-Evlilikleri bitiren kasılma:
Vajinismus
-Sağdıçlık kurumunun içini boşalttık
-İlk gece halka yanlış anlatılıyor
-Sağdıçlık kurumunun yerine yeni ve
modern kurumlar tahsis etmek zorundayız
-Vajinismus tedavi kitabı: Vajinismus’un
Üstesinden Gelmek
-CİSED’in adres ve telefonları
Cinsel ilişkiye girme korkusu olarak tanımlanabilen, bir erteleme ve kaçınma hastalığı olan vajinismus ile ilgili Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği-CİSED yeni bir basın açıklaması yaptı. Bilgi ve iletişim çağını yaşadığımız bu zamanda hala böyle bir hastalık var mı, demeyin. Her 10 kadından birinde görülen vajinismus oldukça yaygın görülen bir hastalık. İşte ne yapacaklarını bilmeden evlerinde kaderlerine razı bir şekilde bekleyen bu kadınlar ile sağdıçlık kurumu arasındaki bağı anlatan basın açıklamasından çarpıcı başlıklar:
Evlilikleri bitiren kasılma: Vajinismus
Vajinismusun genellikle kadınların bilinçdışına
yerleştirdikleri ilk gece korkusunun bir mahsulü olduğuna dikkat çeken
CİSED Başkanı Cinsel Terapist Dr. Cem Keçe; “Yeni evli çiftlerde en sık
rastlanan sorunlardan biri, evliliğin ilk günlerinde cinsel birleşmeyi
başaramamadır. Bunun temelinde genellikle cinsel bilgisizlik, yanlış örf
ve adetlerimiz yatmaktadır. Kapıda kanlı çarşaf bekleyen aile büyüklerinin
yarattığı baskı çifti sınavdaki gibi başaramama kaygısına sokmaktadır.
Erkeklerde en sık peniste sertleşmeme (bağlanma) ve ileri derecede erken
boşalma yaşanırken; kadınlarda ise ilişkiye müsaade etmeyecek kadar yineleyici
ve sürekli olarak vajina kaslarında ve tüm vücutta istem dışı kasılma ve
cinsel ilişkiyi ret etmeyle giden vajinismus hastalığı görülmektedir. Vajinismus,
sadece kadın cinselliğini etkilemekle kalmayıp, evliliği de temelden sarsmaktadır.
Yani vajinismus zamanla hayatın günlük koşuşturmaları arasında git gide
daha az konuşulur, daha az paylaşılır bir hale geldiği için, hem kadını
ve evlilik ilişkisini yıpratarak evlilikleri bitirir, hem de çiftin toplumdaki
görevlerini aksatmalarına yol açarak toplum sağlığını da olumsuz etkiler.”
dedi.
Sağdıçlık kurumunun içini boşalttık
Ülkemizde sağdıçlık kurumunun yavaş yavaş
ortadan katlığını söyleyen CİSED Genel Sekreteri Cinsel Terapist Gülüm
Bacanak; “Sağdıçlık kurumunun içini boşalttığımızdan beri; penis girişine
katlanamama veya özel zorluklar yaşama anlamına gelen vajinismustan şikayetçi
olan kadınların sayısında hızlı bir artış söz konusudur. Bu kadınlar ön
sevişmeyi çok iyi başarsalar bile, tam cinsel birleşme esnasında ortaya
çıkan istem dışı kasılmalar nedeniyle cinsel birleşmeyi gerçekleştiremezler.”
dedi.
