Yüzyıllardır hayatın tam ortasında varlığını koruyan, toplum tarafından kabullenilmeyen, utanç verici bir unsur olarak değerlendirilen, ancak yeni yeni tartışılmaya ve adı konulmaya başlanan bir olgu olan eşcinsellik hakkında Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği - CİSED bir anket çalışması yaptı. İşte çok tartışılacak ve gündem yaratacak olan basın açıklamasından çarpıcı başlıklar:
Eşcinsellik nedir?
Dünya kadar eski olan eşcinselliğin kişinin
cinsel olarak kendi cinsine ilgi duyması olarak tanımlanabileceğini söyleyen
CİSED
Genel Sekreteri Cinsel Terapist Psk.Gülüm Bacanak; “Eşcinsellere verilen
adlardan en çok kullanılanlardan biri de yabancı bir dilden aktarılmış
olan homoseksüel kelimesidir. Türk Dil Kurumu'nun Türkçe Sözlüğü’nde
homoseksüelin karşılığı ise; cinsel isteklerini kendi cinsinden kimselerle
yatıştırmak huyunda olan kimsedir. Cinsel terslik olarak ta adlandırılan
eşcinsellik; erkek veya kadın olarak bir insanın libido yönelimi ve doyumu
itibariyle yine kendi cinsine sevgi ve cinsel ilişki arzusu ile dönmesidir”
dedi.
Eşcinsellik ruhsal bir bozukluk mudur?
“Eşcinsellik bir ruhsal bozukluk mudur?”
sorusunun genel hekimlik uygulamasında önemli bir sorun olduğunun altını
çizen CİSED Başkanı Cinsel Terapist Dr.A.Cem Keçe; “Çünkü ruhsal
bozukluk veya anormal davranış, göreceli kavramlardır. Zira öncelikle normalin
tarif edilmesi gerekir. Yaşadığı toplumdaki kişilerin çoğunluğunun değer
yargılarını benimseyen ve toplumun geneline uygun davranan birey normal,
aykırı hareket eden birey ise anormal olarak adlandırılabilir. Bu
açıdan bakıldığında eşcinsellik anormal bir davranış olarak görülebilir.
Ancak ruhsal bozukluk olup olmadığını belirleyen en önemli etken ise; kişinin
kendini nasıl hissettiğidir. Eşcinsellerin kendilerini suçlu, huzursuz,
yalnız, depresif, sıkıntılı ve gergin hissetmeleri sık rastlanan bir durumdur.
Yani ruhuna ve benliğine aykırı olduğu halde eşcinsel eylemlerini sürdürmek
zorunda kalmak veya dürtüyü kontrol edememek kişide ruhsal sıkıntı
yaratabilir. Bu açıdan baktığımızda da eşcinsellik bir ruhsal bozukluktur,
bir cinsel eğilim bozukluğudur, bir cinsel kimlik bozukluğudur” dedi.
Eşcinsellikte ne nedir?
Eşcinsellik kavramının birçok farklı eğilimi
veya tanımı içinde barındırabileceğine dikkat çeken CİSED Genel Sekreteri
Cinsel Terapist Psk.Gülüm Bacanak; “Türkiye’de eşcinsel denince çoğu
kişinin aklına ağır makyajlı şarkıcılar, travestiler, kırıtarak yürüyen
ve kadınsı giyinip konuşan dar blucinli genç erkekler geliyor. Tabi bu
durum bir kavram karmaşasını da beraberinde getiriyor: Travesti ve eşcinselin
farkı nedir? vb. Eşcinsel; kendi cinsine ilgi duyan kişidir. Biseksüel;
her iki cinse de ilgi duyan kişidir. Heteroseksüel; karşı cinse
ilgi duyan kişidir. Lezbiyen; eşcinsel kadındır. Gay ise
eşcinsel erkektir. Travesti; kendi biyolojik cinsiyetinden memnun
olan ve karşı cinsin giysilerini giymekten hoşlanan kişidir. Transseksüel
ise; kendi biyolojik cinsiyetinden memnun olmayıp karşı cinse geçmek
isteyen ya da geçmiş kişidir. Homofobi ise eşcinsellere yönelik
kaygı, korkuya da nefret olarak tanımlanabilir” dedi.
Eşcinsellik yaygın mı?
ABD’de yapılan araştırmalara göre, erkeklerin
%20’nin, kadınların ise %18’nin eşcinsel eğilim göstermekte olduğunu ifade
eden CİSED Başkanı Cinsel Terapist Dr.A.Cem Keçe; “CİSED olarak
2004 yılından beri yaptığımız ve şu an itibarıyla 5000 kişiye ulaştığımız
Eşcinsellik Anketi'mize göre ülkemizde eşcinsellik oranı %12
gibi gözükmektedir. Ancak konunun hassasiyeti ve gizli eşcinsellerin sayısı
göz önüne alındığında bu oranın daha fazla olması muhtemeldir” dedi.
Eşcinsellik daha çok ergenlikte fark
ediliyor
Kişilerin, eşcinsel olduklarını genellikle
ergenlik döneminde fark ettiklerinin altını çizen CİSED Genel Sekreteri
Cinsel Terapist Psk.Gülüm Bacanak; “Bir kısım eşcinsel eğilimlerini
çoğunlukla uzun süren ve çoğunlukla kendileri için tatmin edici olan heteroseksüel
bir cinsel yaşam sonrası fark edebilir. Bir kısmı da ömür boyunca bu kimliklerini
gizli tutmakta ve eşcinsellikle ilgili düşünce ve duygularını eyleme geçirememektedir.
Çünkü eşcinseller toplumda yaygın olan eşcinsellere yönelik kaygı, korku
ya da nefret nedeniyle cinsel yönelimlerini bir süre ret ederler ve kendilerini
heteroseksüel ilişki kurmaya veya karşı cinse ilgi duymaya zorlarlar. Ama
eşcinseller ilerleyen yıllarda, ekonomik ve toplumsal anlamda yer edindiklerinde,
kendilerini daha rahat ifade edebilme yetisi kazandıklarında, sosyal konumları
ve kişilikleri sağlamlaştıkça, kendilerine güvenleri arttığında, hayatlarını
kendi istedikleri doğrultuda yaşama isteklerini eyleme dönüştürmeye ve
eğilimlerini açığa vurmaya başlarlar” dedi.
