CTD: “Cinsel
Sorunlar Çok Az Konuşuluyor ve Çözümsüz Kalıyor”
CİNSEL Tıp
Derneği (CTD) Türkiye'de cinsellik konusunda bilgi ve bilinç düzeyinin
çok düşük olması nedeniyle, cinsel sorunların çok az konuşulduğunu ve çözümsüz
kaldığını açıkladı.
CİNSEL Tıp Derneği’nin
2006 yılı faaliyetlerini anlattığı ve kamuoyu araştırmalarının sonuçlarını
yorumladığı toplantıda konuşan CTD Başkanı Dr.A.Cem KEÇE; “Anketlerimizin
sonuçları www.cinseltip.org adlı web sitemizde mevcuttur. Cinsel sağlık
ve cinsel eğitim; hayatımız boyunca öğrendiğimiz ve önemsenmesi gereken
önemli bir süreç olmasına karşın, Üniversitelerimizin Tıp Fakültelerince,
Psikolojik Danışma ve Rehberlik vb. cinsel sağlık konusuyla ilgili eğitim
veren diğer fakültelerince, Sağlık Bakanlığımızca, ailelerimizce, öğretmenlerimizce
ve diğer eğitimcilerimizce üzerinde yeterince durulan bir konu maalesef
olamamıştır” dedi.
CİNSEL EĞİTİM
CTD’NİN EN ÖNEMLİ FAALİYETLERİNDEN BİRİDİR
Cinsel eğitimin,
toplumun genel cinsel sağlığını korumak, çocuklar ve ergenlerin erişkin
yaşama sağlıklı bir geçiş yapabilmelerini kolaylaştırmak nedeniyle, her
geçen gün daha da önem kazandığının altını çizen CTD Başkanı Dr.A.Cem KEÇE;
“Cinsel eğitimin sorumluları yalnızca doktorlar, psikologlar, öğretmenler
vb. değildir. Öğrenme önce aile içinde başlar, daha sonra okullarda öğretmen,
akran grupları, doktorlar, bu alanda çalışan diğer sağlık elemanları ve
medya aracılığı ile devam eder. Kendilerini istenmeyen gebeliklerden ve
cinsel yolla bulaşan hastalıklardan koruyacak bilgi ve hizmetlerin gençlere
sağlanması ve bu konuda eğitici faaliyetlerde bulunma CİNSEL Tıp Derneği’nin
en önemli hedeflerinden biridir” dedi.
AB ÜLKELERİNDEKİ
GİBİ OKULLARIMIZDA CİNSE EĞİTİME YER VERİLMELİDİR
CİNSEL Tıp
Derneği olarak, cinsel eğitimin kademeli olarak anaokulundan itibaren biyolojik
değişiklikler ortaya çıkmadan verilmeye başlanmasını önerdiklerini söyleyen
CTD Başkanı Dr.A.Cem KEÇE; “Ayrıca okullarımızda öğrencilere yönelik okul
sağlık hizmetlerinin geliştirilerek öğretmenler, okul sağlığı hemşireleri
ile rehberlik ve danışmanlık hizmetlerinin cinsel sağlığı daha çok kapsayacak
şekilde arttırılmasını ve Danimarka, Hollanda, Portekiz ve İsveç vb. AB
ülkelerinde olduğu gibi okul ders programlarında cinsel eğitime yer verilmesini
de öneriyoruz” dedi.
CİNSEL YOLLA
BULAŞAN HASTALIKLAR ARTTI
Son yıllarda
giderek artan sayıda gencin cinsel olarak aktif olmasının, istenmeyen gebelikleri
ve cinsel yola bulaşan hastalıkları arttırdığının altını çizen CTD Başkanı
Dr.A.Cem KEÇE; “Bu konuda bazı hedeflerin saptanması ve hizmetlerin planlanması
kaçınılmaz bir hal almıştır. Bu amaçla planladığımız cinsel eğitim programları;
cinsel organların tanıtılması, cinsiyetler arasındaki ilişkiler ve eşitlik,
cinsel davranışlarda sorumluluk bilinci, aile yaşamı ve aile planlaması,
üreme sağlığı, cinsel yolla bulaşan hastalıklar, HIV/AİDS, cinsel istismar
ve ensesin önlenmesi, ana-babalık sorumlulukları, adölesan gelişimi, ilk
gece, orgazm ve evreleri, eş seçimi, nişanlılık, evlilik, adölesan ruhsal
sorunları, menarş ve jinekolojik sorunlarını içermektedir. Toplumun ve
Devletin her kesiminden ve siz değerli medyamızdan destek bekliyoruz” dedi.
CİNSEL KONULAR
HALA BİR TABU
Cinsel konuların
tabu olarak kabul edildiğini anlatan CTD Başkanı Dr.A.Cem KEÇE; “Cinsellikle
ilgili yaşanan sorunlar sosyal ilişkileri olumsuz yönde etkilemektedir.
Türkiye'de cinsellik ve cinsel sorunlar konusunda bilgi ve bilinç düzeyi
çok düşüktür. Bu nedenle de, cinsel sorunlar çok az konuşulur ve genellikle
çözümsüz kalır” dedi.
VAJİNİSMUS KONUSU
ÇOK İSTİSMAR EDİLDİ
Vajinusmusun
Türkiye’de pek çok evliliğin sona ermesine neden olduğunu söyleyen CİNSEL
Tıp Derneği Başkanı Dr.A.Cem KEÇE; “Maalesef bu konu çok istismar edildi.