İlk gece halka yanlış anlatılıyor
Kızlık zarının ve ilk gecenin, halka yanlış
anlatılan ve insanları yanlış beklentilere itilen bir konu haline getirildiğini
vurgulayan CİSED Başkanı Cinsel Terapist Dr. Cem Keçe; "CİSED olarak yaptığımız
çalışmalarda kızlık zarının, yırtılmayacağına, kanamayacağına veya acımayacağına
dair bir beklenti oluşturduğumuzda bunun gerçekleştiğine tanık olduk. Toplum
olarak bizler kızlık zarının kanayacağına inandığımız ve kendimizi kan
görmeye şartlandırıldığımız için bu gerçekleşiyor" diye konuştu. Dr. Keçe,
özellikle genç kızların kabusu haline gelen ilk gecede çiftlerin ve ailelerinin
kızlık zarının kanamasını beklemesinin gelin ve damat üzerinde korkunç
bir baskı meydana getirdiğinin altını çizdi. Bu gerginliğe birde düğün
öncesi ve sonrası gerilimlerinde eklenmesiyle çiftin gerdek odasına oldukça
gergin bir halde girdiğini anlatan Dr. Keçe, bu psikolojik baskı ortamı
içerisinde ideal cinsel ilişki şartlarının oluşmadığını ve bunun sonucunda
da geline büyük acılar yaşatan kanamaların ortaya çıkabileceğine dikkat
çekti. CİSED Başkanı Cinsel Terapist Dr. Cem Keçe; şöyle devam etti: "Evlenmeden
önce gelin ve damadın gerginlikleri yavaş yavaş artmaya başlar. Senin annem
şunu istedi, benim babam şöyle dedi, takılar, hangi evde oturulacağı gibi
tartışmalar gelin ve damadı gerginleştirir. Bu gerginlik düğün gününe sirayet
eder. Düğün günü herkes normal giyinmişken gelin ve damat farklı kıyafetler
içindedir. Herkesin gözü gelin ve damadın üzerindedir. Normal hayatta bile
her zaman yaptığımız işi yaparken bütün insanlar bize baksa tedirgin oluruz.
Düğünlerde, kavga gibi olay çıkarmak bizim millet olarak en kötü alışkanlıklarımızdandır.
Bu gerginlikler arasında gelin ve damat gerdeğe girer. Bu kez yatak odasına
girdikleri andan itibaren farklı bir gerilim başlar. Kapıda kan görme beklentisiyle
nöbet tutanlar vardır. Kız tarafı kızının sağlam olup olmadığını kontrol
etmek için bekler, çünkü bu namus meselesi olarak algılanır. Erkek tarafı
da oğlunun bu işi yapıp yapmadığını görmek için kapıda bekler, yanlış bir
şekilde kan damadın erkekliğin ispatıdır. Dışarıdaki bu gerginlik içeriye
yansır. İçeride ise cinsel bilgi almamış, sağdıçlık kurumun ortadan kaldırıldığı
bir ülkede ne yapacağını bilemeyen çift iyice gerilmiştir. Erkek hep şunu
düşünür, 'ya sertleşmezse', ‘ya ben içeriye girmeden inerse’ diye. Bu erkeklerin
en büyük ve dayanılmaz korkularından biridir. Erkeğin bütün düşünceleri
penisindedir. O an karısının duygularını veya endişelerini anlayacak durumda
değildir. Çünkü dışarıda bekleyenlere karşı kendini ispat etmek zorunda
hisseder. Bu nedenle erkek, karısı tam olarak hazırlanmadan, onun duygularını
okşamadan, uzun bir ön sevişme yapmadan direkt ilişkiye girer. Bu arada
erkeğin kafasında, 'biraz sonra sevdiğim kadının canı yanacak, kan gelecek'
düşüncesi de vardır. Hiç bir erkek sevdiği kadına bunu yaparken rahat olamaz.
Kadın ise biraz sonra bir şeyler yaşayacak ve bunun sonucunda bir tarafı
yırtılacak, delinecek, kanayacak, canı yanacak diye korkar. Çok ilginçtir
gelin bir taraftan da 'ya kanamazsa' diye endişelenir. Çünkü kan olmadığı
zaman da en iyi ihtimalle doktora götürülecek, aşağılanacak, dövülecek,
belki töre gereği öldürülecektir. Kadının durumuna bakar mısınız? Kanasa
bir dert, kanamasa ayrı bir dert. Bu şartlarda kadının, kendini rahat bırakmasını,
haz almasını, yeterince ıslanmasını bekleyebilir miyiz? Tabi ki hayır.
Kadın kendini ne kadar kasarsa, ne kadar çok kuruluğu olursa, erkek ne
kadar çok acele ederse, kanama, ağrı ve acı o kadar artar. Ve sanki bu
kadermiş gibi algılandığında da toplumsal bir beklenti haline gelir. Bu
yanlış beklentilerden çifti koruyacak bilgiler sağdıçlar tarafından eskiden
verilirdi, şimdi bilgisizce ilk gece yaşanmaktadır, bu da cinsel sorunlara
yol açmaktadır.” dedi.