Eşcinsellere karşı değiliz
CİSED olarak eşcinsellere karşı olmadıklarını
ve kendi haklarını koruyabilmekte karşılaştıkları sorunlarla daha kolay
başa çıkabilmeleri için haklarını savunmaları gerektiğine inandıklarını
ifade eden CİSED Başkanı Cinsel Terapist Dr.A.Cem Keçe; “Eşcinsellerin
saygın ve ahlaki değer yargılarına uygun yaşam tarzlarına, örgütlenme haklarına,
varoluş ve özgürlük mücadelelerine saygı duyuyoruz. Ancak eşcinselliğin
doğal bir eğilim ve normal bir durum olduğunun ilan edilmesine, yaygınlaştırılması
veya özendirilmesi çabalarına, topluma bir model veya üçüncü bir cinsiyet
olarak sunulmasına karşıyız. Bu bağlamda medyaya, cinsel terapistlere
ve hekimlerimize görevler düşmektedir.” dedi.
Toplum eşcinsellik konusunda ikiyüzlü
davranıyor
Toplumun sahnede eşcinselleri alkışladığını
ama sokakta gördüğünde ise dışlayarak aşağıladığını ifade eden CİSED
Genel Sekreteri Cinsel Terapist Psk.Gülüm Bacanak; “Türk toplumu eşcinsellik
konusunda ikiyüzlü davranmaktadır. Ayrıca bazı TV dizilerinde ve filmlerde
sigara içilen veya şiddet içeren sahnelerin sansürlenmesi uygulamasını
destekleyen toplum, medya, cinsel terapist ve bazı hekimler; nedense eşcinsel
çağrışımlarda bulunan kişilerin ön plana çıkarılması veya özendirilmesi
konusunda aynı hassasiyeti göstermemektedirler. Çünkü toplumun eşcinselliğe
ikiyüzlü davranması gibi medya, cinsel terapist ve bazı hekimlerimizde
bu konuda ikiyüzlü davranmaktadır. Özellikle son yıllarda, eşcinselliğin
medya tarafından hem hedef olarak gösterilmesi, hem de her bireyin kendine
entegre edebileceği bir üst kimlik olarak sunulması ve erkek egemen bir
toplum olan ülkemizde, erkek eşcinsellerin doğrudan bir dışlanmaya veya
aşağılanmaya maruz kalırken, kadın eşcinsellerin cinsel bir obje olarak
görülmeleri de ikiyüzlülüktür” dedi.
Gerçek, yalancı ve gizli eşcinsellik
nedir?
Eşcinselliğin açık ve gizli olarak ikiye
ayrılabileceğini ifadede eden CİSED Başkanı Cinsel Terapist Dr.A.Cem
Keçe; “Açık eşcinselliği, gizli eşcinsellikten ayırt etmek gerekir.
Açık eşcinsellikte kişi, eşcinsel duygu ve dürtülerinin bilincedir,
cinsel yöneliminin nesnesi bellidir. Toplumsal yargı ve baskılardan
korksa da, bunalsa da ve bunu kendisi için sorun olarak kabul etse de;
bu duygu ve dürtülerin doyurulmasını ister ve uygun eş bulunca kendisine
haz veren cinsel eylemleri olur. İki tipi vardır, bunlar; 1-Gerçek Eşcinsellik
- Egosintonik Eşcinsellik: Eşcinsel eğilim, dürtü, duygu ve davranışlarından
acı çekmeyen, bunaltı duymayan ve kendi benliği içinde uzlaşmış, eşcinselliğe
uyum yapmış kişilerdir. 2-Yalancı Eşcinsellik - Egodistonik Eşcinsellik:
Eşcinsel
eğilim, dürtü, duygu ve davranışlarından acı çeken, bunaltı duyan, benliğe
yabancı eşcinselliği olan kişilerdir. Gizli Eşcinsellik - Latent Eşcinsellik
ise; dinamik bir kavramdır ve kişi, benliği tehdit eden ve benlik tarafından
kabul edilemez olan eşcinsel dürtü ve eğilimlerinin bilincinde değildir.
Bu dürtülerin hem bilinçdışı güçlü bir etkinlik taşımaları, hem de benliğe
yabancı olmalarından dolayı; kişi bir yanda, bilinçdışı yasak ve kabul
edilemeyen dürtü ve eğilimler; öbür yanda benliğin bunları bilinçten uzak
tutma ve bu dürtülerle savaşma gereksinimi arasında kalır. Bu çatışma içinde
kalan benlik kendisini homofobi, aşırı erkeklik çabaları, maçoluk, aşırı
eşcinsellik düşmanlığı gibi değişik savunma düzenekleri ile savunmaya
çalışır. Burada amaç; bilinçdışı olarak, başkalarının kendisini eşcinselmiş
gibi görecekleri korkusunu yenmek ve aşırı erkeksi davranışlarla eşcinsel
olmadığını kanıtlamaktır” dedi.
Eşcinselliğin nedenleri nelerdir?
Eşcinselliğin çoğunlukla zor ve acı dolu
bir sürecin sonunda oluşan bir durum olduğuna dikkat çeken CİSED Genel
Sekreteri Cinsel Terapist Psk.Gülüm Bacanak; “Eşcinselliğin nedenlerini
anlamamız çok önemlidir. Çünkü önemli olan yaygınlaşmasının önlenmesidir.
Eşcinselliğin nedenleri şunlardır: Genetik yatkınlık, hormonsal bozukluklar,
çocukluk döneminde şiddete maruz kalmak, tacize ve tecavüze uğramak, çocuklukta
karşı cinsle ilgili yaşanmış kötü bir deneyim, ciddi aile sorunları, aşırı
otoriter bir babanın varlığı, baba veya figürlerinin çocuğun hayatında
olmaması, aşırı duygusal veya içine kapalı bir yapıya sahip olunması, erken
boşalma, iktidarsızlık, vajinismus veya disparoni gibi cinsel işlev bozuklukları
nedeniyle yaşanan başarısız ve aşırı sorunlu cinsel deneyimler, yanlış
yetiştirilme yani erkek çocukların kız gibi, kız çocuklarında erkek gibi
yetiştirilmesi, ebeveynler başta olmak üzere yakın çevrede eşcinsel eğilimleri
olan kişi veya kişilerin modellenmesi, örnek alınması, kızların daha yumuşak
tavırları olan erkekleri, erkeklerin ise daha erkeksi tavırları olan kızları
aralarına alma eğilimleri, yazılı ve görsel medyanın eşcinselliği özendirici
yayınları vb.” dedi.
