Cinsel açıdan kendilerini yeterince tanımayan erkeklerin çok sık olduğu ülkemizde, evli olduğu halde yıllarca cinsel ilişki sonrası orgazm olamayan erkeklerimiz var. Olağan bir cinsel etkinlikte, sürekli ve yineleyici bir biçimde boşalmanın gecikmesi yada olmaması olarak tanımlanan erkeklerde orgazm bozukluğu ile ilgili CİNSEL Tıp Enstitüsü Derneği - CTED yaklaşık 1000 kişi üzerinde bir anket çalışması yaptı. İşte "Bir Rüya Gerçek Oldu..." sloganıyla ve açıklamalarıyla Türkiye’de gündem yaratan CİNSEL Tıp Enstitüsü Derneği’nin Erkeklerde Orgazm Bilgi Anketi'nden çarpıcı başlıklar ve merak edilenler:
ERKEKLERDE ORGAZM BİLGİ ANKETİ
Erkeklerin olayları akışına bırakmak
yerine, kendilerini başka insanlarla karşılaştırırken olumsuz yönlerini
görmeleri hipotezi ile hazırlanan Erkeklerde Orgazm Bilgi Anketi ile yaptıkları
çalışma ile orgazm olamayan erkeklerin bazı özelliklerini belirlediklerini
söyleyen CİNSEL Tıp Enstitüsü Derneği Başkanı Dr.A.Cem KEÇE; “Erkeklerde
Orgazm Bilgi Anketi çalışmasıyla erkek cinsel dünyasının bilinmeyen pencerelerinden
bir tanesi daha açılmıştır. Cinsel ilişki sonrası boşalamayan veya geç
boşalma şikayeti ile başvuran ve anorgazmi tanısı ile cinsel terapi sürecine
alınan erkek hastaların davranış özelliklerinin değerlendirilmesinde, anket
çalışmalarımızın, cinsel sağlık profesyonellerine faydalı olacağına da
inanıyoruz. Hayırlı olsun” dedi.
ERKEKLERDE ORGAZM BOZUKLUĞU NEDİR?
Orgazmın sağlanabilmesi için yeterli
düzeyde cinsel uyarının olması ve yaş artışı ile birlikte uyarı yoğunluğunun
da artması gerektiğini söyleyen CİNSEL Tıp Enstitüsü Derneği Başkanı Dr.A.Cem
KEÇE; “Erkekte orgazm bozukluğu; erkeğin yaşı göz önünde bulundurulduğunda
odağı, ideal şartlarda, yoğunluğu ve süresi yeterli olarak değerlendirilen,
olağan bir cinsel etkinlikte, sürekli ve yineleyici bir biçimde ejekülasyon
yani boşalma olmaması yada gecikme olması yada vajina içine boşalmanın
hiç olmaması olarak tanımlanmaktadır. Erkeklerde en yaygın olarak görülen
şekli eşin el yada oral uyarısı ile cinsel boşalma sağlanabilmesine karşın,
cinsel ilişki sırasında boşalmanın olmamasıdır. Bazı durumlarda sadece
mastürbasyon yada sadece cinsel fanteziler ve düşlemler ile boşalma olabilmekte,
ilişki sırasında ise bu gerçekleşmeyebilmektedir. Eğer bir erkek mastürbasyon
sırasında boşalır ancak vajinaya odaklandığında boşalamazsa bu durum durumsal
tip olarak ele alınmalıdır. Bu bozukluğun yaşam boyu olması oldukça nadirdir.
Ancak kazanılmış tip oldukça yaygındır” dedi.
ERKEKLERDE ORGAZM BOZUKLUĞUNUN NEDENLERİ
NEDİR?
