sofrasında ve en
önemlisi başkalarının yanında tartışma yaratabilecek konulara asla girmeyin.
Bu durum var olan sevgi, saygı ve güven bağını zedeleyebilir.
8- Egosunu
İhmal Etmeyin
Evlilikte her
şey yolunda giderken beğenilmek ve çekici görünmek çok önemli olmayabilir.
Ama sorunlar çıkmaya başladığında egonun tatmin edilmiş olması, sorunların
çözümüne yardımcı olabilir. Herkes kendisine aşık olunmasından, güzel sözler
duymaktan hoşlanır.
9-Cinsel
Hayatınızı Renklendirin
Birbirinizle
yeni cinsel konularda açık olun, konuşmaktan korkmayın, utanmayın. Sık
sık birbirinize dokunun, öpüşün, el ele tutuşun hatta uzaktan bakışarak
flört edin. Cinselliği asla ceza olarak uygulamayın. Yatağınızı ayırmayın.
Daima neşeli, bakımlı, pozitif görünün. Yatağa hiçbir zaman küs girmeyin.
Kulağına ara sıra açık saçık şeyler fısıldayın.
10-Eşinizi
Değil Kendinizi Değiştirin
Evlilik isteyerek
belli özgürlüklerinizden vazgeçmenizi ister. Yaklaşık 3 yıllık bir sürecin
sonunda çiftler değişerek gelişme aşamasını atlatmalıdırlar. Bu süre içinde
yanlış yapmazsanız doğruyu bulmanız çok kolay olacaktır. Asla partnerinizi
değiştirmeye çalışmayın, sadece yorulur ve öfkelenirsiniz. Bunun yerine
önce partnerinizin iyi tarafları ön plana çıkarın, davranışlarınızla ona
yol gösterin. Davranışlarınızla savaşan iki ordu değil aynı safta yer alan
bir çift olduğunuzu hissettirin. Hatta gerekirse kendinizden fedakarlık
yapın, kendinizi biraz değiştirip, partnerinizin size yaklaşmasına yardımcı
olun. Karşılıksız verin. Bağışlamayı öğrenin. Hatta bazen alttan almanız
gerekebilir.
Son tahlilde;
dünyanın neresinde olursak olalım, evlilikte altın kurallar değişmez. Ne
kadar modern, ne kadar batılı vs. olunsa da evlilikte altın kuralların
dışına çıkıldığında evlilik kurumu yürümez, tökezler.
Unutmayın,
keramet nikahta değil sonrasındadır.
|