-Erkeklerin %55’nin, kadınların ise
%35’nin cinsel arzuları ve beklentileri yaşlanmaya rağmen devam ediyor
-Kadınların %55’i ve erkeklerin %85’i
penisin eskisi gibi sert olmaması durumunda cinselliğin bir anlamının kalmadığı
görüşünde
-Cinsellik doğumla başlayan ve ölüme
kadar süren temel bir insani ihtiyaçtır
-Yaşlılık nedir?
-Yaşlıların cinsellikle ilgili duygu
ve düşüncelerini ifade etmede desteğe ihtiyaçları var
-Her organ yaşlandığı gibi cinsel organlar
da yaşlanır
-Yaşlı çiftlerin evlilik terapisinde
dikkat edilmesi gerekenler
-Yaşlı çiftlere öneriler
-Ölüm bizi ayırana kadar felsefesi
-CİSED’in adres ve telefonları
-Yaşlılık ve cinsellik anteninin sonuçları
Anket çalışmalarıyla ve basın açıklamalarıyla gündem yaratan Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği–CİSED, 65 yaş ve üstü kişilerde yaptığı bir anket çalışmasında; erkeklerin %55’nin, kadınların ise %35’nin cinsel arzularının ve beklentilerinin olduğunu belirledi.
Erkeklerin %55’nin, kadınların ise %35’nin
cinsel arzuları ve beklentileri yaşlanmaya rağmen devam ediyor
Yaşlılık sürecinin cinselliğe ilginin
azalmasında önemli bir faktör olabileceğinin altını çizen CİSED Başkanı
Uzman Psikolojik Danışman Dr. Cem Keçe; “Ancak yaşlanan kişilerin cinselliğe
ilgisi devam edebilir. Yaşlı olarak kabul edilen 65 yaş ve üstü kişilerde
yaptığımız Yaşlılık ve Cinsellik Anketi çalışmamıza göre erkeklerin %55’nin,
kadınların ise %35’nin cinsel arzularının ve beklentilerinin yaşlanmaya
rağmen devam ettiğini gördük. www.cinseltip.org web sitemizde yer alan
anketimizin sanal ortamda doldurulması ve e-posta ile bize ulaştırılması
olmak üzere, CİSED’e gelen cinsel sorunlar hakkında danışma telefonları
(0.312.2126626 ve 0.542.5194764) başvurularında bizim ricamız üzerine doldurulan
anketler ve nadir olarak da hedef saha çalışmalarında yüz yüze görüştüğümüz
kişiler üzerinde uzun soluklu bir anket çalışması yürüttük. Halen de internet
üzerinden anketimize başvuru alıyoruz. Yaklaşık 1 yıldır yapılan çalışmada
toplam 300 kişi sayısına ulaştık.” dedi.
Kadınların %55’i ve erkeklerin %85’i
penisin eskisi gibi sert olmaması durumunda cinselliğin bir anlamının kalmadığı
görüşünde
Yaşlılıkla beraber cinsel aktivite sayısı
azalsa bile haz verebilen bir cinsellik yaşamanın mümkün olabileceğine
dikkat çeken CİSED Genel Sekreteri Cinsel Terapist Psk. Gülüm Bacanak;
“Yaptığımız çalışmada erkeklerin %55’nin ve kadınların %65’nin cinselliği
konuşmaktan ve tartışmaktan rahatsız olduklarını gördük. Gençlik dönemlerindeki
gibi cinsellik beklentileri olmadan yaşanacak cinsel aktiviteler hakkında
konuşmak iyi bir iletişim kurulduğunda ve romantizm yaşandığında mümkündür.
Bu amaçla artan duygusal yakınlık yaşanacak fiziksel hazzı arttırarak çiftin
özgüvenlerinin yeniden inşasına yardımcı olabilir. Ayrıca kadınların %55’i
ve erkeklerin %85’i penisin eskisi gibi sert olmaması durumunda cinselliğin
bir anlamının kalmadığı görüşündedir. Yaşlılıkta sertleşmenin oluşması
daha uzun sürebilir ve çabuk bitebilir, bu beklenen bir durumdur. Ancak
performans anksiyetesi (başaramama korkusu) yaşan ve cinselliği sadece
cinsel birleşme olarak algılayan çiftin sürekli penise odaklı bir cinsellik
yaşaması elde edilen sertliğinde devamını önler ve kaybedilmesine yol açabilir.”
dedi.