Erkeklerde orgazm bozukluğun nedenin
nadiren fiziksel olabileceğine dikkat çeken CİNSEL Tıp Enstitüsü Derneği
Başkanı Dr.A.Cem KEÇE; “Erkekte orgazm bozukluğu; bazen retrograd ejakulasyon
yani geriye boşalma ile karıştırılabilir. Geriye boşalma erkeğin üretradan
dışarı boşalmak yerine mesanesine boşalmasıdır. Bu durumda genellikle hemen
her zaman organik bir neden vardır. Orgazm bozukluğu ise; daha çok psikojenik
kökenlidir. Yani travmatik cinsel yaşantılar, anormal cinsel eğilimler,
katı dinsel inançlar, düşmanlık duyguları, aşırı kontrol ve güven eksikliği
etkendir. Baskı altında ve katı kuralların olduğu ailelerden gelen kişilerde,
cinsel davranışlara anne babanın açıkça karışması, cinsel organlarla ilgili
önyargılı düşünceler, mastürbasyonla ilgili düşünceler gibi cinsel konuların
tabu olduğu ailelerde bu duruma daha çok rastlanmaktadır. Süre giden bir
ilişkide daha önceden olmadığı halde boşalmanın olmaması eşler arası sorunlara
işaret edebilir. Yani bazı kişilerde de kadınlara veya ilişki kurulan eşe
yönelik düşmanlık hislerinin sonucu olarak ortaya çıkabilmektedir. Erkeğin
planlanan bir gebelik konusunda tereddütlü olduğu durumlarda, eşine duyduğu
çekimi yitirdiğinde ortaya çıkabilir. Erkek cinsel ilişkinin sorumluluğunu
üstlenmek ve yönetmek zorundadır yada başka şeylerde olduğu gibi, cinsellikte
de başarıya ulaşmak çok önemlidir, ilişkiyi bütün gece sürdürme, tüm kadınlara
yetebilme, iki tarafın birlikte orgazm olması gerektiği gibi bazı yanlış
cinsel mitler de etkili olabilmektedir. Ayrıca bazı hipofiz bezi tümörlerinin
varlığında, prostata yönelik ameliyatlar, omurilik kanalında bozukluklara
yol açan nörolojik hastalıklar, parkinson hastalığı ve antihipertansifler,
antidepresanlar, antipsikotikler, fenotiyazinler gibi bazı ilaçlar bu
soruna yol açabilir. Aşırı alkol ve uyuşturucu alımı yada kan şekerinin
yüksekliği yani hiperglisemi geçici olarak geç boşalmaya yol açabilir”
dedi.
CİNSEL TUTUKLUKTAN KAYNAKLANABİLİR
Klinik olarak bu rahatsızlığın obsesif-kompulsif
bozukluğu olanlarda daha çok görüldüğüne dair araştırmalar bulunduğunu
hatırlatan CİNSEL Tıp Enstitüsü Derneği Başkanı Dr.A.Cem KEÇE; ”Yukarıda
sayılan faktörler bir neden oluşturmuyorsa görülen bozukluk ağır bir cinsel
tutukluktan kaynaklanabilir. Çoğunlukla orgazm bozukluğu yaşayan erkekler,
hayatlarının farklı alanlarında da tespit edilebilen belirgin bir kontrol
ihtiyacı duymaktadırlar. Olayları akışına bırakmak onlara zor gelmektedir,
kontrolü kaybetmekten korkmaktadırlar” dedi.
KENDİ CİNSEL İHTİYAÇLARININ FARKINDA
DEĞİLLER
Orgazm bozukluğu yaşayan erkeklerin
kendi ihtiyaçlarının farkına varamadıklarının altını çizen CİNSEL Tıp Enstitüsü
Derneği Başkanı Dr.A.Cem KEÇE; “Orgazm bozukluğu olan erkekler çoğunlukla
bir tür otomatik ereksiyon yaşarlar. Bunun
anlamı cinsel bir
durum karşısında çok hızlı gelişen bir ereksiyon reaksiyonu göstermeleridir.
Ancak bedensel reaksiyon, psikolojik cinsel ereksiyonla aynı ölçüde bir
benzerlik sergilememektedir. Bu hastalar gecikmeli olarak ortaya çıkan
reaksiyonlarını muhtemelen uzunca bir süre problem olarak görmemektedir.
Eşlerine orgazmı yaşatabilmektedirler. Bu erkeklerin sorunu kendi cinsel
ihtiyaçlarına dikkat edecekleri yerde eşlerinin beklentilerini yerine getirmeye
çalışmalarıdır. Çünkü ereksiyon yaşamaktadırlar. Bu durum, uzun vadede
erkeklerde bir tür cinsel sıkıcılığa yol açmaktadır ve cinsel faaliyetlerde
giderek daha az tahrik olurlar ve kendileri de orgazm yaşayamazlar”
dedi.
