CTD: “Halkımız
Cinsel Sorunları İçin Önce Hocalara Başvuruyor, MUSKA Yazdırıyor”
Son aylarda
cinsel sorunların basına yansıyan kısımlarında; bilime ve çağın gereklerine
uymayan yaklaşımların ve tedavi edici özelliği olmayan uygulamaların
yer alması ve özellikle bir gazetemizde günün haberi olarak yayınlanan
“Muskacı Hoca Evliliği Yıktı” haberi üzerine CİNSEL Tıp Derneği bir basın
açıklaması yaptı. İşte bu basın açıklamasından çarpıcı başlıklar:
ÇOK ŞAŞIRMADIK
Gerdek gecesi
başarısız olan ve sonraki aşamalarda da eşiyle cinsel birliktelik yaşayamayan
genç damadın, iktidarsızlığına çare bulmak için doktor yerine hocaya başvurmasına
çok şaşırmadıklarını söyleyen CİNSEL Tıp Derneği Başkanı Dr.A.Cem KEÇE;
“Ankara’da yeni evlenen damadın gerdek gecesi ve sonrasında başarısız olması
üzerine İstanbul’dan bir hoca getirtmesi cinsel sorunlara toplumuzun yaklaşımını
çok iyi gösteren çok acı ama gerçek bir olaydır. Genç çiftin evini okuyup
üfleyen ve incelemelerde bulunduğu iddia edilen hocanın da genç damada;
–bu evde büyü var, oğlum sana muska yazmışlar, sen gerdeğe giremezsin,
bunu çözmemiz için evdeki muskayı bulmamız gerekir- demesi üzerine çiftin
soluğu mahkemede alması ise, cinsel bilgisizlik yüzünden açılan toplumsal
yaraların daha da derinleşmesine yol açmaktan öteye gidemez. Bu tabloda
herkese sorumluklar düşmektedir. Her kurum ve kişi kendi adına yeniden
bir özeleştiri yapmalı ve –nerde yanlış yaptık- demelidir” dedi.
CİNSELLİK HALA
BİR TABU
Her 100 kişiden
10’nunun cinsel sorunları için doktora başvurduğunu tespit ettiklerini,
bunun cinsel tedavi için insanların nereye başvuracakları konusundaki bilgisizlikten
kaynaklandığını anlatan CİNSEL Tıp Derneği Başkanı Dr.A.Cem KEÇE; ”AB’ye
girme sürecindeki ülkemizde maalesef cinsellik hala bir tabu! Halkımızın
aklına her türlü cinsel sorun için önce hocalar geliyor, muska yazılıyor.
Bir cinsel tedavi uzmanına başvurulduğunda ise genellikle sorun ağırlaşmış
oluyor, çözümü zorlaşıyor. Ama en kötüsü insanlarımız çözümü olmayan bir
derde düştüklerini sanıp, umutsuzluğa düşüyorlar. Acıları azaltan, kasları
gevşeten, kan dolaşımını artıran, kalbi çalıştıran, daha formda hissettiren,
adeti düzenleyen, olumlu düşünmeyi sağlayan ve bağırsakları çalıştıran
cinsellikten zamanla soğuyorlar” dedi.
PERFORMANS ANKSİYETESİ
Tek gecelik
ilişkilerin hızla yayıldığı, çok eşliliğin daha çok tercih edildiği günümüzde,
cinsel yaşamlarında sorun yaşayan çiftlerin en büyük kaygılarından birinin
performans anksiyetesi olduğunu söyleyen CİNSEL Tıp Derneği Başkanı Dr.A.Cem
KEÇE; “Üstelik son yıllarda cinsel işlev bozukluklarının ardında, sürdürücü
etkenler arasında, bu sorunun ilk sırada yattığı kanaati de hızla artıyor.
Kaynağında büyük oranda karşı tarafı tatmin edememe, sertleşmeme, erken
boşalma, kıyaslanma kaygısı ve orgazm olamama korkuları yatıyor. Anksiyete
nedensiz bir korku, tedirginlik, hoş olmayan bir endişe hali, sıkıntı,
bunaltı, kaygı olarak tarif edilebilir. Cinsel yaşamda becerebilme yapabilme
kaygısına ise performans anksiyetesi denir. Cinsellikte aşılması gereken
bir güçlük veya hissedilen kaygıdır. Kişinin zihni -yapabilecek miyim,
başarabilecek miyim- soruları ile doludur. Cinsel birleşme esnasında kişi,
cinsel haz veya cinsel uyarılma yerine endişe ve kaygı hisseder. Basında
yer alan çok acı ve düşündürücü bu olayı performans anksiyetesi olarak
görüyoruz” dedi.