Eşcinsellik ile ilgili mitler
Eşcinsellikle ilgili bazı yanlış inanışların
yani mitlerin sık olmasının, bu konu hakkında bilgisizliğin de bir göstergesi
olduğunu ifade eden CİSED Başkanı Cinsel Terapist Dr.A.Cem Keçe;
“Geleneksel ve manevi değerleri kuvvetli olan ülkemizde; eşcinsellikle
ilgili en sık görülen mitler şunlardır: Erkek eşcinseller kadınlığa özenir
ve kadınsı hareketleri ile kolayca tanınırlar. Eşcinseller, erkeklerin
peşinde koşar. Sadece pasif rolde cinsel ilişki kurarlar ve aktif rolde
olanlar heteroseksüeldir. Eşcinsel ilişkide anal seks kuraldır. Evlendirilirse
eşcinsel değişir, düzelir vb” dedi.
Aktif veya pasif diye birşey yoktur
Türkiye’nin eşcinseller açısından bakıldığında
reddedici ve kabul edici olmayan ülkeler gurubuna yakın olduğuna
dikkat çeken CİSED Genel Sekreteri Cinsel Terapist Psk.Gülüm Bacanak;
“Ülkemizde cinsiyet rolleri kesin sınırlarla ayrılmıştır. Kadınsı davranan
erkeklere tepki vardır ve karşı cinse ait davranışlar göstermek eşcinsellikle
eş tutulur. Hatta aktif rolde eşcinsel ilişki çoğunlukla erkek baskınlığının
bir özelliği gibi görülür ve pasif roldekiler eşcinsel olarak nitelenir.
Ancak eşcinsellikte aktiflik veya pasiflik diye bir kavram yoktur.
Kendi cinsiyle ilişkiye giren herkes, aktif olsun, pasif olsun eşcinsel
eğilim göstermektedir” dedi.
Eşcinseller tedavi olmak istiyor
Eşcinselliğin heteroseksüelliğe yani karşı
cinse ilgi duyulması durumuna dönüşme isteği ile ilgili bazı analitik ve
varoluşsal yaklaşım, bilişsel ve davranışçı teknikleri içeren cinsel terapilerin
mevcut olduğunun altını çizen CİSED Başkanı Cinsel Terapist Dr.A.Cem
Keçe; “Cinsel eğilimleri hakkında akılları karışmış veya eğilimlerini
değiştirmek istediklerinde tedavi araştıran bireylerin sayısı, son birkaç
yıldır etkileyici bir şekilde artmaktadır. Çünkü cinsel kimlik karmaşasının
anlamı ülkemizde çok farklıdır ve bu nedenle kendini ifade etmiş lezbiyen,
eşcinsel veya biseksüellerin, kendilerine ve diğerlerine, korku, utanç
ve nefretle bakmaları sık rastlanan bir durumdur. Ayrıca Eşcinsellik
Anketi'mize göre; eşcinsellerin tecrübe ettiği içselleştirilmiş
homofobi derecesi de etkileyici bir şekilde artmaktadır. Eşcinseller
şiddetli cinsel eğilim karmaşası veya cinsel kimlik bozukluğuna bağlı,
kendinden nefret davranışı sergilediğinde, genellikle daha derin sıkıntılar
ortaya çıkmaktadır. Homoseksüel ve cinsel kimlik sorunları olan hastalara
yapılan cinsel terapi, özünde normal hastalarla olan cinsel terapiden çok
da farklı değildir. Cinsel terapistler; başvuranın o anda üstündeki
baskıları ve neden başvuruda bulunduğunu ortaya çıkarmalı ve cinsel terapinin
hedefini netleştirmelidir. Çünkü cinsel terapi ile benliğe yabancı eşcinsellik
değiştirilebilir. Esas olan eşcinsel kişinin değişime olan inancı ve
istediği kadar neden eşcinselliğin meydana geldiğidir. Öncelikle "neden?"
sorsunun yanıtı cinsel terapist ve hasta tarafından ne olarak ortaya konur
ve içselleştirilir. Ardından hastanın bu nedenselliği ortadan kaldıracak
güçleri ortaya çıkarılır. Sonrasında hastanın "nasıl üstesinden geleceğim?"
sorusuna cinsel terapist net bir yanıt verir ve hastaya rehberlik yapar.
Cinsel terapist hastanın sonuca değil sürece odaklanmasını, kendiyle barışmasını
sağlar. Cinsel terapi sürecinde eşcinselliği heteroseksüellikten daha az
arzulanır hale getiren yada eşcinsellikten alınan zevki azaltmaya yönelik
olan ve hipnoz altında psikodrama çalışmalarıyla desteklenen teknikler
kullanılabilir. İktidarsızlık, erken boşalma gibi diğer cinsel işlev bozuluklarına
göre tedavide başarı oranı çok yüksek olmasa da zaman zaman yüz güldürücüdür.
Diğer bir yaklaşım biçimi de özgüven arttırıcı çalışmalarla birlikte, heteroseksüel
yeni bir ilişkiyi keşfetmelerine yardımcı olmak ve bu süre boyunca izlemektir.
Başvuranla ilk olarak fantezi çalışmaları yapılır ve cinsel ilişki kuran
heteroseksüel bir çifti hayal etme gibi geçiş fantezileri kullanılabilir.
Bu arada fanteziler sırasında ortaya çıkan iğrenme, kaçınma gibi davranışlar
ve duygular, tartışılır ve gerekirse sistematik duyarsızlaştırma çalışmaları
uygulanabilir. Diğer bir alternatif yaklaşımda, orgazmik yeniden koşullanma
adını verdiğimiz; eşcinsel fantezilerle uyarıldıktan sonra orgazma yakın
bir basamakta heteroseksüel bir fanteziye geçilmesi ve orgazmın sağlanmaya
çalışılmasıdır. Bu teknikte heteroseksüel fantezi giderek daha erken canlandırılmaya
başlanır. Fantezi safhasından sonra da karşı cinsten biriyle yemeğe gitme,
yakınlaşma ve fiziksel temas kurmayla ilgili çalışmalara geçilir”
dedi.