Cinsellik doğumla başlayan ve ölüme
kadar süren temel bir insani ihtiyaçtır
Cinsellik doğumla başlayan ve ölüme kadar
süren temel bir insani ihtiyaç olduğunun önemine dikkat çeken CİSED Başkanı
Uzman Psikolojik Danışman Dr. Cem Keçe; “Cinselliği bir takıntı haline
getirmeyen, anın tadını çıkaran, rahat ve huzurlu olan bir kişi, her yaşta
cinsel haz alabilecek aktivitelerde bulunabilir. Cinsellik yemek yeme,
su içme, uyuma gibi temel insani ihtiyaçlardan biridir, böyle bir olguyu
yaşlılar için yok saymak gerçekçi bir yaklaşım değildir. Çünkü yaşlı olsa
da her insanın rahatlamaya, gevşemeye, arzulamaya, arzulanmaya, cinsel
haz alıp vermeye, ruhunu ve bedenini özgürce paylaşmaya ihtiyacı vardır.
Yaşlı bir çifti değerlendirirken cinsel terapist 2 şeyin farkında olmalıdır.
Birincisi normal yaşlanma ile cinsellikte meydana gelen değişimler ki bunlar
genellikle cinsel işlev bozukluğu olarak görülür. İkincisi, yaşlanan kişilerin
yaşları ile ilgisiz cinsel işlev bozukluklarına karşı aşırı alıngan olmalarıdır.”
dedi.
Yaşlılık nedir?
Kişilerin birbirlerine karşı sevgi ve
bağlılıklarını ifade etmelerinin önemli araçlarından birinin cinsellik
olduğunu söyleyen CİSED Genel Sekreteri Cinsel Terapist Psk. Gülüm Bacanak;
“Dünya Sağlık Örgütü 65 yaş ve üstündeki insanları yaşlı olarak kabul etmektedir.
Yaşlılık, insanların doğum tarihleri ile ilgili değildir, kişinin ruh hali
ile ve hayata bakış açısıyla birebir doğru orantılı olan bir gerçektir.
Yani kişinin fiziki yapısı, yaşından dolayı yaşlılık belirtileriyle dolmasına
rağmen, hayata bakış şekli ve hayattan almış olduğu dersleri kendisiyle
özleştirildiği anda yaşlılık, hem kendisi, hem partneri hem de etrafındakiler
için korkulacak değil önemsenecek ve haz alınacak bir şekil alır. Bu nedenle
yaşlanmak hiçbir zaman anormal bir süreç değildir, doğal ve beklenen bir
durumdur. Yaşlanırken bilgeleşen ve yaşlanmanın getirdiği değişiklikleri
bir zenginlik kabul eden kişi yaşlığının getirdiği güçlüklerle baş etmenin
yollarını da bulacaktır. Yaş yetmiş olsa da iş bitmiştir. Yetmişten sonra
da hayat daha güzel olabilir. Artık üreme amaçlı yaşanmayan cinsellik yaşlılıkta
cinsellik çok farklı bir boyut alır. İnsanın hayata başlamasıyla beraber
önüne çıkacak son duraktır. Sevgi, şefkat, sarılma, öpüşme, dokunma, masaj
yapma, birlikte yatma gibi boyutların ön plana geçmesiyle cinsel doyum
yaşamak mümkün olmaktadır.” dedi.
Yaşlıların cinsellikle ilgili duygu
ve düşüncelerini ifade etmede desteğe ihtiyaçları var
Dünyaca ünlü ressam Pablo Picasso’nun
90 yaşında çocuk sahibi olduğunu hatırlatan ve yaşlılıkta cinselliğin bitmeyebileceğini
savunan CİSED Başkanı Uzman Psikolojik Danışman Dr. Cem Keçe; “Yaşın ilerlemesiyle
birlikte, cinsel istek, haz ve orgazm kademeli olarak azalabilir. Erkeklerin
cinsel istekleri azalabilir, boşalma problemleri ortaya çıkabilir, cinsel
açıdan uyarılmaları için gereken süre uzayabilir, sertleşmenin ortaya çıkışı
daha çok zaman alabilir ve ara sıra sertleşme sorunları yaşanabilir. Ayrıca
yaşlanan erkelerde prostat bezinin büyümesi ve sorun çıkarması sık rastlanan
bir durumdur. CİSED’in yaptığı bir araştırmaya göre 80 yaş ve üstü erkelerde
%50 ila %75 arasında erkeklerin iyi huylu prostat büyümesi yaşadığını ve
41 ila 50 yaş arası bütün erkeklerde bu oranın %30 olduğu görülmüştür.