PERFORMANS ANKSİYETESİNİN
NEDENLERİ
Cinsel davranışların
öğrenilmiş davranışlar olduğunu ve çeşitli nedenlerden dolayı yanlış cinsel
tepkilerin öğrenilmesi sonunda kaçınma davranışının görülebileceğini söyleyen
CİNSEL Tıp Derneği Başkanı Dr.A.Cem KEÇE; “Ereksiyon sorunu ve erken boşalma
sorunu olan erkeklerde veya orgazm sorunu olan kadınlarda olumsuz otomatik
düşünceler ve imajlar vardır. Olumsuz duygularla ilgili olan, olumsuz otomatik
düşünceler ve imajlar, mantıksal düşünme sürecinden geçirilmeden, kişinin
kendi bile farkına varmadan o kişinin zihninde yer alırlar. Olumsuz otomatik
düşünceler ve imajlar, kişinin cinsellik konusundaki yakın veya uzak geçmişindeki
yaşantılardan köken alan tutumlarından kaynaklanır. Bu kişiler sevişme
ve cinsel birleşme sırasında normalde kendilerini cinsel haz almaya ve
duygularına kaptırmak yerine; olumsuz sonuçları, başarısızlığı düşünürler
ve zamanla başarısız olacaklarına dair önyargıları saplantı haline gelir.
Çünkü kişi bir kere bu başarısızlığı yaşadı mı, tekrar yaşayacağı korkusu
kalıcı olur. Özellikle uygun olmayan partnerle, uygun olmayan ortamlarda,
uygun olmayan sıkışık zamanlara ilk deneyimlerini yaşayan gençlerde sık
görülen bu başarısızlığın tekrarlanacağı endişesi cinsel birleşme öncesi
ve sırasında akımıza gelen olumsuz otomatik düşünceleri arttırır. Bu da
zamanla performans anksiyetesinin oluşmasına neden olur. Ayrıca en sık
görülen nedenler ise şunlardır: Partneri tatmin edememe düşüncesi, uyarılma
ve orgazm güçlüğü, cinsel mitler yani yanlış inançlar, ereksiyon sorunu,
kıyaslanma korkusu, partnere karşı duyulan gizli öfke veya olumsuz
duygular, mükemmeliyetçi kişilik yapısı, erken boşalma, kendini başkalarına
ve kendine beğendirme arzusu, vajinismus, çocuklukta görülen baskılar,
hamilelik korkusu, başta AIDS olmak üzere cinsel hastalıklara yakalanma
korkusu, evlilikten kaynaklanan sorunlar, ekonomik ve aileyle ilgili
sorunlar, çözülmemiş Ödipus kompleksi, terk edilme korkusu, aseksüalite,
kızlık zarının yırtılması ve evlenmek zorunda kalmak, dikkat eksikliği
olan kişiler, cinsel kimliğin tam gelişmemiş olması, geçirilmiş bir hastalığın,
örneğin kalp krizinin tekrarlanacağı korkusu vb” dedi.
DAHA SIK ERKEKLERDE
GÖRÜLÜR
Performans
anksiyetesinin daha çok erkeklerde ortaya çıktığını söyleyen CİNSEL Tıp
Derneği Başkanı Dr.A.Cem KEÇE; “Performans anksiyetesi her yaştan, meslekten,
eğitim yada kültür düzeyinden insanları etkisi altına alabilir. Obsesif-kompülsif,
narsist ya da çekingen kişilik yapılarında daha sık görülür. Ayrıca mastürbasyon
yapan, vücudunun hassas noktalarını öğrenen ve orgazma ulaşan kadınlarda
daha az görülür” dedi.
TEDAVİSİ: “CİNSEL
TERAPİ”
Performans
anksiyetesinin cinsel deneyimi olmayan veya az olan kişilerde daha sık
görüldüğünü söyleyen CİNSEL Tıp Derneği Başkanı Dr.A.Cem KEÇE; “CİNSEL
Tıp Derneği olarak perormans anksiyetesinin tedavisinde cinsel terapi öneriyoruz.
Cinsel terapide performans anksiyetesini çözmeye yönelik ev ödevleri ve
cinsel egzersizler verilir, cinsel bilgilendirme yapılır ve gerekirse ilaç
tedavisi de eklenebilir” dedi.