VAJİNA İÇİNE BOŞALMA KORKUSU
Orgazm bozukluğu yaşayan bazı erkelerin
boşalmaktan korktuklarını ve bunun en sık görülen nedenin de olası bir
hamilelikten korkmaları olduğunu iddia eden CİNSEL Tıp Enstitüsü Derneği
Başkanı Dr.A.Cem KEÇE; “Bu durumda korunma yöntemleri hakkında bilgilendirici
görüşmeler ve çiftle birlikte ilişkilerinin geleceği hakkında konuşulması
yardımcı olabilmektedir. Eşler, ilişkiden ne beklemektedir? Ortak bir gelecekle
ilgili olası farklı düşünceler mi mevcut? Genellikle iki eş arasındaki
iletişimi teşvik etmek yeterli gelmektedir. Ancak erkekteki temel sorun
bağlanma problemiyse yoğun bir cinsel terapi gerekmektedir. Vajina içerisine
boşalma korkusu, kastrasyon korkusuna kadar varabilen, kadındaki cinsel
organdan genel anlamda korkma semptomu da olabilmektedir. Bu sorun çok
nadiren görülmektedir ve cinsel terapide ilk önce erkekle yalnız ele alınmalıdır”
dedi.
BAŞARAMAMA KORKUSU
Orgazm bozukluğu yaşayan erkeklerde,
ereksiyon yetisiyle ilgili herhangi bir sorunları olmadığı halde bir performans
baskısı gelişebileceğine dikkat çeken CİNSEL Tıp Enstitüsü Derneği Başkanı
Dr.A.Cem KEÇE; “Bu sefer mutlaka orgazma ulaşmalıyım! vb. dikkat dağıtıcı
düşünceler cinsel uyarının gelişmesini engellemektedir. Erkek, çok fazla
tahrik olmadığını fark etmektedir ve orgazm yaşayıp yaşamayacağıyla ilgili
kuruntuya düşmektedir. Orgazma ulaşmak için ne kadar uzun beklerse ona
ulaşamayacağı korkusu da o denli büyüyecektir. Bu korku, orgazma ulaşmasını
giderek daha çok zorlaştırmakta ve mümkün olmamasına neden olmaktadır,
bu da uzun vadede genel bir cinsel başaramama korkusuna yol açmaktadır.
Cinsel hayat eşler için yıpratıcı olur ve fazla keyifli yaşanmaz. Hatta
bir kadın hastam şu şikayette bulunmuştu: -Cinsel hayatımız yalnızca, eşimin
nihayet boşalana kadar çaba harcadığı bir iş haline geldi. Bu durumdan
hiç keyif almıyoruz.- Uzun süren cinsel ilişkide kadındaki kayganlık genellikle
azalmaktadır. Bu da ağrılara neden olabilir ve cinsel yaşanımı ilaveten
aksatabilir. Çift, cinsel temaslarda bulunurken nihayetinde yalnızca orgazm
yaşamaya odaklanmıştır. Buna karşın hedefe yönelik olmayan sevgi gösterileri
neredeyse hiç olmamaktadır. Bayan partnerler kendilerinin sevilmediğini
düşünmektedir veya kendilerini suçlamaktadırlar. Erkeklerse bu soruna çaresiz
bir şekilde reaksiyon göstermektedir ve giderek daha fazla kasılarak orgazm
yaşamak için kendilerini zorlamaktadır” dedi.
HER GEÇEN GÜN GÖRÜLME ORANI ARTIYOR
Erkekte orgazm bozukluğunun, sertleşme
bozuklukları yada erken boşalmaya oranla daha az görüldüğünü ifade eden
CİNSEL Tıp Enstitüsü Derneği Başkanı Dr.A.Cem KEÇE; “Cinsel işlev bozuklukları
arasında, erkekte orgazm bozukluğunun görülme oranı her geçen gün artıyor.
Daha çok erkek bu sorun için bir hekime veya psikologa başvurmaya başladı.
Ancak ülkemizde sayısal bir oran vermek çok zor, gelişmiş ülkelerde yaklaşık
%5 kadarında görülen erkeklerde orgazm bozukluklarının ülkemizde çok daha
fazla olduğunu düşünüyoruz” dedi.
TEDAVİSİ MÜMKÜN: "CİNSEL TERAPİ"
Erkekte orgazm bozukluğunun tedavisinin
cinsel terapi ile mümkün olduğunu söyleyen CİNSEL Tıp Enstitüsü Derneği
Başkanı Dr.A.Cem KEÇE; “Erkek kendisini bir orgazm üretmesi gerektiği baskısına
sokmaktadır. Eşi de bunu az veya çok açık bir biçimde dile getirerek beklemektedir.
