Cinsel açıdan kendilerini yeterince tanımayan kadınların çok sık olduğu ülkemizde, evli olduğu halde yıllarca cinsel ilişkiye giremeyen kadınlarımız da var. Cinsel ilişkiye girememe korkusu olarak tanımlanan vajinismus ile ilgili CİNSEL Tıp Derneği 1500 kişi üzerinde bir anket çalışması yaptı. İşte açıklamalarıyla Türkiye’de gündem yaratan CİNSEL Tıp Derneği’nin Vajinismus Bilgi Anketi'nden çarpıcı başlıklar ve merak edilenler:
VAJİNİSMUS HASTALARININ %80’İ İLK
GECEDEN ÇOK KORKUYOR
Cinsel ilişkiye girememe şikayeti
ile başvuran ve vajinismus tanısı ile cinsel terapi sürecine alınan hastaların
ortak davranış özelliklerinin saptanması ve zamanla kendilerini başka insanlarla
karşılaştırırken olumsuz yönlerini görmeleri hipotezi ile hazırlanan VAJİNİSMUS
BİLGİ ANKETİ ile yaptıkları çalışma ile vajinismuslu kadınların ortak özelliklerini
belirlediklerini söyleyen CİNSEL Tıp Derneği Başkanı Dr.A.Cem KEÇE; “CİNSEL
Tıp Derneği olarak 1500 kişi üzerinde yaptığımız anket çalışması ile, vajinismusu
olan kadınların %50'i cinsel konularda bilgi düzeylerinin düşük olduğunu,
%80'i ilk geceden çok korktuklarını, %45'i görücü usulüyle evlendiklerini,
%40'ı kendi bedenlerini beğenmediklerini, %40'ı ailesine bağlı olduğunu
ve %40'nın da eşinin kendisini terk edeceğini düşündüğünü ortaya çıkarttık.
Vajinismus hastalarının %40'ında cinsel isteksizlik, %20'inde orgazm olamama,
%20'inde cinsel tiksinti bozukluğu, %20'inde sosyal fobi, %15'inde panik
atak, %30'unda anksiyete, %20'inde depresyon ve %15'inde yükseklik korkusu
olduğunu tespit ettik. Ankete katılanların %45'i 1-2 yıldır, %25'i ise
3-4 yıldır bu hastalığı yaşadıklarını ifade ettiler” dedi.
VAJİNİSMUS HASTALARININ %45’İ TEDAVİ
İÇİN HOCALARA ve MEDYUMLARA BAŞVURUYOR
Yaptıkları çalışmada vajinismus hastaları
için cinselliğin ayıp, günah, yasak olarak değerlendirildiğini ifade eden
CİNSEL Tıp Derneği Başkanı Dr.A.Cem KEÇE; “Ayrıca ankete katılanların %45'nin
tedavi için hocalara ve medyumlara başvurması da çok çarpıcı bir gerçeği
ortaya çıkarmaktadır. Bu da hala nereye ve kime baş vuracağını bilmeyen
binlerce vajinismuslu hastamızın var olduğudur” dedi.
HABELERİMİZDE CİNSEL TIP DERNEĞİ’NİN
ADRES ve TELEFONLARINI KULLANALIM
Basın mensuplarına CTD’nin telefon,
e-posta, web site ve adresinin haberlerinde kullanmaları çağrısında
bulunan CİNSEL Tıp Derneği Başkanı Dr.A.Cem KEÇE; “Değerli basın mensubu
dostlarımız; yaptığımız, yapmaya devam ettiğimiz anketlere katılımın artması
ülkemizde yaşanan cinsel sorunların fotoğrafını en doğru şekilde çekmemize
yarıyor. Ancak haberlerinizde dernek adres, telefon, e-posta ve web sitemizin
kullanılması anketlere olan katılımları arttıracaktır. Böylece ülkemizdeki
cinsel sorunların oransal olarak tespitine katkıda bulunmuş olacaksınız.
Şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonrada derneğimize verdiğiniz desteğin
devam edeceğini umuyorum” dedi.
KADINLARDA CİNSEL İLİŞKİYE GİREMEME
- VAJİNİSMUS NEDİR?