Tedavi arayışındaki eşcinsel hastaları
"bu sizin cinsel tercihiniz" diyerek geri çeviriyorlar
Bazı hekimlerin ve cinsel terapistlerin,
yaşadıklarından rahatsızlık duyan ve tedavi arayışına giren eşcinsel hastaları
"bu
sizin cinsel tercihiniz, değiştiremeyiz" diyerek geri çevirdiğini ifade
eden CİSED Genel Sekreteri Cinsel Terapist Psk.Gülüm Bacanak; “Eşcinsel
eğilim, dürtü, duygu ve davranışlarından acı çeken, bunaltı duyan, benliğe
yabancı eşcinsellik yaşayan kişilerin her geçen gün daha fazla artan bir
oranla tedavi arayışına girdiğini görüyoruz. Eşcinsel hastalarla çalışacak
cinsel terapistlerin sayıca az olması kadar, bu hastaları kabul etmeyen
ve yaşadıklarını bir tercih olarak değerlendirip onları bu yaşantıya mahkum
kılan hekimlerin ve cinsel terapistlerin varlığı da tedavi arayışındaki
eşcinsel hastaların karşılaştığı engellerdir. Çünkü ruh sağlığı profesyonelleri
de bu konuda ikiye bölünmüş durumdadır. Ne yazık ki eşcinsel yönelimi
değiştirmeye yönelik herhangi bir tedavi girişimini etik bulmayan ve başarılı
olma şansı olmadığını iddia eden bazı cinsel terapist veya hekim arkadaşlarımız;
eşcinselliği normal bir durum olarak lanse etmekte, istemeyerek veya bilmeyerek
eşcinselliğin yaygınlaşmasına zemin hazırlamaktadırlar. Bir cinsel
terapist hastanın yürekten değişim isteğine kayıtsız kalmamalıdır ve "yeterki
inan ve iste, başarabilirsin" diyerek elinden geldiğince ona yardımcı
olmalıdır. Cinsel terapistler için farkında olmadıkları homofobik tutumları
kadar eşcinselliği 3. bir cinsiyet olarak tavsiye etmeleri de kaygı verici
bir davranıştır.” dedi.
Eşcinsellik saygın bir seçenek olarak
yaşanmalıdır
Gerçek yani egosintonik eşcinsellerin
genellikle tedavi yani cinsel tercihlerini değiştirme taleplerinde bulunmadıklarının
altını çizen CİSED Başkanı Cinsel Terapist Dr.A.Cem Keçe;
“Kendi benliği içinde uzlaşmış, eşcinselliğe uyum yapmış ama eşcinselliğini
yaşama konusunda sıkıntı duyan gerçek eşcinseller cinsel terapide; daha
rahat konuşmaları konusunda cesaretlendirilmeye çalışılmalı, yaşadıkları,
duygu ve düşünceler normalize edilmeli ve eşcinselliğin topluma ters
düşmekle birlikte saygın bir seçenek olarak yaşanabileceği vurgulanmalıdır.
Ayrıca eşcinsel duygular ve aşkla ilgili suçluluk duyguları, aynı cinsten
biriyle beraber kapalı bir ilişki kurmanın yaratacağı zorluklar, eşcinsel
ilişkideki güçlükler ve toplumla ilgili ortaya çıkabilecek çatışmalar gibi
konularda mutlaka çalışılması gerekir. Çünkü birçok eşcinsel, ülkemizde
halen çok önemsenen evlilik, çocuk sahibi olmak, din ve ahlaki değerlerin
baskısı altında ciddi içsel çatışmalara ve sosyal baskılarla karşılaşmakta
ve kişi kendisini eşcinsel olarak nitelemekte bile güçlük çekmekte, diğer
bir deyişle kendini bulma süreci çok daha zor ve uzun olmaktadır”
dedi.
Ülkemizde yeterli cinsel terapist yok
Cinselliğinden ve kendinden nefret eden,
kendine güvenini kaybetmiş insanlar yaratmak yerine; uyumlu, mutlu, üretken,
cinselliğini ve sevgisini kendi tercihi doğrultusunda kullanabilen insanların
oluşmasına katkıda bulunulmasının önemine değinen CİSED Genel Sekreteri
Cinsel Terapist Psk.Gülüm Bacanak; “Bu bağlamda toplumun her kesimine,
devlet kurumlarına, sivil toplum kuruluşlarına, medyaya ve başta ruh sağlığı
profesyonellerine büyük görevler düşmektedir. Eşcinsellik konusunda yeterli
eğitim almış ve vaka tecrübesi olan, homofobik özellikleri olmayan ya da
bu özelliklerinin farkında olan, eşcinsel alt kültürüne saygılı, yargılayıcı
olmayan cinsel terapistlere her geçen gün daha fazla ihtiyaç vardır.
Çünkü maalesef ülkemizde yeterli sayıda cinsel terapist yoktur.
CİSED olarak her 3 ayda bir cinsel terapi eğitimi programı açtık. Ruh sağlığı
profesyonellerinin hızlandırılmış ve yoğunlaştırılmış Cinsel Terapi
Eğitimi'ne ilgisi her geçen gün artmaktadır. Son olarak aile desteğinin
olmaması, cinsel terapistin kendisindeki ya da başvurandaki homofobinin
farkında olmaması, yardımcı organizasyonların eksikliği ve eşsiz başvurular
ülkemizde eşcinsellerle çalışırken karşılaşılan güçlüklerden bazılarıdır”
dedi.
Nasıl bir cinsel terapiste başvurulmalıdır?
Eşcinsellerin de cinsellikle ilgili yakınmalarının
olabileceğini söyleyen CİSED Başkanı Cinsel Terapist Dr.A.Cem Keçe;
“Eşcinsellerin cinsellikle ilgili yakınmalarını, eşcinsel olmakla ilgili
kaygılar ve karşı cinsle ilişki kurabilme isteği gibi, cinsel işlev
bozuklukları ve yönelim bozukluğu biçiminde iki ana başlık altında
toplayabiliriz. Ayrıca eşcinsellerin cinsel sorunları ile ilgilenen cinsel
terapistlerin bazı konuları dikkate alması gerekir. Yani cinsel terapist
onaylayıcı ve destekleyici olmalıdır, kendi duygularının farkında olmalıdır,
homofobisini tartmalıdır ve uğraşamayacaksa başvuranı uygun bir cinsel
terapiste sevk etmelidir. Eşcinsel topluluk ile çalışmak terapistlerin
genellikle okulda öğretilmeyen şeyleri öğrenmelerini sağladığı için klinisyen
bu çalışmadan hastalara nazaran daha çok faydalanmaktadır. Öncelikle
cinsel terapist normal ve anormal cinsellik hakkındaki tüm yerleşmiş fikirlerini
silmelidir. Cinsel terapist tüm erotik çeşitliliğe açık olmalı ve tüm yargılarını
askıya almaya razı olmalıdır. Eşcinselliğini umutsuzca yaşayan çoğu
hasta, hayat tarzlarının bir otorite tarafından onaylanmasına ihtiyacı
duyabilir. Bu onaylanma sosyal olarak damgalanmış çoğu hasta için kesinlikle
terapötik deneyimin önemli bir yönüdür. Cinsel terapistler aynı zamanda
eşcinsel topluluktaki gelişmelerden haberdar olmalıdırlar. Bir eşcinsel
dergisine abone olmak, yerel eşcinsel kitapçılarına gitmek ya da www.cinseltip.org
gibi web sitelerde periyodik araştırmalar yapmak faydalıdır; çünkü değişen
eşcinsel yaklaşımlar hakkında devam eden bir eğitim kursu bulmak zordur.