Cinsel terapi ile; hastanın bu beklenti baskısından ve onunla bağlantılı
olan orgazma ulaşamama korkusundan kurtulması hedeflenir. Cinsel birleşme
yasağı sayesinde ve muhtemelen uzun süredir ilk kez yine hedefe odaklı
olmayan sevgi gösterileri yaşayabildiği Sensate Focus adı verilen okşama
egzersizleri ile edindiği tecrübeler sayesinde erkek, performans baskısından
ve başaramama korkusundan kurtulabilir. Cinsel terapinin önemli bir odak
noktası orgazm bozukluğu olan erkeğin, kendi cinsel ihtiyaçlarıyla ilgili
daha duyarlı olmasını sağlamaktır. Daha önce yaşadığı cinsel faaliyetlerde
sıkılma eğilimi gösterdiğini ve büyük bir olasılıkla katılım göstermediğini
fark etmek zorundadır. Bu durumu kendisine itiraf edebilmesi için terapistin
izni ve desteğine ihtiyacı vardır. Kendinde bulunan farklı hisleri ayırt
etmeyi, bu arada istek ve isteksizliği birbirinden ayırmayı ve kendine
ait cinsel erotik ihtiyaçlar tarafından motive edilmediğinde cinsel temaslarda
bulunmaktan vazgeçmeyi öğrenmelidir. Cinsel faaliyetleri genelde artık
sadece orgazma odaklanan ve ona göre de kısıtlı olan çift, cinsel terapinin
yardımıyla yeniden spontane ve özgür bir cinsel hayat geliştirmeyi öğrenmelidir.
Bunu geliştiren okşama uygulamaları dışında ilişki içerisindeki anlaşmazlıkları
çözmek için ve ilişki konseptini düzeltmek için ilişki veya evlilik terapisine
ait konu ve uygulamalar da muhtemelen gerekecektir. İletişimle ilgili uygulamalı
çalışmalar ise çifte, cinsel istek ve ihtiyaçlarını daha iyi ifade edebilmelerine
ve gerektiğinde bunları diğer eşi kırmayacak bir biçimde reddetmelerine
yardımcı olmaktadır” dedi.
CİNSEL TIP ENSTİTÜSÜ DERNEĞİ’NİN ADRES
ve TELEFONLARI
Basın mensuplarına CTED’nin telefon,
e-posta, web site ve adresinin haberlerinde kullanmaları çağrısında
bulunan CİNSEL Tıp Enstitüsü Derneği Başkanı Dr.A.Cem KEÇE; “Değerli basın
mensubu dostlarımız; yaptığımız, yapmaya devam ettiğimiz anketlere katılımın
artması ülkemizde yaşanan cinsel sorunların fotoğrafını en doğru şekilde
çekmemize yarıyor. Ancak haberlerinizde CTED e-posta, web site, adres ve
24 saat hizmet veren telefonlarımızın kullanılması anketlere olan katılımları
arttıracaktır. Böylece ülkemizdeki cinsel sorunların oransal olarak tespitine
katkıda bulunmuş olacaksınız. Şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonrada
derneğimize verdiğiniz desteğin devam edeceğini umuyorum” dedi.
CİNSEL TIP ENSTİTÜSÜ DERNEĞİ
Adres: İvedik Cad. No:464 / B Kat
4 Daire:6 Yenimahalle - ANKARA
Telefon: 0.312.212 66 26 ve 0.312.346
24 24 Mobil Telefon: 0.542.519 47 64
Web Site ve E-Posta: www.cinseltip.org
- info@cinseltip.org
CİNSEL TIP DERNEĞİ’NDE İSİM DEĞİŞİKLİĞİ
Cinsel Tıp Derneği'nin kurumsal adının
Cinsel Tıp Enstitüsü Derneği olarak değiştirdiklerini ifade eden CİNSEL
Tıp Enstitüsü Derneği Başkanı Dr.A.Cem KEÇE; isim değişikliğinin gerekçelerini
şu şekilde açıkladı: "Dernek tüzüğümüzün 2.maddesinde bazı değişiklik yaptık.
Buna göre CTED; cinsel sağlık ile ilgili profesyoneller arasında birlik,
beraberlik ve dayanışma sağlayarak, cinsel sağlık biliminin ülkemizde tanıtılması,
geliştirilmesi ve toplumun yararına kullanılması için çalışmalarda bulunmak,
Türk Tabipler Birliği tarafından kredilendirilecek cinsel terapi, diğer
modern cinsel tedaviler, hipnoz, akapunktur, bütüncül psikoterapi, EFT
(Duygusal Arınma Tekniği) ve nöral terapi konularında eğitimler vermek,
sertifikalı cinsel terapist, seksolog veya cinsel tıp uzmanı yetiştirmek
için özel bir cinsel tıp enstitüsü açma kararı almıştır. Dernek ismimiz
de bu yeni yapılanmaya uygun hale getirilmiştir. Tüm dostlarımıza, sevenlerimize
ve başta değerli basın mensuplarımız olmak üzere Türk kamuoyuna duyuruz"