Vajinismusun; henüz ülkemizde fazlaca
bilinmeyen ama sık görülen ve sayısı her geçen gün artan, yatak odalarında
her gece hayatlarının en büyük korkusunu yaşayan ve cinsellikleri bir kabusa
dönüşen kadınların hastalığı olduğunu söyleyen CİNSEL Tıp Derneği Başkanı
Dr.A.Cem KEÇE; “Kadında cinsel ilişkinin olduğu anatomik bölgeye vajen
adı verilir. Vajenin etrafındaki kasların kasılması, tüm vücutta bir kasılma,
endişe, korku ve panik hali, kadının bacaklarını sıkıca kapatması ve elleriyle
eşini itmesine yol açan, istemsiz bir şekilde yani kadının kontrolü dışındaki
bilinçdışı vajinal kasılmalara vajinismus denir. Halk arasında evli bakireler,
tamamlanmamış evlilik veya cinsel fobi, tıp literatüründe cinsel
işlev bozuklukları sınıflamasında ise cinsel ağrı bozukluğu da denilir”
dedi.
VAJİNİSMUS ve İLK GECE
Vajinismuslu kadınların çoğunun bakire
olduğunun altını çizen CİNSEL Tıp Derneği Başkanı Dr.A.Cem KEÇE; “Çünkü
vajinismus genellikle ilk gece ortaya çıkar. İlk gece başarısız olan çift
sorunun geçici olduğunu ve daha sonraki günlerde kendiliğinden çözüleceğini
düşünür. Fakat daha sonra da sorun devam edince kadında, kadınlığında eksiklik
olduğu düşüncesi, üzüntü, sıkıntı, gerginlik, her şeyin daha kötüye gideceği
korkusu ve ardından suçluluk duyguları ortaya çıkmaya başlar. Erkek ise
eşi tarafından istenmediği, reddedildiği duygularına kapılmaya başlar.
Zamanla sertleşme yetersizliği olur. Erkeğin duyguları öfke ve kırılganlık
arasında gidip gelir. Bu nedenle vajinismus ailesel bir problemdir. Kadının
ve erkeğin ortak bir sorunudur. Hiç bir taraf diğerini suçlamamalı veya
bu konuda anlayışsız olmamalıdır” dedi.
VAJİNİSMUSUN NEDENLERİ
Vajinismusun en sık nedenlerinin
psikolojik kaygılar olduğunu söyleyen CİNSEL Tıp Derneği Başkanı Dr.A.Cem
KEÇE; “Kız çocuklarına öğretilen veya irademizin bilinçaltımıza kodladığı
cinsellik kötüdür, kızlık zarı çok değerli ve korunması gereken bir şeydir
düşünceleri bu problemin ortaya çıkmasında önemli bir yer tutar. Bazen
neden cinsel bilgi eksikliği, basit bir utanma ve cinsel duygulardaki baskılanma
olabilir. Bazen de altta yatan neden taciz, tecavüz gibi özellikle çocukluk
dönemindeki travmatik bir yaşantıdır, yani defolu bir öğrenme ve kabullenme
vardır. Nedenleri davranışsal, bilişsel, dinamik ve varoluşsal modellere
göre de ele alabiliriz. Yani geçmişte yaşanmış bir taciz, ensest ilişki
yada kötü bir cinsel deneyimin kötü ve acı verici olarak değerlendirildiği
davranışsal model, yine geçmişte maruz kalınan cinsel yasaklar ve abartılı
ilk gece hikayelerin bilinçaltında oluşturduğu cinsellikle ilgili
negatif şemaları içeren bilişsel model, Freud’un ruhsal gelişim evrelerindeki
sorunlardan kaynaklanan dinamik model ve kadın kendini eşine
ifade etmesi, farkında olmadan kendi varlığını eşine hissettirmesi ve istediği
ilgiyi görmesi için başlattığı bilinçdışı otomatik hareketleri içeren
varoluşsal model şeklinde nedenler ele alınabilir. Model veya modellerin
çabuk tespiti vajinismus tedavisine yön verir. Bu nedenle cinsel terapiye
alınan her vakaya davranışsal, bilişsel, dinamik ve varoluşçu yaklaşımları
içeren bütüncül bir bakış açısıyla bakmak doğru bir yaklaşım olacaktır.