E-CİNSEL DANIŞMAYA
BAŞVURULAR ARTIYOR
CİNSEL Tıp
Derneği olarak sanal ortamda halkı bilgilendirmek için E-CİNSEL Danışmanlık
hizmeti verdiklerini, her gün yüzlerce kişinin cinsellik sağlık ile ilgili
sorularını gönüllü hekimleriyle yanıtladıklarını söyleyen CİNSEL Tıp Derneği
Başkanı Dr.A.Cem KEÇE; “Basında yer alan bu olay ve benzerleri konusunda
E-CİNSEL Danışma’ya her geçen gün yüzlerce kişi başvuruyor. CİNSEL Tıp
Derneği’nin gönüllü hekimleri ve psikologları aracılığıyla halkımıza tedavi
için yol gösteriyoruz” dedi.
ÇÖZÜM: “EVLİLİK
ÖNCESİ CİNSEL DANIŞMA ve REHBERLİK”
Cinsel sağlık
ve cinsel eğitimin; hayat boyunca öğrenilen ve önemsenmesi gereken önemli
bir süreç olmasına karşın, Üniversitelerimizin Tıp Fakültelerince, Psikolojik
Danışma ve Rehberlik vb. cinsel sağlık konusuyla ilgili eğitim veren diğer
fakültelerince, Sağlık Bakanlığımızca, ailelerimizce, öğretmenlerimizce
ve diğer eğitimcilerimizce üzerinde yeterince durulan bir konu olmadığını
söyleyen CİNSEL Tıp Derneği Başkanı Dr.A.Cem KEÇE; “CİNSEL Tıp Derneği
olarak basında yer alan bu tür olayların daha az yaşanması ve yeni evli
çiftlerin kendilerini istenmeyen gebeliklerden ve cinsel yolla bulaşan
hastalıklardan koruyacak bilgi düzeyine ulaştırılmaları için Evlilik Öncesi
Cinsel Danışmanlık ve Rehberlik hizmetlerinin verilmesini öneriyoruz”
dedi
TAVSİYEMİZ:
“CİNSELLİĞİN DAYANILMAZ AĞIRLIĞI”
Yıllardır bir
hekim olarak insanların sıkıntılı zamanlarında onlara yol göstermeye çalıştığını
söyleyen CİNSEL Tıp Derneği Başkanı Dr.A.Cem KEÇE; “Bana başvuran herkesi
endişelerini, korkularını, üzüntülerini paylaşmak adına dinledim ve –yanınızdayım-
mesajını verdim. Benim için önemli olan -siz su an sıkıntıdasınız, ben
sıkıntınızı anlıyor, önemsiyor ve üzülmenizi istemiyorum- diyebilmekti.
Amatörce karşımdaki insanin sıkıntısını kendi sıkıntım gibi görebildiğim
ve sevdiğim insan olarak kabul ettiğim için o insanlara yardım edebildim,
onları rahatlatabildim. Çünkü insanlar terapistlere, sevecen, anlayışlı,
duyarlı, yakın, doğru ve olaylara bir bütün olarak bakabilme becerilerine
sahip olduklarını düşündükleri için başvururlar. Cinselliğin Dayanılmaz
Ağırlığı adlı kitabım ile cinselliğin vazgeçilmez bileşenlerini sizlerle
paylaşmayı, basında yer alan bu tür olayların daha az yaşanmasını, sizlere
cinsel yaşamlarınızı iyiye doğru dönüştürme gücü vermeyi ve bugün cinsellik
hakkında sahip olduğunuz düşünce biçiminde değişim yaratmayı amaçladım.
Cinsellik konusunda her şeyi öğrenmek isteyen değerli halkımız ve tıp dünyası
için kolay ve anlaşılabilir bir dille yazılmış olan bu kitap; akla gelen
ve cinsel beraberliklerde ortaya çıkabilecek -normal miyim?- den çok özel
sorulara kadar her türlü soruyu, bilimsel verilerin yardımı ile, akılcı
bir yaklaşım ve içtenlikle yanıtlayacaktır. Cinselliğin Dayanılmaz Ağırlığı
adlı kitabımda her şeyi bir arada bulabilirsiniz: Bilimsel bilgi, akılcı
bir üslup, açıklık, okuyucunun duygularına karşı anlayış vb. Uzun söze
gerek yok. Bu kitabı mutlaka okuyun, okutun” dedi.
|