EVLİLİKTE
ALTIN KURALLAR
“Mutlaka evlenin,
eşiniz iyi çıkarsa mutlu olursunuz. Kötü çıkarsa filozof olursunuz.”
Sokrates
Toplumsal yapımızın
sağlıklı bir şekilde devam edilmesinin yolu sağlıklı ve mutlu bir evlilik
kurumunun devamıyla mümkündür. Sorunlu evlilikler sorunlu kişilerin ve
sorunlu çocukların nedenidir. Sonunda ekonomik sıkıntılarında eklenmesiyle
kendiyle ve toplumla kavgalı, toplum ve devlet yapısı için tehlikeli bireyler
meydana gelir. Bu durum toplumsal çatışmaları ve terörü destekler. İşte
bu nedenlerden dolayı bu yazımızın amacı, evlilik aşkınızı öldürmeden,
evlilikte yaşanabilecek pek çok sorunun çözüm yollarının anlatılması ve
uzun evliliklerin gizemli görünen sırlarını vermektir.
Neden bazı insanlar
mutsuzken diğerleri mutludur? Neden bir insan evlilikten haz alırken diğeri
haz almaz? Neden bir insan evliliği yaşarken korku ve kaygı doluyken bir
başkası güvenle doludur? Neden bir insan evlilikte sorun yaşamaz da diğeri
baş aşağı yuvarlanır? Bilinciniz ve bilinçaltınızın bir yerlerinde bu sorulara
cevap bulabilir misiniz? Kesinlikle evet! Sağlıklı, mutlu ve geleceğe güvenle
bakan bir evlilik hayatına sahip olmak elimizde. Bunun için öncelikle evlilik
hakkındaki önyargı ve saplantıları aşmak şart. Evliliğe bakış açımızı değiştirmeden
sağlıklı bir evlilik yaşamamız mümkün değil. İşte bu gereklilikten yola
çıkan ve Türkiye’nin en çok konuşulan sivil toplum kuruluşu CİNSEL Tıp
Derneği; sağlıklı ve mutlu bir evliliğin ipuçlarını verdi, ilginç önerilerde
bulundu.
Son günlerde
CİNSEL Tıp Derneği’ne evlilik danışmanlığı için gelen çiftlerin çoğunluğunun
birbirilerini fazla tanımadan ve duygularının etkisiyle yakınlaşıp her
şeyin toz pembe gideceği hayaliyle kurulan evliliklerinde niçin mutlu olamadıklarını
anlayamayanlar ve kendi sorunlarıyla yüzleşmek yerine kendilerini acımasızca
sorgulayanlar oluşturduğunu söyleyen CİNSEL Tıp Derneği Başkanı Dr.A.Cem
KEÇE; “Baktığımızda eşlerinden ayrılmayı düşünen veya anlaşamadıkları için
mutsuz olduklarını ifade eden bu çiftlerin başa çıkılmaz olarak gördükleri
sorunları büyük oranda karakter, kültür, anlayış ve davranış farklılıklarının
yarattığı sonuçlar. Çiftler evliliklerindeki mutsuzluklarını şu şekilde
dile getiriyorlar: “Eşim beni anlamıyor”, “eşim çok değişti”, “artık beni
sevmiyor”, “daha fazla dayanma gücüm kalmadı”, “evlenmeden önce daha iyiydik”,
“ne yapmam lazım bilemiyorum” vb. Bu yakınmaları söyleyen ve evlenene kadar
hiçbir problem yaşamadıklarını ifade eden bu çiftler, evlendikten sonra
var olan her anlaşmazlığın ve tartışmanın kaynağını acımasızca evlilik
kurumuna bağlama yanlışlığına da düşüyorlar. Belki de “evlenmeseydik bunlar
başımıza gelmezdi” diye düşünüyorlar. Ancak inatlaşmaları, karşılıklı atışmaları,
ego tatminsizliklerini veya karakter farklılıklarının doğurduğu mutsuzluklarını
ve söylenemeyen, ön yargılı davranışlar sonucu görülemeyen gerçekleri evlilik
kurumunun değil, kişilerin kendilerinin yarattıklarını kabul etmede de
zorlanıyorlar. İşte bu nedenlerden dolayı evlilik danışmanlığının amacı,
çiftlerin kendi başlarına çözemedikleri her türlü problem ve çatışmaları
terapist ile beraber anlamaya çalışmaları ve çözüm yollarını öğrenmeleridir”
dedi.