Nedenleri çoğaltmak mümkündür. Hastalık yoktur hasta vardır deyimini anımsatıp,
benim şimdiye kadar rastladığın en sık nedenleri genel olarak sıralayacak
olursak:
-Kızlık zarının çok değerli ve korunması
gereken bir şey olduğu düşüncesi,
-Cinsel bilgi eksiklikleri,
-Geçmişte cinsel tacize veya tecavüze
uğrama,
-Kızlık zarının yırtılması sırasında
korkunç bir acı duyulacağı fikri,
-Ağrı ve acı duyulacağına dair korku
ve inanışlar,
-Ağrı eşiğinin düşük olması,
-Utanma ve cinsel duygulardaki baskılanma,
-Baskıcı ve otoriter bir baba,
-Zayıf, güçsüz yada baskın bir anne,
-Pasif, bağımlı yada aşırı anlayışlı
koca,
-Cinsel uyarılmada problemler,
-Vajinal kayganlıkla ilgili problemler,
-Cinsel isteksizlik,
-Genç kızlık döneminde seksin pis
ve kötü olduğunu öğreten yanlış ve katı eğitim tarzı,
-Kadının cinsel bir meta veya cinsel
bir obje olarak algılanması,
-Cinsel organın giriş yerinin bilinmemesi,
-Kızlık zarının korunması fikrinin
yaşattığı ve şartlandırdığı gerginlik,
-Çocuklukta ve grenlikte bacaklarını
kapa, eteğini ört gibi uyarılar,
-Cinsel mitler,
-Çocukluktan kalma korkular,
-Cinsellik konusunda yerleşmiş yanlış
ön yargılar,
-Katı ahlak kuralları ve tabular,
-İlk cinsel ilişki sırasında kadının
canının fazla yanması,
-Vajinanın içine herhangi bir şey
giremeyecek kadar ufak olduğuna dair yanlış inançlar,
-Aşırı katı bir toplum düzeni içinde
yaşama,
-Görücü usulü evlenmeler,
-Cinsel ilişkinin çok ağrılı olacağı
yanlış bilgisi,
-Bilinçaltında yaşanan suçluluk,
ayıp, günah gibi fiziksel, kültürel, dinsel ve ahlaki korkular,
-Bilinçaltına itilmiş bilinmeyen
bir düşünce yada davranışın psikosomatik etkisi,
-İlk gece korkusu,
-Ağrılı bir jinekolojik muayene,
-Simgesel olarak zihninde aşırı büyütülen
penis yüzünden çok acı çekme veya parçalanma korkuları,
-Geçmişte genital bölgeye gelen bir
darbe yada travma,
-Gebe kalma korkusu,
-Çocuklukta makattan fitil kullanılması,
-Uygun olmayan veya istenmeyen bir
birliktelikte eşten sakınma,
-Bazı enfeksiyonlar ve anormalliklerde
vajinismusa yol açabilir” dedi.
VAJİNİSMUSA YOL AÇAN ÖNYARGILAR
Vajinismusa neden olan önyargılarında
üzerinde durulması gereken önemli bir konu olduğunu söyleyen CİNSEL Tıp
Derneği Başkanı Dr.A.Cem KEÇE; “İlk birleşme her zaman acı verir,
kızlık zarı aile şerefini korur, yırtılır, kanar ve patlar gibi ön yargılar,
cinsellik erkeklerin gereksinimidir, cinsellik kadınları için zorunludur,
cinsel ilişki kötü ve acı vericidir, erkekler potansiyel tehdit kaynağıdır,
erkekler baskındır, vücuda giren bir şey zarar verebilir ve şiddet içerir,
korku ve öfke daima bastırılmalı, asla dışa vurulmamalıdır, kadınlar
zayıf ve çaresizdir, erkeklere güvenilmez vb. önyargılar da vajinismusa
yol açabilir” dedi.