Sağdıçlık kurumunun yerine yeni ve modern
kurumlar tahsis etmek zorundayız
İlk gece rahat ve huzurlu olan, yeterli
ön sevişme yapan, kasılma ve gerginlik yaşamadan birlikte olan çiftlerin
de nadir olarak var olduğunun altını çizen CİSED Genel Sekreteri Cinsel
Terapist Psk. Gülüm Bacanak; "Bazı çiftler ilk gece rahat oluyorlar, kanama
ve ağrı gibi sorunlar yaşamıyorlar. Ancak bu kez de, erkeğin kafasında
'acaba bu kız daha önce başka biriyle ilişkiye mi girdi?' diye bir korku
meydana geliyor ve eşini doktora götürüyor. Çünkü normalde olması gereken
bu duruma alışık olmayan veya beklemeyen çiftin kafası karışabiliyor. İşte
bütün bu meseleler sağdıçlık kurumunun önemini bizlere göstermektedir.
Sağdıçlık kurumunun yerine yeni ve modern kurumları tahsis etmek zorundayız.
Bu amaçla Ergenlik Öncesi Cinsel Danışmanlık ve Rehberlik Eğitimi, Evlilik
Öncesi Cinsel Danışmanlık ve Rehberlik Eğitimi ve Anne Baba ve Eş Eğitimi
verecek kurumlara acilen ülke olarak ihtiyaç duymaktayız." ifadesini kullandı.
Vajinismus tedavi kitabı: Vajinismus’un
Üstesinden Gelmek
Vajinismus’un Üstesinden Gelmek adlı kitabının
alanında ilk ve mutlaka okunması gereken bir başyapıt olduğunu söyleyen
CİSED Başkanı Cinsel Terapist Dr. Cem Keçe; “Vajinismus’un Üstesinden Gelmek;
başta vajinismus sorununu yaşayan çiftler, vajinismus olmaktan endişe duyan
genç kızlar, çocuklarının vajinismus olmaması için neler yapılması gerektiğini
öğrenmek isteyen ebeveynler olmak üzere; cinsel terapistlere, cinsel danışmanlara,
medya mensuplarına ve konuyla ilgilenen herkese sesleniyor. Vajinismus'un
Üstesinden Gelmek; hastalar için oku ve iyileş; cinsel terapistler, hekimler,
psikologlar ve psikolojik danışmanlar için oku ve iyi et; anne ve babalar
için oku ve çocuğunu vajinismustan koru; genç kızlarımız için oku ve vajinismus
olma; medya mensupları içinse oku ve vajinismus hakkında doğru bilgilendir
mantığı hazırlanmış bir başvuru kaynağıdır. Cinsel Terapide Dr. Keçe Modeli’ne
göre tedavi yaklaşımlarını anlatan Vajinismus’un Üstesinden Gelmek; vajinismus
sorunu yaşayan kadınların eşleriyle birlikte sorunun üstesinden nasıl gelebileceklerine
odaklanmış bir rehber kitaptır, büyük bir bilgelikle ve empatiyle yazılmış
bir başucu eseridir, herkesin anlayabileceği bir üslupta yazılmış bir cinsel
tedavi kitabıdır. Özellikle normal yapıdaki kızlık zarı ideal şartlar altında
ilk cinsel ilişki deneyiminde ve sonrasında; kanamaz, yırtılmaz, delinmez,
patlamaz, ağrı ve acı yapmaz iddiasının işe yararlılığını kanıtlayan tavsiyeler
ve vaka örnekleriyle doludur.” dedi.
CİSED’in adres ve telefonları
Basın mensuplarına CİSED’in telefon, e-posta
ve web sitesin haberlerinde kullanmaları çağrısında bulunan CİSED Genel
Sekreteri Cinsel Terapist Psk. Gülüm Bacanak; “Değerli basın mensubu dostlarımız;
yaptığımız, yapmaya devam ettiğimiz anketlere katılımın artması ülkemizde
yaşanan cinsel sorunların fotoğrafını en doğru şekilde çekmemize yarıyor.
Ancak haberlerinizde CİSED e-posta, web site ve 24 saat hizmet veren telefonlarımızın
kullanılması anketlere olan katılımları arttıracaktır. Böylece ülkemizdeki
cinsel sorunların oransal olarak tespitine katkıda bulunmuş olacaksınız.
Şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonrada derneğimize verdiğiniz desteğin
devam edeceğini umuyoruz” dedi.
Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği - CİSED
Telefon: 0.312.212 66 26 ve 0.312.346
24 24 Mobil Telefon: 0.542.519 47 64
Web Site ve E-Posta: www.cinseltip.org
- info@cinseltip.org