Hastalara iyileşeceksiniz denilerek olmadık şeyler önerilemez. Cinsel eğitim,cinsel
danışmanlık ve cinsel sorunların tedavisi alanında çalışan farklı disiplinlerden
gelen profesyonelleri bir arada tutmayı ilke edinmiş CİNSEL Tıp Derneği
olarak amaçlarımızdan biri de cinsel tedavilerin etik ilkelerinin oluşturulması
ve istismarın önlenmesidir. Cinsel sağlık bilimi ile ilgilenenlerin yaptıkları
mesleki uygulamaları için standartlar öneriyoruz, cinsel terapistin ve
hastanın haklarını korumayı amaçlıyoruz. Çünkü etik kurallar, cinsel eğitim,
danışmanlık, cinsel terapi ve cinsellik araştırma koşulları için gereklidir.
Tüm üyelerimizden ve cinsel sağlık bilimi ile ilgilenenlerden etik kurallara
her zaman uymalarını istiyor ve bekliyoruz” dedi. Kadınlarda vajinusmus
hastalığını çiftleri muayenehanesinde cinsel ilişkiye girmeye teşvik ederek
iyileştirdiği iddia edilen Dr. Haydar DÜMEN hakkındaki haberleri üzüntüyle
izlediklerini kaydeden KEÇE; “İddialar doğru ise, durum yüz kızartıcı,
Cinsel Haklar Bildirgesi’ne ve cinsel sağlık bilimi etiğine aykırı. Çünkü
muayenehaneler tanı koymak ve tetkik yapmak için vardır. Cinsel tedavi
uzmanları veya cinsel terapistler insanlara yol gösterir, koçluk ve cinsel
bilgilendirme yaparlar ama muayenelerde gerdek olmaz, olmamalı!” dedi.
Dr.Haydar DÜMEN'in "Arşimet gibi buldum, yüzde yüz başarılı" diye iddia
ettiği yöntem ile tedavi olmuş bir çok hastanın kendilerine de başvurduğunu
ve şikayetlerini dile getirdiklerini söyleyen KEÇE; “Bahsi geçen tedavi
yöntemi birçok çiftte ruhsal travma yaratmış. Muayenehane ortamında ilişkiye
girilmesini Cinsel Tıp Derneği olarak tasvip etmiyoruz. Avrupa Birliği’nin
bazı ülkelerinde ve ABD’de doktorun gözü önünde cinsel ilişkiye girme ve
sorunları yerinde tespit ederek çözmeyi içeren tedavileri uygulayan özel
merkezler var, ama batı ile bir kültür farkımız var. Burası Türkiye. Türk
hekimleri olarak kendi toplumsal yapımıza, örf ve adetlerimize uygun tedavi
yöntemlerini tercih etmeliyiz. Aksi durumlarda tedaviye muhtaç insanlarımız,
cinsel sağlık bilimi ve bu tedavileri uygulayanlar zarar görür”
dedi. Cinsel terapi esnasında hastayı soyarak cinselliğe alıştırmak veya
cinsel ilişkiye başlamaya yardımcı olmayı Cinsel Tıp Derneği olarak
çok yanlış bulduklarını ifade eden KEÇE; “Böyle bir tedavi yöntemi ülkemiz
şartlarına, kültürüne, örf ve adetlerine uygun değildir, olamaz. Bir hekim
çiftin cinsel ilişkiye girmesine bizzat yardım edemez. Umarız bu tür örnekler
bir daha yaşanmaz. Bu durumdan cinsel sağlık bilimi ve bu bilme gönül vermiş
tüm profesyoneller olumsuz etkilenir. Cinsel sağlık bilimine sahip çıkılmalıdır.
Bu tür haberler ile yıpratılmamalıdır” dedi.
ERKEKLERDE CİNSEL
İŞLEV BOZUKLUĞU %70’LERDE
CİNSEL Tıp
Derneği'nin son aylarda yaptığı ve halen devam eden anket çalışmalarına
göre 40 yaş üstü erkeklerde cinsel işlev bozukluğu oranının %70'lere kadar
çıktığının belirlendiğini ve cinsel sorunları olan kişilerin genellikle
bir hekime başvurmadıklarını söyleyen CTD Başkanı Dr.A.Cem KEÇE; “Cinsel
yaşamımızda bazen isteksizlik, bazen uyarılma güçlüğü, bazen de karşı cinsle
ilişkilerimizde çatışmalarımız gibi cinsel sorunlarımız olabilir. Ülkemizde
çok farklı biçim ve düzeylerdeki cinsel sorunlarımızı gizleme konusunda
çok güçlü bir eğilim vardır. Bu nedenle bireyler ve çiftler sıkıntıları
hayatlarını zehir etmedikçe hekime başvurmazlar. Ve çoğu zaman da bu sorunlarımızı
anlama ve tanımlamada güçlükler çekeriz. Unutulmamalıdır ki; çocukluk dönemi
veya çok başarısız bir ilk cinsel deneyimden kaynaklanan korku, sıkılganlık,
suçluluk ve aşağılık duygusu gibi psikolojik nedenler ve iç yasaklar insanlarda
heyecan ve orgazma yol açan cinsel refleksleri sınırlamakta ve cinsel arzuyu
azaltmaktadır” dedi.
CİNSEL SORUNLAR
EVLİLİKLERİN SAĞLIKLI SÜRDÜRÜLMESİNİ ENGELLİYOR
Cinselliğin
sadece fizyolojik bir gereksinim değil, sağlıklı ve mutlu bir yaşamın anahtarı
olduğunu ifade eden CTD Başkanı Dr.A.Cem KEÇE; “Cinsellik doğal bir ihtiyaçtır.
Cinsel sorunlar evliliklerin ve beraberliklerin sağlıklı ve mutlu bir şekilde
sürdürülmesini engelleyen en önemli etkenlerden biridir. Cinsel sorunlar
kader değildir. Modern cinsel tedaviler ile her türlü cinsel sorun tedavi
edilmektedir” dedi.
|