VAJİNİSMUSUN TEMEL BELİRTİLERİ
Vajinismus hastalarının o an geldiğinde
panik atak benzeri bir durum yaşadığına dikkat çeken CİNSEL Tıp Derneği
Başkanı Dr.A.Cem KEÇE; “Hasta eşini iter, kasılır. Korkar, bilinci açık
olsa da kontrolünü yitirir, kontrol bilinçaltının eline geçer. Kişi bilinçaltı
tarafından negatif bir hipnoz transı haline getirilir. Endişe, korku, kaygı
duyar. Kişi zamanla aşağıdaki duygu ve düşüncelere kapılabilir:
-Duygusal tatminde azalma,
-Herkesin bu kadar kolay yaptığı
bir şeyi ben nasıl yapamıyorum? şeklinde suçluluk,
-Utanç duyma,
-Kendinden nefret etme,
-Hayal kırıklığı hissi,
-Aile büyüklerinin veya yakınlarının
"Ne zaman çocuk sahibi olacaksınız?" soruları nedeniyle duyulan korku,
-Zamanla meydana gelen cinsel isteksizlik
vb.” dedi.
VAJİNİSMUSLU KADINLARIN ORTAK ÖZELLİKLERİ
Cinsel Tıp Derneği olarak yaptıkları
anket çalışmalarıyla vajinismuslu kadınların ortak özelliklerini tespit
ettiklerini söyleyen CİNSEL Tıp Derneği Başkanı Dr.A.Cem KEÇE; “Vajinismuslu
kadınlar; her şeyin en kötüsünü düşünürler, aileye bağımlıdırlar, duygusal
ve ruhsal gelişimleri sağlıklı değildir, çocuksu bir kişilikleri vardır,
cinsel ilişkiye veya penisin vajinaya girmesine karşı fobik bir korku reaksiyonları
vardır, hatta bu reaksiyon hastanın bir anlamda panik atak geçirmesine
neden olabilir, kontrolsüz davranışları vardır, bedenlerinden hoşnut olmazlar,
ya çok çabuk güvenirler yada güven duymada zorlanırlar, güven duyguları
zedelenmiştir, çocukluk çağından kalma korkuları sık yaşarlar, kaygılı
ve tedirgin ruh halleri vardır, çocukluklarında ve genç kızlıklarında
ailevi sorunları vardır, yetişkinliği ve evliliği kabul etmede güçlük çekerler,
genellikle yüksek sosyo-ekonomik ve eğitim düzeyleri vardır, okşanmaktan
hoşlanırlar hatta klitoris uyarılması ile orgazm olabilirler. Vajinismuslu
kadınlar cinsellikle ilgili konuşmayı sevmezler, cinselliği iğrenç olarak
algılayabilirler. Vücutlarının eşleri tarafından beğenilmeme korkusu yaşayabilirler,
vücutları ile barışık değillerdir. Eşleri tarafından terk edilme duyguları
ve güvensizlik yaşayabilirler. Bu özellikler hepsinde aynı anda bir arada
bulunmayabilir ama çoğunlukla ortak olarak görülen özelliklerdir”
dedi.
VAJİNİSMUSUN TİPLERİ ve TANISI
Vajinismusun tanısının cinsel aktivite
sırasında olanları çiftin bir cinsel terapiste anlatmasıyla konulabileceğini
söyleyen CİNSEL Tıp Derneği Başkanı Dr.A.Cem KEÇE; “Vajinanın üçte bir
dış kısmanda koitusu yani cinsel birleşmeyi engelleyecek boyutta yineleyici
ve sürekli olarak istem dışı kasılma olması ilk seferde orta şiddette yaşanır,
ancak çoğunlukla ilişkiye izin vermeyecek biçimde ağrılıdır. Bu duruma
primer vaginismus denir. Primer vajinismusda kişi hayatında hiçbir başarılı
cinsel birleşme yaşayamamıştır. Primer vajinismusun altında yatan en önemli
sebep korkudur. Daha önce hiç vajinismus problemi olmayanlarda doğum, düşük,
kürtaj kötü ve sert yapılan bir jinekolojik muayene sonrası, yırtıklar
ve enfeksiyonlara bağlı olarak nadiren görülenlere ise sekonder vaginismus
denir. Sekonder vajinismus genellikle disparoniye yani ilişki esnasında
ağrıya bağlı olarak gelişirken nadiren de daha önceden tedavi olmuş olan
kişilerde problemin tekrarlaması şeklinde de oluşabilir” dedi.