Aynı şekilde yaşlanma ile prostat kanseri riski de artmaktadır. He ne kadar
iyi huylu prostat büyümesi cinsele etkinliği etkilemese de, belli ameliyatlar
gerekebilir ve prostat kanseri de sertleşme bozukluklarına yol açabilir.
Kadınlarda ise östrojen hormonundaki azalmaya bağlı olarak vajinadaki kayganlık,
esneklik ve cinsel istek azalabilir. Ayrıca bazı durumlarda orgazm sırasında
rahatsızlıklarda tespit edilmiştir. Menopoz sonrası yıllarda cinsel olarak
aktif olan kadınlarda bu etkilerin daha az olduğunu görülmüştür. Son olarak
yaşlı insanların bunama sorunundan muzdarip olduğu görüşü tamamen doğru
değildir. Yaşlılar arasında bunaklık şikayetleri olanların oranı küçüktür,
yaklaşık %2-12 arasındadır. Ne var ki bu yine de önemli bir orandır, özellikle
de yaşlılar arasında cinsel ve evlilik uyuşmazlıklarının nedeni olan akli
fonksiyonların kapsamında değerlendirildiğinde. Akli süreçlerdeki değişiklikler
kişinin kişiliğini de etkiler, aynı şekilde bilişsel işlevlerini de. Bu
değişiklikleri genellikle eşin kabul etmesi ya da anlaması zordur. Yukarıdaki
değişikliklerin çiftin cinsel yaşamını etkileyip etkilemediği ya da evlilik
hayatında veya cinsel aktivitelerde sıkıntılara yol açıp açmadığına karar
vermek önemlidir. Eğer bu faktörler sorunu tetiklediyse, eğitimsel bir
terapi tedavisinden fazlasına ihtiyaç vardır. Ayrıca bazı tıbbi müdahaleler
de mümkündür, bunlara örnek olarak çeşitli kayganlaştırıcıların kullanımı
ya da sertleşme bozukluğunu çözmek için Viagra ve Levitra gibi ilaçların
kullanılması ve penis protezleri verilebilir. Ayrıca azalan cinsel aktiviteler
nedeniyle sıkıntı, utangaçlık ve suçluluk duyan çift; cinsellik ile toplumun
kendilerinden beklediği davranışlar arasında çatışma yaşayabilir. Bu nedenle
yaşlıların cinsellikle ilgili duygu ve düşüncelerini ifade etmede desteğe,
bireysel psikoterapiye, evlilik terapisine veya cinsel terapiye ihtiyaçları
olabilir.” dedi.
Her organ yaşlandığı gibi cinsel organlar
da yaşlanır
Kalp-damar hastalıkları, hipertansiyon,
şeker hastalığı, depresyon, romatizma, sigara, alkol ve hormon düzensizliklerinin
yaşlılıkta cinselliği olumsuz etkileyebileceğini söyleyen CİSED Genel Sekreteri
Cinsel Terapist Psk. Gülüm Bacanak; “Haz veren bir cinselliğin yolu kişinin
kendi vücuduyla barışık olmasından geçer. Çünkü her organ yaşlandığı gibi
cinsel organlar da yaşlanır. Yani sağlıklı ve mutlu bir cinselliğin cinsel
organlar ve vücut görüntüsü ile genellikle bir alakası yoktur. Eğlenmek
cinselliğin temel bir parçasıdır ve sıklık önemli değildir. Cinsellikte
çekincelere yer yoktur, çift yaşlanmaya bağlı olarak karşılıklı çekiciliklerini
yitirmiş olsa bile tekrar elde edebilirler. Yani samimi ve açık olarak
konuşmak, cinselliği bir performans gösterisi olarak görmemek, beyni kapatarak
anın tadına odaklanmak, cinsel fanteziler kurmak, cinsel aktiviteler sırasında
veya sonrasında partnerini yakın hissetmek, birbirine dokunarak heyecanlanmak,
fantezi ve cinsel istekle ilgili olarak endişe, suçluluk ve korku duymamak,
tensel uyum ve karşılıklı anlayış ile cinsel çekicilik tekrar elde edilebilir.”
dedi.
