Yaz çapkınları
sakın hastalık kapmayın!
http://arsiv.sabah.com.tr/2006/07/15/gny/sag101-20060715-200.html
Yaz tatilinde
güneş, kum ve denizin romantizmine kapılıp yeni ilişkilere yelken açanlar
dikkat! Korunmasız cinsel ilişki nedeniyle haziran, temmuz ve ağustos aylarında
bulaşıcı cinsel hastalıklar da artıyor. Uzmanlar, yaz çapkınlarını uyarıyor:
Kondomsuz düşünmeyin bile!
Yaz aylarında
cinsel yolla bulaşan hastalıklarda artış olduğu belirlendi. Cinsel Tıp
Derneği tarafından, bin kişi üzerinde yapılan araştırmanın ortaya koyduğu
çarpıcı sonuçlara göre; cinsel yolla bulaşan hastalıklar en çok haziran,
temmuz ve ağustos aylarında görülüyor. En sık şikayet edilen hastalıklar
ise gonore (bel soğukluğu), klamidyoz (mantara benzeyen bir enfeksiyon),
kandidiyazis (bir çeşit mantar), trikomoniyazis (vajinal enfeksiyon) ve
genital herpes (uçuk). Cinsel Tıp Derneği Başkanı Dr. A. Cem Keçe, kişilerin
yüzde 80'inin hastalıklarını partnerlerinden gizleme eğiliminde olduğuna
dikkat çekiyor. Keçe, vatandaşların büyük kısmının sorunu görmezden gelerek
cinsel hayatına devam ettiğini ve hastalığın daha da ilerlediğini vurguluyor.
SADAKATLE İLGİSİ
YOK
Cinsel yolla
bulaşan hastalıkların bir kısmının cinsel ilişki dışında da çeşitli bulaşma
yollarının bulunduğunu anlatan Dr. Keçe, "Bu yüzden bu hastalıklardan birine
yakalanan kişiyi partnerinin hemen sadakatsizlikle itham etmesi haksızlık
olabilir. Bu nedenle hemen suçlamayın, yargısız infaz yapmayın. Dahası
cinsel yolla bulaşan hastalıklarda görülen belirtiler başka hastalıklarda
da görülebilir ve yalnızca belirtilere dayanarak, tanı konmadan karşı tarafı
suçlamak anlamsızdır" uyarısında bulunuyor.
SOSYAL ETKENLER
Çeşitli kültürlerden,
çok çeşitli şehirlerden ve ülkelerden gelen insanların bir araya geldiği
büyük şehirlerde cinsel yolla bulaşan hastalıklar daha fazla görülüyor.
Dr. Keçe'ye göre, büyük kentlerde cinsel hastalıkların daha önemli bir
sorun olması, bazı sosyolojik nedenlerden kaynaklanıyor: "Cinsel konularda
bilgi ve eğitim yetersizliği, toplumun sosyo-ekonomik yapısında meydana
gelen bozukluklar ve özellikle ahlak kavramlarındaki değişiklikler, göçler,
iç ve dış turizm, uyuşturucu ve alkol alışkanlıklarının artması, fahişelik,
eşcinsellik, genelev alışkanlığı, gizli buluşma yerleri ile mücadele ve
kontrollerin yetersizliği, gebeliği önleyici yöntemler ve ilaçlarla gebe
kalma korkusunun ortadan kalkması gibi nedenler risk faktörlerinin başında
geliyor."
ŞAKASI YOK,
KORUNMAK ŞART!
Yaklaşık 40'tan
fazla cinsel yolla bulaşan hastalık olduğunu belirten Dr. Keçe, "Cinsel
yolla bulaşan hastalıklar, ancak cinsel ilişki sırasında bulaşır" diyor
ve şöyle devam ediyor: "Doğal olarak birden fazlapartneri olan kişiler
daha fazla risk altındadır. AIDS virüsü, hepatit B virüsü ve frengi mikrobu
kanda da bulunduğundan cinsel ilişki dışında kan yoluyla da bulaşabilen
hastalıklardır. Ama başkasının bardağını veya çatal kaşığını kullanmakla,
öksürükle, el sıkışmakla; cinsel yolla bulaşan hastalıklara yakalanmazsınız.
O yüzden ilişkiye girerken mutlaka kondom kullanılmalı."
ERKEKLER DAHA
ÇOK BULAŞTIRIYOR
Cinsel yolla
bulaşan hastalıklar, kadının anatomik özellikleri nedeniyle erkekten kadına
daha kolay bulaşabiliyor. Hayatı tehdit eden enfeksiyonlar hariç, diğerleri
genellikle kadınlarda daha kolay kalıcı hasar bırakıyor ve daha şiddetli
belirtilerle ortaya çıkıyor. Kronik seyirli olan bu hastalıklar, bir kez
bulaştıktan sonra hiçbir belirti vermese de vücutta enfeksiyon etmeni yaşamaya
devam ediyor. Üstelik virüslere bağlı oluşanlar için henüz kesin etkili
bir tedavi şekli geliştirilebilmiş değil.
KISIR BIRAKABİLİR
Eğer cinsel
yolla bulaşan bir hastalığa yakalanıp tedavi ihmal edilirse, bedeli ağır
olabilir: Kısırlık ya da kadınlarda dış gebelik gibi... "Cinsel yolla bulaşan
hastalıklar genellikle tedavi edilebiliyor" diyen Dr. Keçe, hemen ardından
da uyarıyor: "Cinsel yolla bulaşan hastalığa yakalanmak, maalesef AIDS
virüsünü almayı kolaylaştırır ve AİDS'in günümüzde tedavisi yok. Hepatit
B'den ise aşı ile korunabilirsiniz."
|