VAJİNİSMUS ve KIZLIK ZARI
Kızlık zarının vajinismuslu kadınların
kafasındaki çoğu soruların karşılığı olduğunu ve cinsel ilişkide bulunamamasının
nedeni olarak kızlık zarının kalınlığının gösterildiğini söyleyen CİNSEL
Tıp Derneği Başkanı Dr.A.Cem KEÇE; “Bu nedenle çoğu zaman hymenektomi adı
verilen cerrahi bir yöntemle bu zarın kesilmesi operasyonu yapılır. Ama
sonrasın da sorun devam edince hasta yıkılır. Uzun süre yardım almak istemez
ve tedavi olmak için cesaretini kaybeder. Bilinenin aksine gerçekten cinsel
ilişkiye engel olacak kızlık zarının veya vajenin bir anatomik bozukluğun
görülme sıklığı ise %1'in altındadır” dedi.
VAJİNİSMUS ve VAJEN
Vajinismusun kadın veya erkeğin genital
organların anatomik yapısından ilişkisiz bir şekilde ortaya çıktığına dikkat
çeken CİNSEL Tıp Derneği Başkanı Dr.A.Cem KEÇE; "Cinsel ilişki sırasında
da vajinanın esnemesi ve genişleyebilmesi büyük öneme sahiptir. Vajina
yani kadın cinsel organı, ilişki sırasında erkeğin penisinin büyüklüğü
yada küçüklüğüne göre kendini hazırlar. Cinsel birleşmenin durumuna bağlı
olarak genelde dışa en yakın kısmı oldukça gevşeyebilir. Bu nedenle vajinam
çok küçük veya çok dar, bu yüzden cinsel ilişkiye giremiyorum düşüncesi
çok yanlıştır. Çünkü vajina oldukça esnek bir yapıdadır. Cinsel uyarımla
birlikte genişler ve uzar. Hatta doğumda bir çocuğun başını çıkaracak kadar
genişleyebilir” dedi.
VAJİNİSMUS ve CİNSEL SOĞUKLUK
Vajinismusta başlangıçta cinsel ilişkiye
girmede isteksizlik olmadığını ancak ilişki sırasında acı duyma ve zarar
görme duygusunun ön planda olduğunu söyleyen CİNSEL Tıp Derneği Başkanı
Dr.A.Cem KEÇE; “Cinsel arzu ve vajende ıslanma mevcuttur. Oysa cinsel soğuklukta
temel sorun cinsel ilişkiden zevk almamaktır. Ama her ikisinde de ayıp
ve günah duygusu önemli yer tutar. Bununla birlikte bazı kadınlarda da
daha önce cinsel ilişkide sorun yokken, sonradan meydana gelen bir cinsel
ilişkiye girememe durumu söz konusu olabilir. Bu durumda cinsel soğukluk
sekonder vajinismus nedenlerinden biri olabilir” dedi.
VAJİNİSMUS ve GEBELİK
Vajinismusun yalnızca sağlıklı ve
mutlu bir cinsel birleşmeye engel olabileceğini ifade eden CİNSEL Tıp Derneği
Başkanı Dr.A.Cem KEÇE; “Normale göre gebelik şansının az olmasına rağmen,
vajen ağzına dökülen spermlerin içeri kaçması sayesinde gebelik oluşabilir.
Hatta tüp bebek yöntemiyle çocuk sahibi olunması bile mümkündür. Son yıllarda
bakire olup da tüp bebek tedavisi gören hastaların sayısında artış var.
Bazı jinekologlar doğum sırasında vajinismusun kendiliğinden çözülebileceğini
düşünseler bile; doğum yapan ve anne olan kadının vajinismusu genellikle
devam eder, sonlanmaz. Çünkü bu çiftler genellikle sezaryeni tercih ederler.