Yaşlı çiftlerin evlilik terapisinde
dikkat edilmesi gerekenler
Evlilik terapisi bakımından yaşlı ve genç
çiftlerin nitelik olarak birbirlerinden ayrı olmadığını ve benzer bir etkileşim
içerisinde olduklarını savunan CİSED Başkanı Uzman Psikolojik Danışman
Dr. Cem Keçe; “Yaşlılıkta ortaya çıkabilecek fiziksel cinsel sorunlar ve
evlilik çatışmaları yumuşaklık, sevecenlik, güven ve tanışıklık sayesinde
kolayca aşılabilir. Yaşlı çiftlerin karşılaştığı evlilik ve cinsel sorunlar
genç çiftlerinkinden farklı değildir. Ne var ki, yaşlıların yaşadığı fiziksel,
psikolojik ve sosyal kayıplar yüzünden, terapistler kendi yaklaşımlarını
onların ihtiyaçlarına uydurmak durumundadır. Terapistin hastalarıyla oluşturduğu
hedefler net olmalıdır. Ayrıca yaşlı kişilerin yaşlanma ile meydana gelen
eksikliklerden ötürü kapasiteleri dikkatli değerlendirilmelidir. Bu genç
ve yaşlı çiftler arasındaki en önemli farklılıktır. Benzerliklerin farklılıklardan
çok olduğunu hatırlamalı ve gençler gibi yaşlıların da ilişkileriyle mükafatlandırılma
hakları olduğu unutulmamalıdır. Yaşlı çiftler ile çalışan evlilik terapistleri
kişilerin yaşlanmaları ile kaybettikleri ve değiştikleri 3 konuya dikkat
etmelidir. Bunlar; zihinsel durumun değişimi, fiziksel kapasitenin değişimi,
hayattan beklenti ve rollerin değişimidir. Bu değişimler çiftleri çeşitli
şekillerde vurabilir: Kurulan ilişki zamanla muhtaçlık ilişkisine dönüşebilir.
Yani kadın aniden kendisini kocasına bakmakla yükümlü bir bakıcı rolünde
bulurken, erkekte kendi ihtiyaçları için çok alıngan olabilir. Bu durum
iki tarafın bir biri ile ilişkisinin sıklığını ve yoğunluğunun değişiminde
çok etkili olabilir. İnsanlar yaşlandıkça, kendilerini yükselen bir ihtiyaç
ile öncelikli ilişkilerine bağlı olarak bulur. Evlilik terapisti için ilk
ilişkinin bu yakınlığa dayanıp dayanmadığı önemli bir konudur. Benzer şekilde
yeni evlilerde de beraber geçirilen zaman hızlı bir şekilde azalır ve daha
önce tolerans gösterilen çıkışlar zamanla bir eşin tolerans gösteremeyeceği
çıkışlara dönüşebilir. Bununla birlikte ilişkilerde problematik olarak
tanımlanmış olan bu uyum süreci belirgin bir engel oluşturabilir. Çiftlerden
birisinin geçici ya da kalıcı bir rahatsızlığının yarattığı sıkıntı evliliğe
etki edebilir. Sağlıklı ilişki içindeki çiftler öncelikle bu rahatsızlığa
karşı ilişkilerinin istikrarı için direnç gösterirler. Yaşlanma ile ilişkili
cinsel problemler bu kategoride yer almaktadır. Örneğin, erkek artan yaş
ile birlikte gelen sertleşme bozuklukları yaşaması ile beraber kendisini
eşinden uzaklaştırır ya da kendisini bu problem nedeni ile suçlayabilir.
Kadın da cinsel ilişkinin acılı olmaya başlaması ile cinsel ilişki konusunda
direnç gösterebilir. Aile içi iletişimsizlik nedeni ile gözde büyütülmesine
karşın bu sorunlar kolaylıkla çözülebilir. Cinsellik dışında kalan problemler
de bu sıkıntıların etkisi ile oluşmaktadır. Buna örnek olarak eşlerden
birinin depresyon kaynaklı ve ilişkiyi aksatacak düzeydeki kişilik değişimi
diğer eş ile ilişkiyi bozabilir. Bunun organik temelli ilk işareti olan
eşlerden birinin bunaması asıl etken olarak evlilik sıkıntılarını arttırabilir
ve diğer taraftan da gerilmiş durumdaki ilişkinin ciddi şekilde bölünmesine
neden olabilir.” dedi.