Eşcinsel toplulukla çalışan cinsel terapistler bilmedikleri konular hakkında
bilgi almak için eşcinsellere soru sormaktan çekinmemelidirler. Kendini
bulma yani coming-out cinsel terapist tarafından bilinmeli, özgüven
ve kimlik krizi açısından diğer eşcinsellerin desteği sağlanmalıdır. Ayrıca
eşcinsel hastanın homofobisi de araştırılmalı ve AIDS hakkında bilgilendirilmelidir”
dedi.
Aileler hemen telaşlanıyor
Cinsel rolün cinsel kimliğe uygun olmadığını
anlayan ailelerin hemen telaşa kapıldığını söyleyen CİSED Genel Sekreteri
Cinsel Terapist Psk.Gülüm Bacanak; “Aileler eşcinselliği çok ağır ruhsal
bir hastalık olarak görüyor. Bu nedenle ailenin eğitim seviyesine göre
çocuklarına yaklaşımları da farklı oluyor. İyi eğitimli bir aile soruna
"yardım edin düzelsin" diye yaklaşırken; bir diğer grup ailede "düzeltin
ya da biz düzeltelim" diye baskıcı yaklaşabiliyor. Biz bu aileleri;
kişinin duygusal ve fiziksel olarak hangi cinsiyetten kişilere ilgi
duyduğunun o kişinin cinsel yönelimiyle ilgili olduğunu ve cinsel yönelim
kavramının fanteziler, duygusal bağlanma, cinsel davranış ve kendini tanımlama
gibi birçok bileşeni olduğunu, bu nedenle insana saygı çerçevesinde yaklaşılmasını,
birlikte yaşadığımız bu dünyayı yalnızca birbirimizi anlayarak güzelleştirebileceğimizi
söyleyerek yatıştırmaya çalışıyoruz. Ama hastanın isterse değişebileceğine
dair de umut veriyoruz” dedi.
Eşcinsel yakını olanlara tavsiyeler
Eşcinselliğin dünyanın farklı yerlerinde
benzer yaygınlıkta görülürken kimi toplumlarda bu kavramın tümüyle
yok sayıldığına dikkat çeken CİSED Başkanı Cinsel Terapist Dr.A.Cem
Keçe; yakınının eşcinsel olduğunu öğrenen ailelere şu önerilerde bulundu:
“Kendini suçlu hisseden yakınınıza dünyada tek eşcinselin kendisi olmadığı
söyleyin ve asla evlendirmeye ya da heteroseksüel bir ilişkiye zorlamayın.
Çünkü bu onları geri dönülmez bir yola sokabilir. Öncelikle eşcinsellik
hakkında daha ayrıntılı bilgi verilmesi, tıbbi ve ruhsal destek için profesyonel
bir yardım arayışına girişin. Bu sizin ve çocuğunuzun durumu net anlamasına
yardımcı olacaktır. Dünyanın sonu gelmiş, çocuğunuz korkunç bir suç işlemiş
ya da yüz kızartıcı bir durum varmış gibi davranmayın, suçluluk, pişmanlık
gibi duygulara kapılmayın ve bunu çocuklarınıza yansıtmayın. Eğer böyle
davranırsanız onu kendinizden uzaklaştırabilir ve yanlış yönlere sapmasına
yol açabilirsiniz. Cinsel yönelimi ne olursa olsun, yakınlarınıza sevgi
gösterin, koşulsuz sevin ve destek olun, onu toplumdan koparmayın, toplumla
saygın bir ilişki kurmasını sağlayın” dedi.
Eşcinsellik boşanma sebebidir
Türkiye'de mevcut tüm kanunlarda eşcinsellik
yönünden bir düzenleme bulunmadığına dikkat çeken CİSED Genel Sekreteri
Cinsel Terapist Psk.Gülüm Bacanak; “Günümüzde ortalama her iki evlilikten
biri boşanmayla sonuçlanmaktadır. Ayrıca evli çiftler genellikle evliliklerinin
bittiğini birbirine ispat etmek için bir evlilik terapistine başvurmaktadırlar.
Evlilik terapisinde kişinin eşcinsel olduğunu terapistine açıklaması bunu
eşine de söylemeye hazırlandığının bir göstergesidir. Eşle yaşanan bu paylaşmanın
ardından eşcinsellik hakim tarafından da boşanma sebebi olarak kabul edilmektedir.
Çünkü kanunlarımıza göre; eşcinsel olan eş, sırf bu gerekçeyle evlilik
içerisinde kusurlu sayılmaktadır” dedi.
Eşcinsellik ve AİDS
Eşcinsellerin partner anlamında eşlerine
daha sadık olduklarını ifade eden CİSED Başkanı Cinsel Terapist Dr.A.Cem
Keçe; “Eşcinsellerin toplumun değer yargılarına uygun bir şekilde
ve kapalı kapılar ardında özgürce cinsel tercihlerini ortaya koymalarında
ve eşcinselliği saygın bir seçenek olarak yaşanmalarında bir sakınca yoktur.
Mesele sınırların aşılması sorunudur. Mesele topluma ve gençlerimize
kötü örnek olacak şekilde eşcinsel yaşantının gözler önünde sergilenmesidir.
Böylece toplumsal önyargılar oluşmakta ve eşcinseller tek gecelik ilişkilere
zorlanmaktadır. Bu durum, eşcinsellerin AIDS'in heteroseksüel nüfusa geçmesinden
sorumlu kişiler olarak sıklıkla günah keçisi ilan edilmelerine ve CİSED
olarak üzerinde önemli durduğumuz bir konu olan AIDS görülme oranında artışlara
yol açmaktadır. AIDS'in ilk ortaya çıktığı yıllarda teşhis konan hastaların
çoğu eşcinseldi. Fakat hastalığın belli bir süre sonra eşcinseller dışında
da görülmesi hastalığı sadece eşcinsellerin taşıyabileceği tezini çürüttü.