Hamilelik boyunca çiftlerin aralarındaki problemler de devam eder”
dedi.
VAJİNİSMUS ERKEKLERİ
Vajinismuslu kadınların partnerlerinin
tutumunun tanı ve tedavi aşamasında son derece önemli olduğuna dikkat çeken
CİNSEL Tıp Derneği Başkanı Dr.A.Cem KEÇE; “Eğer erkek kadının korkusunu
anlamaya çalışıp ona destek olma yerine, bir an önce cinsel ilişkiyi gerçekleştirip
hem kendisine hem eşine hem de ailesine karşı erkekliğini ispatlama gayreti
içinde hareket ederse, ki genellikle böyle olur, sorun daha da büyüyecektir.
İlk gece sonrası eşler olup bitenler konusunda aile büyüklerine hesap vermektedirler.
Bu, toplumumuzun hoş olmayan bir adetidir ve sorunu içinden çıkılmaz bir
hale getirmektedir. Vajinismuslu kadınların partnerleri yanlış olarak istenmedikleri,
reddedildikleri, yeteri kadar sevilmedikleri duygularına kapılabilirler.
Zamanla erkekte sertleşme yetersizliği, cinsel isteksizlik ortaya çıkabilir”
dedi.
VAJİSMUSUN TEDAVİSİ
Vajinismusun her zaman %100 tedavi
edilebilir bir hastalık olduğunu ve kader olmadığını söyleyen CİNSEL Tıp
Derneği Başkanı Dr.A.Cem KEÇE; “Vajinismus özel bir ilgi ve uzmanlık alanı
olan cinsel terapist tarafından cinsel terapi ile tedavi edilebilir. Hipnoz
destekli ve bütüncül psikoterapi bakış açılı cinsel terapinin süresi hastalığın
şiddetine göre birkaç seanstan 10-12 seansa kadar değişebilir. Vajinismus
kızlık zarının kalın olmasına bağlı ise, cerrahi bir yöntemle bu zarın
kesilmesi yani hymenektomi yapılabilir. Son olarak uygun tedavi yöntemleri
ve tecrübeli bir cinsel terapist ile tedavi şansı %100'dür” dedi.
Vajinismus tedavisinin mutlaka eşle beraber olması gerektiğinin altını
çizen Dr.KEÇE; “Vajinismusun fiziksel bir nedeni olabilir ve bu nedenle
kadının mutlaka cinsel terapi öncesi bir kadın doğum uzmanına görünmesi
gerekir. Deneyip de başarısızlıkla sonuçlanan her tedavi girişimi çifti
dipsiz bir kuyuya doğru sürükler, umutlarını kırar, tedaviyi güçleştirir.
Tedavinin sonlarına doğru eşlerin arası açılmaya başlar ve sık sık kavga
etmeye başlarlar. Hasta çift yaklaşık 10-12 seans sonrasında sağlıklı bir
cinsel hayata kavuşabiliyor. Tedavi süresinin uzunluğu ise genellikle 3
hafta ile 3 ay arasında değişebiliyor. Vajinismusu mekanik olarak çözmek
yetmez. Çifte sağlıklı ve mutlu bir cinsel hayat sunmak için tedavide iki
aşama izlenir. 1. aşamada cinsel birleşmenin olmasını hedefleriz. 2. aşamada
ise cinsel ilişkiden zevk alma ve orgazm olma teknikleri öğretilir. Vajinismuslu
hastaların %10-15'i çok kolay tedavi edilir ve bu hastalar uyuşturucu krem
veya pomat sıkılmış su ile oturma banyosu, belli pozisyonlar ve egzersizler
ile bir veya iki seansta tedavi olabilirler. Son olarak; vajinismus hastalarına
önerim: Yalnızca tedaviye başlamayı isteyin. Bir cinsel tedavi merkezine
başvurmakla tedavideki çok önemli bir basamağı aşmış olacaksınız”
dedi.