Yaşlı çiftlere öneriler
Fiziksel problemleri yaşlılığın bir sonucu
olarak görmemek gerektiğini savunan CİSED Genel Sekreteri Cinsel Terapist
Psk. Gülüm Bacanak; yaşlı çiftlere çeşitli önerilerde bulundu: “Bir doktora
giderek cinsel check-up yaptırın, kilo almayın, kiloluysanız en kısa zamanda
zayıflamaya çalışın. Bunun için düzenli egzersiz yapmanızda fayda var.
Ayrıca stres, sigara ve aşırı alkolden uzak durun.” dedi.
Ölüm bizi ayırana kadar felsefesi
İncelenmesi gereken önemli bir öğenin
kişilerin evliliğe ne getirdiği olduğunu söyleyen CİSED Başkanı Uzman Psikolojik
Danışman Dr. Cem Keçe; “Uzun süreli bir evlilikte ölüm bizi ayırana kadar
felsefesi vardır. Akli ve fiziksel değişimleri incelemenin yanı sıra, terapist
bu yeni sorunların oluşturduğu zemini de incelemelidir. Yaşlı çiftlere
diğer çiftlere uygulanan değerlendirmeler de uygulanabilir, ancak 4 öğe
özellikle incelenmelidir. Bunlar; yaşla ilgili rollerine dair tepkileri,
bireylerin kişilik tarzları, evlilikteki beklentiler ve yaşlanma öncesi
etkileşim tarzlarıdır.” dedi.
CİSED’in adres ve telefonları
Basın mensuplarına CİSED’in telefon, e-posta,
web site ve adresini haberlerinde kullanmaları çağrısında bulunan CİSED
Genel Sekreteri Cinsel Terapist Psk. Gülüm Bacanak; “Değerli basın mensubu
dostlarımız; yaptığımız, yapmaya devam ettiğimiz anketlere katılımın artması
ülkemizde yaşanan cinsel sorunların fotoğrafını en doğru şekilde çekmemize
yarıyor. Ancak haberlerinizde CİSED e-posta, web site, adres ve 24 saat
hizmet veren telefonlarımızın kullanılması anketlere olan katılımları arttıracaktır.
Böylece ülkemizdeki cinsel sorunların oransal olarak tespitine katkıda
bulunmuş olacaksınız. Şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonrada derneğimize
verdiğiniz desteğin devam edeceğini umuyoruz” dedi.
Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği - CİSED
Telefon: 0.312.212 66 26 ve 0.312.346
24 24 Mobil Telefon: 0.542.519 47 64
Web Site ve E-Posta: www.cinseltip.org
- info@cinseltip.org
YAŞLILIK ve CİNSELLİK ANKETİNİN SONUÇLARI
Ankete katılan toplam kişi sayısı: 300
www.cinseltip.org web sitemizde yer alan
anketimizin sanal ortamda doldurulması ve e-posta ile bize ulaştırılması
olmak üzere, enstitümüze gelen cinsel sorunlar hakkında danışma telefonları
(0.312.346 24 24 ve 0.542.519 47 64 ) başvurularında bizim ricamız üzerine
doldurulan anketler ve nadir olarak da hedef saha çalışmalarında yüz yüze
görüştüğümüz kişiler üzerinde uzun soluklu bir anket çalışması yürüttük.
Halen de internet üzerinden anketimize başvuru alıyoruz. Yaklaşık 1 yıldır
yapılan çalışmada toplam 300 kişi sayısına ulaştık.
Cinsiyetiniz nedir?