Ancak eşcinseller dışında kalan toplum içinde bulunduğu bu riski kabullenmekte
zorlandı ve bu da hastalığın yayılmasında çok büyük rol oynadı.”
dedi.
Eşcinseller şiddete maruz kalıyor
Anket sonuçlarına göre eşcinsellerin cinsel
yönelimlerinden dolayı dışlanma, damgalanma, utanma, şiddet görme,
cinsel tacize uğrama gibi sorunları yaşadıklarına dikkat çeken CİSED
Genel Sekreteri Cinsel Terapist Psk.Gülüm Bacanak; “Cinsellik ve cinsel
yaşam kişiye özeldir ve kişilerin bunu gönül rahatlığıyla yaşayabilmeleri
gerekir. Özel yaşam, karışılamaz bir insanlık hakkıdır. Cinsel özgürlüğün
ve cinsel yaşamın da bu alanda önemli bir yeri vardır. Bu nedenle cinsel
tercihlerini toplum normlarında yaşayan eşcinsellerin dışlanmaları,
şiddete maruz kalmaları ve yalnızlığa mahkum edilmeleri yanlış bir davranıştır.
Şiddet her ne sebeple olursa olsun kabul edilemez bir insanlık ayıbıdır.
Bu ayıba maruz kalan eşcinsellerde alkol, madde bağımlılığı, intihar girişimi
ve depresyon gibi sorunlar da sık görülebilmektedir. Tüm dünyada şiddet
ve her türlü fuhuş kötülenir ve cezalandırılır. Ancak asıl olan, insanın
insana onurunu koruyacak şekilde davranmasıdır.” dedi.
Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği'nin
adres ve telefonları
Basın mensuplarına Cinsel Sağlık Enstitüsü
Derneği'nin
telefon, e-posta ve web site adresini haberlerinde kullanmaları çağrısında
bulunan CİSED Başkanı Cinsel Terapist Dr.A.Cem Keçe; “Değerli basın
mensubu dostlarımız; yaptığımız, yapmaya devam ettiğimiz anketlere katılımın
artması ülkemizde yaşanan cinsel sorunların fotoğrafını en doğru şekilde
çekmemize yarıyor. Ancak haberlerinizde CİSED e-posta, web site ve 24 saat
hizmet veren telefonlarımızın kullanılması anketlere olan katılımları arttıracaktır.
Böylece ülkemizdeki cinsel sorunların oransal olarak tespitine katkıda
bulunmuş olacaksınız. Şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonrada derneğimize
verdiğiniz desteğin devam edeceğini umuyorum” dedi.
Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği
- CİSED
Web Site ve E-Posta: www.cinseltip.org
- info@cinseltip.org
Telefon: 0.312.212 66 26 ve 0.312.346
24 24 Mobil Telefon: 0.542.519 47 64
EŞCİNSELLİK ANKETİNİN SONUÇLARI
Toplam Kişi
5000
Yaşınız Nedir?
%25 16 - 20
%45 21 - 31
%15 32 – 42
%15 43 ve Sonrası
Cinsiyetiniz Nedir?
%48 Erkek
%40 Kadın
%12 Diğer (Eşcinsel, Biseksüel, Lezbiyen,
Gay, Travesti, Transeksüel)
Cinsel Yöneliminizi Nasıl Tanımlıyorsunuz?
(Sadece Heteroseksüel Olmayanlar yani Eşcinsel/Gay, Eşcinsel/Lezbiyen,
Biseksüel, Travesti ve Transeksüeller Yanıtlayacak)
%60 Eşcinsel/Gay
%10 Eşcinsel/Lezbiyen
%20 Biseksüel
%05 Travesti
%05 Transeksüel
Eğitim Durumunuz Nedir?
%05 İlk ve Orta
%30 Lise
%40 Üniversite
%25 Yüksek Lisans / Doktora
Sizce Eşcinsellik Bir Sapkınlık mıdır?
(Sadece Heteroseksüel Olanlar Yanıtlayacak)
%75 Evet
%20 Hayır
%05 İlgilenmiyorum / Fikrim Yok
Sizce Eşcinsellik Bir Sapkınlık mıdır?
(Sadece Heteroseksüel Olmayanlar yani Eşcinsel/Gay, Eşcinsel/Lezbiyen,
Biseksüel, Travesti ve Transeksüeller Yanıtlayacak)
%40 Evet
%50 Hayır
%10 İlgilenmiyorum / Fikrim Yok
Sizce Eşcinsellik Ruhsal Bir Bozukluk
mudur? (Sadece Heteroseksüel Olanlar Yanıtlayacak)
%70 Evet
%15 Hayır
%15 İlgilenmiyorum / Fikrim Yok
Sizce Eşcinsellik Ruhsal Bir Bozukluk
mudur? (Sadece Heteroseksüel Olmayanlar yani Eşcinsel/Gay, Eşcinsel/Lezbiyen,
Biseksüel, Travesti ve Transeksüeller Yanıtlayacak)
%40 Evet
%45 Hayır
%15 İlgilenmiyorum / Fikrim Yok
Sizce Eşcinsellik Bilinçli Bir Seçim
midir? (Sadece Heteroseksüel Olanlar Yanıtlayacak)
%40 Evet
%40 Hayır
%20 İlgilenmiyorum / Fikrim Yok
Sizce Eşcinsellik Bilinçli Bir Seçim
midir? (Sadece Heteroseksüel Olmayanlar yani Eşcinsel/Gay, Eşcinsel/Lezbiyen,
Biseksüel, Travesti ve Transeksüeller Yanıtlayacak)
%60 Evet
%20 Hayır
%20 İlgilenmiyorum / Fikrim Yok
Eşcinselliğin Tercih Değil Doğal Bir
Eğilim Olduğu Fikrine Katılıyor musunuz? (Sadece Heteroseksüel Olanlar
Yanıtlayacak)
%15 Evet Katılıyorum
%70 Hayır Katılmıyorum
%15 İlgilenmiyorum / Fikrim Yok
Eşcinselliğin Tercih Değil Doğal Bir
Eğilim Olduğu Fikrine Katılıyor musunuz? (Sadece Heteroseksüel Olmayanlar
yani Eşcinsel/Gay, Eşcinsel/Lezbiyen, Biseksüel, Travesti ve Transeksüeller