Evlilik danışmanlığında
en kolay çözüm getirilen konuların; yanlış anlamalardan kaynaklanan sorunlar
olduğuna dikkat çeken CİNSEL Tıp Derneği Başkanı Dr.A.Cem KEÇE; “Çünkü
olayın görünen yönü kadar görünmeyen yönünden de bakılmasının önemini anlattığımızda,
çiftler çok rahat bir şekilde yanlışlarını buluyorlar” dedi.
Evlilik danışmanlığında
çiftlere ev ödevleri verilerek birbirilerini yeniden tanımaları istendiğini
söyleyen CİNSEL Tıp Derneği Başkanı Dr.A.Cem KEÇE; “O’nu nasıl tekrar elde
edebilirsiniz? bu ödevlerden en önemlisidir. Unutulmamalıdır ki,
eşimizi her gün yeniden keşfetmek veya baştan çıkarmak mümkündür. Bu ödev
ile, canınız sıkkınken tartışmaya kalkışmama, eşinizin veya sizi sıkıntıya
sokan durumların olumlu yönlerini bulmaya çalışma, kendinize ait uğraşlar
bulma, eleştirmekten uzak durma, ortak ilgi alanları bulma, O’nu kimseyle
kıyaslamama, arkadaşlarıyla geçirdiği anları kısıtlamama, O’nda beğendiğiniz
yönleri dile getirip takdir etme, ailesi hakkında olumsuz sözler söylememe,
işinizi eve getirmeme, evde kendinize özen gösterme vb. konuların, evliliğinizi
canlı tutmada ve aşkınızı alevlendirmede ne kadar çok işinize yarayacağını
görmeniz amaçlanır” dedi.
Türk aile yapısın
korunması ve sağlıklı devamına çok önem verdiklerini söyleyen CİNSEL Tıp
Derneği Başkanı Dr.A.Cem KEÇE; Evlilik kurumunu zedeleyen nedenleri şu
şekilde sıraladı:
-İletişim eksikliği,
-Uzlaşmada
güçlük,
-Kaynana sorunları,
-Erken boşalma,
cinsel isteksizlik gibi cinsel işlev bozuklukları,
-İlgi eksikliğine
bağlı duygusal tatminsizlik,
-Maddi konularda
var olan anlaşmazlıklar,
-Akraba ilişkilerinde
var olan problemler,
-Sürekli tartışma
ve fikir ayrılıkları,
-Çocuklarla
ilgili fikir ayrılıkları ve çatışmalar,
-Eşe despotça
hükmetme,
-Alkolizm,
-Her türlü
şiddet,
-Güven duygusunun
zedelenmesi,
-Evlilik dışı
ilişki.
Sağlıklı ve
mutlu bir evlilik için bazı altın kurallara herkesin dikkat etmesi gerektiğini
ifade eden CİNSEL Tıp Derneği Başkanı Dr.A.Cem KEÇE; evlilikte altın kuralları
şu şekilde sıraladı:
1-Evlilik piramidine
uyun,
2-Emir cümlesi
kullanmayın,
3-Yargılayıcı
ve suçlayıcı olmayın,
4-Rolleri paylaşın,
5-İletişime
ve karşılıklı anlayışa önem verin,
6-Kıyaslamayın,
7-Sevgi, saygı
ve güven bağını kurun,
8-Egosunu ihmal
etmeyin,
9-Cinsel hayatınızı
renklendirin,
10-Eşinizi
değil, kendinizi değiştirin.
Evlilik Piramidi
Evlilik primadine
her çiftin uyması gerektiğini söyleyen CİNSEL Tıp Derneği Başkanı Dr.A.Cem
KEÇE; “Çocuk olmamış bir evlilikte piramidin tepesinde çift vardır. Bir
alt basamakta yani ikinci sırada çiftin ailesi yer alır. Üçüncü sırada
ise çiftin arkadaşları ve dostları yer alır. Çocuk olunca çift ikinci sıraya
iner. Çocuk piramidin tepesine yerleşir. Çiftin ailesi üçüncü sıraya, çiftin
arkadaşları ve dostları ise dördüncü sıraya iner. Birinci ve ikinci sırada
yer alanların birlikte bulundukları bir ortamda, ikinci sırada yer alan
birine, birinci sırada yer alan birinden daha fazla ilgi gösterirseniz,
bu çatışma nedenidir. Çünkü evlilik iki ayrı hayatın iki ayrı hayat kalarak
tek bir hayat oluşudur ve herkes sırasını bilmelidir” dedi.