%40 Kadın
%60 Erkek
Eğitim durumunuz nedir? (Sadece kadınlar
yanıtlayacak)
%02 Okur-Yazar Değil
%08 İlkokul
%15 Ortakul
%40 Lise
%35 Üniversite
Eğitim durumunuz nedir? (Sadece erkekler
yanıtlayacak)
%01 Okur-Yazar Değil
%09 İlkokul
%10 Ortakul
%40 Lise
%40 Üniversite
Eşiniz hayatta mı? (Sadece kadınlar yanıtlayacak)
%60 Evet
%40 Hayır
Eşiniz hayatta mı? (Sadece erkekler yanıtlayacak)
%80 Evet
%20 Hayır
Eşinizle evliliğiniz hala devam ediyor
mu? (Sadece kadınlar yanıtlayacak)
%80 Evet, devam ediyor
%20 Hayır, boşandık
Eşinizle evliliğiniz hala devam ediyor
mu? (Sadece erkekler yanıtlayacak)
%75 Evet, devam ediyor
%25 Hayır, boşandık
Eşinizle boşandıktan sonra yeni bir partner/eş/arkadaş
buldunuz mu? (Sadece kadınlar yanıtlayacak) (Eşiyle boşananlar yanıtlayacak)
%05 Evet
%90 Hayır
%05 Ara sıra
Eşinizle boşandıktan sonra yeni bir partner/eş/arkadaş
buldunuz mu? (Sadece erkekler yanıtlayacak) (Eşiyle boşananlar yanıtlayacak)
%45 Evet
%20 Hayır
%35 Ara sıra
Halen bir kronik rahatsızlığınız var mı?
(Sadece kadınlar yanıtlayacak)
%80 Evet
%20 Hayır
Halen bir kronik rahatsızlığınız var mı?
(Sadece erkekler yanıtlayacak)
%75 Evet
%25 Hayır
Hangi kronik rahatsızlıklarınız var? (Sadece
kadınlar yanıtlayacak) (Birden fazla seçeneği işaretleyebilirsiniz)
%55 Kalp damar hastalıkları
%45 Şeker hastalığı - DM
%60 Hipertansiyon
%85 Cinsiyet hormonlarının yetersizliği
- menopoz
%75 Romatizma gibi kronik fiziksel hastalıklar
%30 Kronik iltihaplar
%35 Depresyon
%55 Diğer
Hangi kronik rahatsızlıklarınız var? (Sadece
erkekler yanıtlayacak) (Birden fazla seçeneği işaretleyebilirsiniz)
%60 Kalp damar hastalıkları
%45 Şeker hastalığı - DM
%65 Hipertansiyon
%75 Cinsiyet hormonlarının yetersizliği
– andropoz - PEDAM
%60 Romatizma gibi kronik fiziksel hastalıklar
%25 Kronik iltihaplar
%30 Depresyon
%45 Diğer
Kronik rahatsızlığınız için düzenli olarak
ilaç tedavisi görüyor musunuz? (Sadece kadınlar yanıtlayacak) (Kronik rahatsızlığı
olanlar yanıtlayacak)
%85 Evet
%15 Hayır
Kronik rahatsızlığınız için düzenli olarak
ilaç tedavisi görüyor musunuz? (Sadece erkekler yanıtlayacak) (Kronik rahatsızlığı
olanlar yanıtlayacak)
%75 Evet
%25 Hayır
Sigara kullanıyor musunuz? (Sadece kadınlar
yanıtlayacak)
%30 Evet
%70 Hayır
Sigara kullanıyor musunuz? (Sadece erkekler
yanıtlayacak)
%65 Evet
%35 Hayır
Alkol kullanıyor musunuz? (Sadece kadınlar
yanıtlayacak)
%10 Evet
%90 Hayır
Alkol kullanıyor musunuz? (Sadece erkekler
yanıtlayacak)
%40 Evet
%60 Hayır
Cinselliği konuşmaktan ve tartışmaktan
rahatsız oluyor musunuz? (Sadece kadınlar yanıtlayacak)
%65 Evet
%45 Hayır
Cinselliği konuşmaktan ve tartışmaktan
rahatsız oluyor musunuz? (Sadece erkekler yanıtlayacak)
%55 Evet
%45 Hayır
Cinsel arzularınız halen devam ediyor mu?
(Sadece kadınlar yanıtlayacak)
%35 Evet
%10 Ara sıra
%55 Hayır
Cinsel arzularınız halen devam ediyor mu?