Yanıtlayacak)
%75 Evet Katılıyorum
%20 Hayır Katılmıyorum
%05 İlgilenmiyorum / Fikrim Yok
Sizce Eşcinsellik Görme veya Örnek Alma
İle Oluşabilir mi? (Sadece Heteroseksüel Olanlar Yanıtlayacak)
%75 Evet
%15 Hayır
%10 İlgilenmiyorum / Fikrim Yok
Sizce Eşcinsellik Tedavi Edilebilir
mi? Değiştirilebilir mi? (Sadece Heteroseksüel Olanlar Yanıtlayacak)
%55 Evet
%30 Hayır
%15 İlgilenmiyorum / Fikrim Yok
Sizce Eşcinsellik Tedavi Edilebilir
mi? Değiştirilebilir mi? (Sadece Heteroseksüel Olmayanlar yani Eşcinsel/Gay,
Eşcinsel/Lezbiyen, Biseksüel, Travesti ve Transeksüeller Yanıtlayacak)
%35 Evet
%55 Hayır
%10 İlgilenmiyorum / Fikrim Yok
Eşcinselliğe Karşı mısınız? (Sadece
Heteroseksüel Olanlar Yanıtlayacak)
%75 Evet
%15 Hayır
%10 İlgilenmiyorum / Fikrim Yok
Eşcinsellere evlilik hakkı verilsin
mi? (Sadece Heteroseksüel Olanlar Yanıtlayacak)
%95 Hayır
%05 Evet
Eşcinselleri özgürlükleri konusunda
destekliyor musunuz ? (Sadece Heteroseksüel Olanlar Yanıtlayacak)
%75 Hayır
%25 Evet
Arkadaşınızın eşcinsel olduğunu öğrenseydiniz
arkadaşlığınızı bitirir miydiniz? (Sadece Heteroseksüel Olanlar Yanıtlayacak)
%75 Evet
%25 Hayır
Hayatınızın Bir Döneminde Hiç Eşcinsel
Bir Deneyim (veya Deneyimler) Yaşadınız mı? (Sadece Heteroseksüel Olanlar
Yanıtlayacak)
%15 Evet
%85 Hayır
Hiç Aynı Cinse Erotik İlgi Duydunuz
mu? (Sadece Heteroseksüel Olanlar Yanıtlayacak)
%25 Evet
%75 Hayır
Hiç Eşcinsel Fantezi Kurdunuz mu? (Sadece
Heteroseksüel Olanlar Yanıtlayacak)
%25 Evet
%75 Hayır
Eşcinsellerin Tek Seçeneklerinin Fuhuş
Olduğu Fikrine Katılıyor musunuz? (Sadece Heteroseksüel Olanlar Yanıtlayacak)
%50 Evet Katılıyorum
%40 Hayır Katılmıyorum
%10 İlgilenmiyorum / Fikrim Yok
Eşcinsellerin Tek Seçeneklerinin Fuhuş
Olduğu Fikrine Katılıyor musunuz? (Sadece Heteroseksüel Olmayanlar yani
Eşcinsel/Gay, Eşcinsel/Lezbiyen, Biseksüel, Travesti ve Transeksüeller
Yanıtlayacak)
%75 Evet Katılıyorum
%20 Hayır Katılmıyorum
%10 İlgilenmiyorum / Fikrim Yok
Çocuğunuzun Eşcinsel Olmasını Nasıl
Karşılarsınız? (Sadece Heteroseksüel Olanlar Yanıtlayacak)
%80 Asla Kabul Etmem
%20 Anlayışla Karşılarım
Çocuğunuzun Eşcinsel Olmasını Nasıl
Karşılarsınız? (Sadece Heteroseksüel Olmayanlar yani Eşcinsel/Gay, Eşcinsel/Lezbiyen,
Biseksüel, Travesti ve Transeksüeller Yanıtlayacak)
%15 Asla Kabul Etmem
%85 Anlayışla Karşılarım
Çocuğunuzun Eşcinsel Olmasını İster
misiniz? (Sadece Heteroseksüel Olanlar Yanıtlayacak)
%100 Asla Eşcinsel Olmasını İstemem
%00 Eşcinsel Olmasını İsterim
Çocuğunuzun Eşcinsel Olmasını İster
misiniz? (Sadece Heteroseksüel Olmayanlar yani Eşcinsel/Gay, Eşcinsel/Lezbiyen,
Biseksüel, Travesti ve Transeksüeller Yanıtlayacak)
%90 Asla Eşcinsel Olmasını İstemem
%10 Eşcinsel Olmasını İsterim
Eşcinsel Eğilimlerinizi İlk Defa Hangi
Dönemde Fark Ettiniz? (Sadece Heteroseksüel Olmayanlar yani Eşcinsel/Gay,
Eşcinsel/Lezbiyen, Biseksüel, Travesti ve Transeksüeller Yanıtlayacak)
%25 Ergenlik Öncesi Dönem
%45 Ergenlik Dönemi
%20 Genç Erişkinlik Dönemi
%10 Erişkinlik Dönemi
Eşcinsel Kimliğiniz Nedeniyle Hiç Fiziksel
Şiddete Maruz Kaldınız mı? (Sadece Heteroseksüel Olmayanlar yani Eşcinsel/Gay,
Eşcinsel/Lezbiyen, Biseksüel, Travesti ve Transeksüeller Yanıtlayacak)
%75 Evet
%25 Hayır
Fiziksel Şiddet İçermeyen Ancak Ayrımcı
Bir Uygulama Olduğunu Düşündüğünüz Bir Muamele İle Karşılaştınız mı? (Sadece
Heteroseksüel Olmayanlar yani Eşcinsel/Gay, Eşcinsel/Lezbiyen, Biseksüel,
Travesti ve Transeksüeller Yanıtlayacak)
%90 Evet
%10 Hayır
Nerede veya hangi ortamlarda fiziksel
şiddete maruz kaldınız? (Sadece Heteroseksüel Olmayanlar yani Eşcinsel/Gay,
Eşcinsel/Lezbiyen, Biseksüel, Travesti ve Transeksüeller Yanıtlayacak)
(Birden Fazla Seçeneği İşaretleyebilirsiniz)
%55 Çalışma hayatında
%60 Ailemde
%70 Sosyal hayatımda
%15 Askerlik yaparken
%30 Okul hayatımda
%40 Diğer
Çocukluğunuzda Şiddete Maruz Kaldınız
mı(Sadece Heteroseksüel Olmayanlar yani Eşcinsel/Gay, Eşcinsel/Lezbiyen,
Biseksüel, Travesti ve Transeksüeller Yanıtlayacak)
%75 Evet
%25 Hayır
Çocukluğunuzda Cinsel Taciz veya Tecavüze
Maruz Kaldınız mı? (Sadece Heteroseksüel Olmayanlar yani Eşcinsel/Gay,
Eşcinsel/Lezbiyen, Biseksüel, Travesti ve Transeksüeller Yanıtlayacak)
%65 Evet
%35 Hayır
Çocukluğunuzda Aile Ortamınız Nasıldı?