VAJİNİSMUS ve TEK SEANSLIK TEDAVİLER
Vajinusmusun Türkiye’de pek çok evliliğin
sona ermesine neden olduğunu söyleyen CİNSEL Tıp Derneği Başkanı
Dr.A.Cem KEÇE; “Maalesef vajinismuslu hastalar çok istismar edildi, onlara
iyileşeceksiniz denilerek olmadık şeyler önerildi. Vajinismusta çiftler
bu sorunu çözmeye tam olarak hazırsa, erken bir başvuru varsa ve derinlerde
yatan ciddi bir patoloji yoksa, sorun cinsel bilgilendirme ve danışma ile
kolaylıkla çözülebilir. Ama tek seanslık bir tedavide sorunu çözmek adına
kadınlara kas gevşetici ve ağrı kesici ilaçlar, lokal uyuşturucu kremler
verme, sıcak suda oturtma, vajene buhar tutma kadının var olan korkularını
daha da arttırır. Çünkü kadının çok ağrıyacak, canım yanacak, çok kanayacak,
zar patlayacak, zar yırtılacak vb. korkularına, evet ağrıyacak ama
biz ağrımaması için gerekli ilaçları size verdik türünden telkin edici
yaklaşımlar çok doğru değildir, hastayı üzmek ve korkutmaktan başka bir
şeye yaramaz. Bu nedenle tek seanslık tedavileri tavsiye etmiyoruz”
dedi.
VAJİNİSMUS ve BOTOX TEDAVİSİ
Vajina ve çevresine kontrollü botox
enjeksiyonu yapılarak kasılmanın önlenebileceğini söyleyen CİNSEL
Tıp Derneği Başkanı Dr.A.Cem KEÇE; “Botox tedavisi henüz gelişim aşamasındadır.
Bilindiği üzere, alın ve yüz kırışıklıkları, kaş düşmesi gibi değişik hastalıklarda
cilt altına enjekte edilerek daha çok plastik cerrahide kullanılan botox;
bir mikrobun ürettiği ve kaslarda geçici felce yol açan bir maddedir. Vaginismusta
ise, vajina girişindeki kaslara bir seansta 3 ayrı yere botox enjekte edilerek
oradaki kaslar geçici olarak felç edilir. Bu sayede vajina girişindeki
kasılmalar önlenir ve vajina girişi genişletilmiş olur. Bu felç ortalama
3-4 ay devam eder. Vajinadaki bu gevşemeden dolayı cinsel ilişki mümkün
olabilir. Ancak her vakada uygulanmaz. Hastanın bir cinsel terapist tarafından
değerlendirilmesinden sonra gerekirse kullanılabilir yeni bir tedavi olarak
akılda tutulmalıdır” dedi.
VAJİNİSMUS TEDAVİSİ YAPACAK CİNSEL
TERAPİSTİN ÖZELLİKLERİ
Vajinismus tedavisi yapacak olan
hekimin, vajinismus konusunda bol vaka tecrübesi olması gerektiğinin altını
çizen CİNSEL Tıp Derneği Başkanı Dr.A.Cem KEÇE; “Cinsel terapist ilgili,
şefkatli ve anlayışlı olmalı, ukala olmamalı ve çifti yanında rahat hissettirmelidir.
Ayrıca hastasına dostça yaklaşmalı ve sıcak bir ortam sunmalıdır. Hastasını
sabırla dinlemeli ve onu anladığını göstermelidir” dedi.
VAJİNİSMUSTA KORUYUCU TEDAVİ
Vajinismusun ülkemizde batılı toplumlara
göre daha yaygın bir sorun olduğunu ifade eden CİNSEL Tıp Derneği Başkanı
Dr.A.Cem KEÇE; “Yeni evlenecek çiftlerin evlilik öncesi cinsel danışmanlık
hizmeti almaları koruyucu tedavide çok önemlidir. Evlilik öncesi cinsel
danışmanlık için cinsel terapiste giden çiftlerde yukarıdaki tüm etmenler
olsa da vajinismus olmaz. Korunmanın tek çaresi de budur. Ayrıca CİNSEL
Tıp Derneği olarak; ergenlik dönemine girmeden genç kızlarımızın ergenlik
öncesi cinsel danışmanlık hizmetlerinden faydalanmalarını da öneriyoruz”
dedi.