(Sadece erkekler yanıtlayacak)
%55 Evet
%10 Ara sıra
%35 Hayır
Cinsel ilişki sıklığınız nedir? (Sadece
kadınlar yanıtlayacak) (Sadece cinsel arzuları devam edenler tanıtlayacak)
%10 Haftada 1-2
%35 Ayda 1-2
%55 Yılda 1-2
Cinsel ilişki sıklığınız nedir? (Sadece
erkekler yanıtlayacak) (Sadece cinsel arzuları devam edenler tanıtlayacak)
%20 Haftada 1-2
%45 Ayda 1-2
%35 Yılda 1-2
Nasıl bir cinsellik yaşıyorsunuz? (Sadece
kadınlar yanıtlayacak) (Sadece cinsel arzuları devam edenler tanıtlayacak)
(Birden fazla seçeneği işaretleyebilirsiniz)
%55 Cinsel birleşme
%80 Sevişme
%50 Gevşeme ve birlikte rahatlama
%55 Cinsel hazzı paylaşma
%60 Sarılma
%90 Öpüşme
%45 Diğer
Nasıl bir cinsellik yaşıyorsunuz? (Sadece
erkekler yanıtlayacak) (Sadece cinsel arzuları devam edenler tanıtlayacak)
(Birden fazla seçeneği işaretleyebilirsiniz)
%65 Cinsel birleşme
%85 Sevişme
%55 Gevşeme ve birlikte rahatlama
%50 Cinsel hazzı paylaşma
%50 Sarılma
%70 Öpüşme
%35 Diğer
Cinselliğe verdiğiniz önemde bir azalma
meydana geldi mi? (Sadece kadınlar yanıtlayacak)
%75 Evet
%25 Hayır
Cinselliğe verdiğiniz önemde bir azalma
meydana geldi mi? (Sadece erkekler yanıtlayacak)
%55 Evet
%45 Hayır
Cinsel olarak eşinizden veya partnerinizden
beklentileriniz var mı? (Sadece kadınlar yanıtlayacak)
%30 Evet
%70 Hayır
Cinsel olarak eşinizden veya partnerinizden
beklentileriniz var mı? (Sadece erkekler yanıtlayacak)
%60 Evet
%40 Hayır
Yaşlanan eşinizi veya partnerinizi yakışıklı
buluyor musunuz? (Sadece kadınlar yanıtlayacak)
%70 Evet
%30 Hayır
Yaşlanan eşinizi veya partnerinizi güzel
buluyor musunuz? (Sadece erkekler yanıtlayacak)
%15 Evet
%85 Hayır
Herhangi bir cinsel işlev bozukluğunuz
var mı? (Sadece kadınlar yanıtlayacak) (Birden fazla seçeneği işaretleyebilirsiniz)
%80 Orgazm olamama
%85 Vajinal kuruluk - ıslanamama
%65 Cinsel isteksizlik
%45 Ağrılı cinsel ilişki - disparoni
%10 Diğer
Herhangi bir cinsel işlev bozukluğunuz
var mı? (Sadece erkekler yanıtlayacak) (Birden fazla seçeneği işaretleyebilirsiniz)
%70 Sertleşme sorunları
%70 Erken boşalma
%05 Geç boşalma
%25 Geriye doğru boşalma
%45 Cinsel isteksizlik
%15 Ağrılı cinsel ilişki - disparoni
%10 Diğer
Penisin eskisi gibi sert olmaması durumunda
cinselliğin bir anlamının kalmadığı görüşüne katılıyor musunuz? (Sadece
kadınlar yanıtlayacak)
%55 Evet
%45 Hayır
Penisin eskisi gibi sert olmaması durumunda
cinselliğin bir anlamının kalmadığı görüşüne katılıyor musunuz? (Sadece
erkekler yanıtlayacak)
%85 Evet
%15 Hayır
Menopoza giren bir kadının cinselliğinin
bittiği görüşüne katılıyor musunuz? (Sadece kadınlar yanıtlayacak)
%85 Evet
%15 Hayır
Menopoza giren bir kadının cinselliğinin
bittiği görüşüne katılıyor musunuz? (Sadece erkekler yanıtlayacak)
%55 Evet
%45 Hayır
Cinselliğin doğumla başlayan, ölüme kadar
süren temel bir insani ihtiyaç olduğu görüşüne katılıyor musunuz? (Sadece
kadınlar yanıtlayacak)
%75 Evet
%25 Hayır
Cinselliğin doğumla başlayan, ölüme kadar
süren temel bir insani ihtiyaç olduğu görüşüne katılıyor musunuz? (Sadece
erkekler yanıtlayacak)
%80 Evet
%20 Hayır
Eşiniz veya partneriniz Viagra veya Levitra
gibi ilaçlar kullanıyor mu? (Sadece kadınlar yanıtlayacak)
%50 Evet
%50 Hayır
Viagra veya Levitra gibi ilaçlar kullandınız
mı? (Sadece erkekler yanıtlayacak)
%60 Evet
%40 Hayır