(Sadece Heteroseksüel Olmayanlar yani Eşcinsel/Gay, Eşcinsel/Lezbiyen,
Biseksüel, Travesti ve Transeksüeller Yanıtlayacak) (Birden Fazla Seçeneği
İşaretleyebilirsiniz)
%45 Otoriter Baba veya Anne
%35 Katı Ahlaki ve Dini Değer Yargıları
%50 Ciddi Aile Sorunları
%65 Aile İçi Şiddet, Cinsel Taciz veya
Tecavüz
Eşcinsel Deneyimler Yaşamadan Önce Cinsel
Sorunlarınız Var mıydı? (Sadece Heteroseksüel Olmayanlar yani Eşcinsel/Gay,
Eşcinsel/Lezbiyen, Biseksüel, Travesti ve Transeksüeller Yanıtlayacak)
%75 Evet
%25 Hayır
Eşcinsel Deneyimler Yaşamadan Önce Var
Olan Cinsel Sorunlarınız Nelerdir? (Sadece Heteroseksüel Olmayanlar yani
Eşcinsel/Gay, Eşcinsel/Lezbiyen, Biseksüel, Travesti ve Transeksüeller
Yanıtlayacak) (Birden Fazla Seçeneği İşaretleyebilirsiniz)
%45 Erken Boşalma
%05 Geç Boşalma
%35 İktidarsızlık
%15 Cinsel İsteksizlik
%35 Orgazm Olamama
%05 Vajinismus
%45 Disparoni / Ağrılı Cinsel İlişki
%55 Kötü veya Başarısız Cinsel Deneyimler
Eşcinsel Deneyimler Yaşamadan Önce Eşinizle
veya Partnerinizle Ciddi Sorunlarınız Var mıydı? (Sadece Heteroseksüel
Olmayanlar yani Eşcinsel/Gay, Eşcinsel/Lezbiyen, Biseksüel, Travesti ve
Transeksüeller Yanıtlayacak)
%75 Evet
%25 Hayır
Eşcinsel Deneyimler Sonrasında Neler
Yaşadınız? (Sadece Heteroseksüel Olmayanlar yani Eşcinsel/Gay, Eşcinsel/Lezbiyen,
Biseksüel, Travesti ve Transeksüeller Yanıtlayacak) (Birden Fazla Seçeneği
İşaretleyebilirsiniz)
%85 Suçluluk
%75 Yalnızlık
%65 Depresyon
%60 Anksiyete / İç Sıkıntısı
%80 Kendinden Utanma
%75 İçe Kapanma
%82 Acı
%75 Topluma Uyumsuzluk
%60 Arkadaş Guruplarına Girmede Zorlanma
Eşcinsel yönelimlerinizi aile üyelerinden,
akrabalarınızdan, okul ve iş çevrenizden gizliyor musunuz? (Sadece Heteroseksüel
Olmayanlar yani Eşcinsel/Gay, Eşcinsel/Lezbiyen, Biseksüel, Travesti ve
Transeksüeller Yanıtlayacak)
%85 Evet
%15 Hayır
Eşcinsel Deneyimlerinizi Aileniz Nasıl
Öğrendi? (Sadece Heteroseksüel Olmayanlar yani Eşcinsel/Gay, Eşcinsel/Lezbiyen,
Biseksüel, Travesti ve Transeksüeller Yanıtlayacak) (Birden Fazla Seçeneği
İşaretleyebilirsiniz)
%35 Kendim Açıkladım
%40 Ailem Başkasından Öğrendi
%20 Ailem Kendiliğinden Fark Etti
%05 Diğer
Eşcinsel Deneyimlerinizi İlk Kiminle
Paylaştınız? (Sadece Heteroseksüel Olmayanlar yani Eşcinsel/Gay, Eşcinsel/Lezbiyen,
Biseksüel, Travesti ve Transeksüeller Yanıtlayacak) (Birden Fazla Seçeneği
İşaretleyebilirsiniz)
%55 Anne
%05 Baba
%60 Yakın Arkadaş
%20 Diğer
Eşcinsel deneyimlerinizi paylaştıktan
yani açıldıktan sonra ne gibi sorunlarla veya önyargılarla karşılaştınız?
(Sadece Heteroseksüel Olmayanlar yani Eşcinsel/Gay, Eşcinsel/Lezbiyen,
Biseksüel, Travesti ve Transeksüeller Yanıtlayacak) (Birden Fazla Seçeneği
İşaretleyebilirsiniz)
%65 İnanamadılar, “emin misin” diye sordular
%50 Doktora/psikologa veya cinsel terapiste
götürdüler
%70 “Aktif misin, pasif misin?” diye sordular
%55 “Nasıl sevişiyorsunuz?” diye sordular
%50 “Hiç onlara benzemiyorsun” yorumunda
bulundular
%65 “Zaten şüpheleniyordum” yorumunda
bulundular
%50 “Tacize veya tecavüze mi uğradın?”
diye sordular
%40 “Doğru insanı bulamamışsındır” yorumunda
bulundular
%50 Konuyu geçiştirip sustular
%65 Bana fiziksel ve duygusal şiddet uyguladılar
%50 Diğer
Eşcinsel Olduğunuz Halde Karşı Cinsle
Evli misiniz? (Sadece Heteroseksüel Olmayanlar yani Eşcinsel/Gay, Eşcinsel/Lezbiyen,
Biseksüel, Travesti ve Transeksüeller Yanıtlayacak)
%40 Evet
%60 Hayır
Günü Birlik ve Fiziğe Dayalı Bir İlişki
İstediğinizde Kimi Tercih Ediyorsunuz? (Sadece Biseksüeller Yanıtlayacak)
%45 Hemcinsimi
%30 Karşı Cinsi
%25 Her İkisini de
Duygusal ve Biraz Daha Uzun Bir İlişki
İstediğinizde Kimi Tercih Ediyorsunuz? (Sadece Biseksüeller Yanıtlayacak)
%25 Hemcinsimi
%50 Karşı Cinsi
%25 Her İkisini de