Emir Cümlesi
Kullanmayın
Evlilik hayatında
asla emir cümlesi kullanmaması gerektiğini söyleyen CİNSEL Tıp Derneği
Başkanı Dr.A.Cem KEÇE; “Kullandığınız her emir cümlesi partnerinizin bilinç
altı korkuları, endişelerini, kaygılarını tekrar bilinç dışı yaşamasına
neden olabilir. Ufak bir sorunun nasıl anlamadan büyük bir sorun haline
geldiğine tanık olursanız, şaşırmayın, altında mutlaka, gizili bir emir
cümlesinin yattığı, bilinç altı çatışmalar vardır” dedi.
Yargılayıcı
ve Suçlayıcı Olmayın
Düşüncesiz
davranışlar ya da kırıcı sözlerin evlilik ilişkisini zedelediğini söyleyen
CİNSEL Tıp Derneği Başkanı Dr.A.Cem KEÇE; “Asla yargılayıcı ve suçlayıcı
olmayın ama gerekirse önce kendinizi sonra eşinizi yargılayın. Soru sorun
ama sorguya çekmeyin. Eşiniz kızgınken siz sakin olun. Bir sorunla karşılaştığınızda,
biriniz ateşken diğeriniz su olun, kimin suçlu olduğunu bulmaya çalışmak
yerine sadece çözüme yoğunlaşın ve çözümü konuşun. Unutmayın her fani,
ne kadar yumuşak ve sevgi dolu davranılırsa davranılsın, suçlanmaktan hoşlanmaz,
eleştirilmekten endişe duyar. Bu yüzden yaptığı işi tam olarak sizin istediğiniz
gibi yapamasa da anlayış gösterin ve başarısızlığını yüzüne vurmayın. Örnek
olarak; konuşma tarzınızı değiştirin ve “yemek çok kötü olmuş, iyi bir
aşçı değilsin” demek yerine “yemeğe koyduğun baharatlar yemeğin tadını
değiştirmiş, lezzetini saklamış” deyin” dedi.
Rolleri Paylaşın
Mutlu bir evlilikte
rollerin paylaşımının çok önemli olduğunu vurgulayan CİNSEL Tıp Derneği
Başkanı Dr.A.Cem KEÇE; “Ayrıca baskın rolün eşit dağılmış olması da esastır.
Ancak arada bir küçük numaralar yaparak rol dağılımında değişiklikler yapabilirisiniz,
bu sizin yararınıza olabilir. Her rolün bir kuralı vardır, bu yüzden partnerinizin
kurallarını anlayıp, bu durumu lehinize çevirmeye çalışın” dedi
İletişim ve
Karşılıklı Anlayışa Önem Verin
Yalnızca konuşmak
yerine sağlıklı bir iletişim kurmayı öğrenmenin önemine değinen CİNSEL
Tıp Derneği Başkanı Dr.A.Cem KEÇE; “Kaçmak veya vazgeçmek yerine iletişim
kurmak için çaba gösterin. Sırlarınızı paylaşın. Karınız anneniz veya kocanız
da babanız gibi olmak zorunda değildir. Çocukların yetiştirilmesinde ortak
karar verme, ekonomik konularda anlaşma, boş zamanların birlikte geçirilmesi
ve cinsellik konularında sık sık duygu ve düşünce alışverişinde bulunun
ve uzlaşmanın erdemini öğrenin. Çünkü biraz bükülmek kırılmaktan daha iyidir.
Eşinizle onu iğnelemeden, kendi durumunuzdan ve hissettiklerinizden kısaca
bahsederek konuşmaktan korkmayın. Bu sayede kuracağınız iletişim ile hoşlanmadığınız
durumları ve problemlerinizi anlamasına yardımcı olabilirsiniz. Sinirinin
neresi olduğunu bilin ve ona asla basmayın. Tartışmalarda yapıcı olmaya
çalışın ve fazla ısrarcı olmayın. Tartışma uzuyorsa başka odaya geçin.
Kızgınlık veya küfürlerinizi kendinize saklayın. Asla eşinizi aşağılamayın.
Her konuya yorum getirip fikrinizi söylemeyin, bekleyin önce partneriniz
fikrini söylesin. Ayrıca her söylediğinizi doğru kabul etmesini de beklemeyin.
Unutmayın, herkes gibi siz de yanılabilirsiniz. Partnerinizin fikirlerini
beğenmeseniz de dinleyin ve karşılığında kendinizi mutlaka fikir söylemek
zorunda hissetmeyin. Olumlu düşünmeye çalışın ve aklınıza gelenleri empati
kurarak partnerinize aktarmaya çalışın. Her zaman ille de eşit olmak için
çabalamayın. Partnerinizden ne istediğiniz konusunda her zaman açık olun.
Örneğin; partnerinizden sarılmasını istiyorsanız, bunu anlamasını beklemeyin,
kısa bir cümleyle hemen söyleyin. Yoksa o anın büyüsü kaybolabilir”
dedi.
Kıyaslamayın
Eşlerin başkalarının
eşleri ile asla kıyaslanmaması gerektiğini söyleyen CİNSEL Tıp Derneği
Başkanı Dr.A.Cem KEÇE; “Kıyaslamak ciddi bir tartışma nedenidir. Pek çok
evlilik bu yanlış yüzünden bitme noktasına gelmektedir” dedi.
Sevgi, Saygı
ve Güven Bağını Kurun
Çiftlerin birbirlerinin
mahremiyetine saygı göstermesi gerektiğini söyleyen CİNSEL Tıp Derneği
Başkanı Dr.A.Cem KEÇE; “Dünyayı eşinizin bakış açısından görmeniz şart
değil sadece saygı gösterin. Yalan iyi bir evliliğin en kötü düşmanıdır.
Asla yalan söylemeyin. Aç, hasta, yorgun, kızgın, yemek sofrasında ve en
önemlisi başkalarının yanında tartışma yaratabilecek konulara asla girmeyin.
Bu durum var olan sevgi, saygı ve güven bağını zedeleyebilir” dedi.
Egosunu İhmal
Etmeyin
Evlilikte her
şey yolunda giderken beğenilmenin ve çekici görünmenin çok önemli olmayabileceğini
söyleyen CİNSEL Tıp Derneği Başkanı Dr.A.Cem KEÇE; “Ama sorunlar çıkmaya
başladığında beğenilmek ve çekici görünmek ve egonun tatmin edilmiş olması,
sorunların çözümüne yardımcı olabilir. Herkes kendisine aşık olunmasından,
güzel sözler duymaktan hoşlanır” dedi.
Cinsel Hayatınızı
Renklendirin
Çiftlerin cinsel
konularda açık olması gerektiği ifade eden CİNSEL Tıp Derneği Başkanı Dr.A.Cem
KEÇE; “Konuşmaktan korkmayın. Sık sık birbirinize dokunun, öpüşün, el ele
tutuşun hatta uzaktan bakışarak flört edin. Cinselliği asla ceza olarak
uygulamayın. Yatağınızı ayırmayın. Daima neşeli, bakımlı, pozitif görünün.
Yatağa hiçbir zaman küs girmeyin. Kulağına ara sıra açık saçık şeyler fısıldayın”
dedi.
Eşinizi Değil
Kendinizi Değiştirin
Evliliğin isteyerek
belli özgürlüklerden vazgeçmek olduğunu ifade eden CİNSEL Tıp Derneği Başkanı
Dr.A.Cem KEÇE; “Yaklaşık 3 yıllık bir sürecin sonunda çiftler değişerek
gelişme aşamasını atlatmalıdırlar. Bu süre içinde yanlış yapmazsanız doğruyu
bulmanız çok kolay olacaktır. Asla partnerinizi değiştirmeye çalışmayın,
sadece yorulur ve öfkelenirsiniz. Bunun yerine önce partnerinizin iyi tarafları
ön plana çıkarın, davranışlarınızla ona yol gösterin. Davranışlarınızla
savaşan iki ordu değil aynı safta yer alan bir çift olduğunuzu hissettirin.
Hatta gerekirse kendinizden fedakarlık yapın, kendinizi biraz değiştirip,
partnerinizin size yaklaşmasına yardımcı olun. Karşılıksız verin. Bağışlamayı
öğrenin. Hatta bazen alttan almanız gerekebilir” dedi.
Keramet Nikahta
Değil Sonrasındadır
Dünyanın neresinde
olursak olalım, evlilikte altın kurallar değişmeyeceğini söyleyen CİNSEL
Tıp Derneği Başkanı Dr.A.Cem KEÇE; “Son tahlilde; ne kadar modern, ne kadar
batılı vs. olunsa da evlilikte altın kuralların dışına çıkıldığında evlilik
kurumu yürümez, tökezler. Unutmayın, keramet nikahta değil sonrasındadır”
dedi.
|